Zeynep Sena Saran kürsüye çıktı
Ankara’da altı aylıkken felç kalan Zeynep Sena Saran, okçulukla güçlendi; Avrupa Para Okçuluk Şampiyonası’nda gümüş madalya kazandı.
Ankara’da bebekken geçirdiği trafik kazasının ardından felç kalan 19 yaşındaki Zeynep Sena Saran, 13 yaşında başladığı okçulukta kısa sürede büyük ilerleme sağladı. Gövde kontrolünü ve el kullanımını geliştiren milli sporcu, İtalya’nın Roma kentindeki Avrupa Para Okçuluk Şampiyonası’nda takım kategorisinde gümüş madalya elde etti.
ANKARA’DA BAŞLAYAN SPOR YOLCULUĞU AVRUPA KÜRSÜSÜNE UZANDI
Ankara’da yaşayan Zeynep Sena Saran, henüz altı aylıkken ailesiyle birlikte geçirdiği trafik kazasının ardından felç kaldı. Uzun yıllar bel dengesi olmadan ve ellerini sınırlı kullanarak yaşamını sürdüren Saran, çocukluk döneminden itibaren sporla ilgilenmek istedi.

Kendisine uygun bir branş arayışına giren genç sporcu, 13 yaşında okçulukla tanıştı. Gençlik ve Spor Bakanlığı aracılığıyla Gazi Okçuluk Kulübü Kurucusu ve Milli Takım Antrenörü Oğuzhan Polat’a ulaşan Saran, burada düzenli antrenmanlara başladı.
Okçuluk, Zeynep Sena Saran için yalnızca bir spor branşı olmadı. Antrenman süreciyle birlikte gövde kontrolü, bel dengesi ve el kullanımında ilerleme sağladı. Günlük hayatında daha bağımsız hareket edebilen Saran, zamanla yarışmalara katılmaya başladı.

OKÇULUKLA FİZİKSEL VE MENTAL GÜCÜ ARTTI
Zeynep Sena Saran, okçuluğa başlamadan önce içine kapanık bir çocukluk geçirdiğini anlattı. Okulda ve sosyal çevresinde zorbalığa maruz kaldığını belirten genç sporcu, para okçuluk camiasına girdikten sonra kendisiyle benzer süreçlerden geçen insanlarla tanıştığını söyledi.
Saran, bu değişimi anlatırken milli para okçu Gizem Girişmen’in kendisi için ilham kaynaklarından biri olduğunu belirtti. Ablasıyla yaptığı araştırmalar sırasında Girişmen’i gördüğünü söyleyen Saran, “Benim gibi tanı almış bir insan okçuluk yapabilir mi?” sorusuyla yola çıktığını ifade etti.

Genç sporcu, okçuluğun hayatındaki etkisini şu sözlerle anlattı:
“Duygusal olarak ben çok içine kapanık bir insandım. Çünkü küçüklüğümde okulda olsun, arkadaş çevresinde olsun hep zorbalıklara maruz kaldım. Ama okçuluğun içine girince ve kendim gibi insanları tanıyınca durumun daha farklı olduğunu ve dünyada tek olmadığımın farkına vardım. Öz güvenim gelişti. Fiziksel olarak buraya geldiğimde bel dengem dahi sıfırdı ve ellerimi çok iyi kullanamıyordum. Şu an bel dengem, ellerim ve mentalitem daha gelişti.”

MİLLİ TAKIMA SEÇİLDİ, DÜNYA ŞAMPİYONASINDA YARIŞTI
Zeynep Sena Saran’ın okçuluk kariyerinde dönüm noktalarından biri 2025 yılı oldu. Milli takıma seçilen genç sporcu, ilk uluslararası deneyimini 2025 Gwangju Para Okçuluk Dünya Şampiyonası’nda yaşadı.
Saran, bu organizasyonda dünya yedinciliği elde etti. İlk kez uluslararası arenada mücadele etmesine rağmen elde ettiği derece, genç sporcunun gelişim sürecinde önemli bir basamak oldu.

Aynı yıl Antalya’da düzenlenen Para Okçuluk Türkiye Kupası’na katılan Saran, bireysel kategoride altın madalya kazandı. Türkiye’deki organizasyonlarda da istikrarlı bir performans sergileyen milli sporcu, bugüne kadar iki gümüş ve iki altın madalyaya ulaştığını söyledi.
ROMA’DA TAKIM KATEGORİSİNDE GÜMÜŞ MADALYA KAZANDI
Zeynep Sena Saran, son olarak İtalya’nın Roma kentinde düzenlenen 2026 Avrupa Para Okçuluk Şampiyonası’nda Türkiye’yi temsil etti. Milli sporcu, organizasyonda bireysel kategoride dördüncü sırada yer aldı.

Takım kategorisinde ise Nurşah Koçyiğit ile birlikte yarışan Saran, Avrupa ikinciliğine ulaştı. Bu sonuçla gümüş madalya kazanan genç sporcu, uluslararası kariyerindeki en değerli derecelerinden birine imza attı.
Bireysel kategoride madalyayı bir puan farkla kaçırdığını belirten Saran, buna rağmen yoluna daha güçlü devam edeceğini söyledi. Genç sporcu, “Bir puan farkla kaybettik ama olsun, yola devam. İlerleyen süreçlerde daha iyi olacağıma inanıyorum” dedi.

“BÜTÜN MESELE GÜVENDE BAŞLIYOR”
Zeynep Sena Saran, okçuluğa başladığı ilk dönemde yayı çekmekte zorlandığını, bel dengesinin bulunmadığını ve hareket kabiliyetinin sınırlı olduğunu anlattı. Düzenli çalışma ve antrenörlerinin desteğiyle bu süreci aştığını ifade etti.
Milli sporcu, başarıya giden yolda güven duygusunun belirleyici olduğunu vurguladı. Hocalarına duyduğu güvenin kendisini bugünkü noktaya taşıdığını belirten Saran, antrenman düzenini de disiplinli şekilde sürdürdüğünü söyledi.

Saran, “İlk başladığımızda bel dengem hiç yoktu, yayı çekemiyordum. Hocamızla beraber tecrübe kazanıyoruz ve hocalarıma güveniyorum. Aslında bütün mesele güvende başlıyor. Ben onlara çok güvendiğim için buralara kadar gelebildim. Günde dört saat antrenman yapıyoruz, sadece bir gün iznim var” diye konuştu.
AİLESİNİN GÜVENİNİ KAZANDI, KAMPLARA TEK BAŞINA GİTMEYE BAŞLADI
Okçuluk, Zeynep Sena Saran’ın spor kariyerinin yanında gündelik yaşamını da değiştirdi. Daha önce birçok konuda desteğe ihtiyaç duyan genç sporcu, antrenmanlar ve kamplar sayesinde bağımsızlığını artırdı.

Saran, spora başlarken ablasının ve babasının kendisine güvendiğini ancak çevresindeki bazı kişilerin çekinceleri bulunduğunu söyledi. Özellikle annesinin kaygılarını aşmasının uzun zaman aldığını belirten milli sporcu, bugün kamplara tek başına gittiğini ve ihtiyaçlarını kendisinin karşıladığını anlattı.
Genç sporcu, yaşadığı değişimi şu sözlerle dile getirdi:
“İnsanların kafasında, ‘Zeynep günlük hayatında çoğu şeyi yapamıyorken kendisinden büyük bir yayı nasıl kaldıracak ve nasıl atacak’ gibi sorular oldu. Özellikle annemin güvenini kazanmak çok zor oldu. Çünkü beni hâlâ o hasta halimdeki Zeynep olarak gördüğü için bana güvenmesi beş yılımızı aldı. Şu an ben kamplara tek başıma gidiyorum ve tek başıma kalıyorum. Her ihtiyacımı kendim hallediyorum.”

HEDEFİ 2028 LOS ANGELES’TA TÜRKİYE’Yİ TEMSİL ETMEK
Zeynep Sena Saran, okçulukta elde ettiği derecelerin ardından hedefini daha da büyüttü. Milli sporcu, 2028 Los Angeles yolunda çalışmaya devam ettiğini belirtti.
Kendisiyle benzer tanı alan kişilere örnek olmayı istediğini söyleyen Saran, sporla birlikte hem fiziksel kapasitesinin hem de öz güveninin geliştiğini vurguladı. Genç sporcu, çevresindeki insanların kendisine inanmasının zaman aldığını ancak önce kendisine güvenerek bu süreci değiştirdiğini ifade etti.
Saran, hedefini “Benim gibi tanı alan arkadaşlara örnek olabildiysem ne mutlu bana. Hedefim, 2028 Los Angeles Olimpiyatları. Orada İstiklal Marşı’mızı gururla okutmak ve bayrağımızı büyük bir gururla dalgalandırmayı çok istiyorum” sözleriyle anlattı.