Ankara Masası Yaşam Programı'nın bu haftaki konuğu olan Radyoloji Uzman Doktor Cem Yücel,Gaye Derekaya'nın sorularını yanıtladı.
Dünyada ilk girişimsel radyoloji uygulamasının 1995 yılında, ülkemizde ise 2002 yılında başlandığını belirten Cem Yüksel, bu sistemin görüntüleme yöntemleri eşliğinde yapılan tanı koydurucu ve tedavi edici işlem olduğunu söyledi.
Yüksel, birçok tıbbi alanla iş birliği içerisinde olan girişimsel radyolojnin zaman zaman destekleyici veya tek başına tedavi edici olabildiğini ifade etti.
Radyofrekans, mikrodalga gibi tekniklerle, ciltten organın içerisine girildiğini anlatan Uzman doktor, organdaki iyi ya da kötü huylu tümörleri bu yöntemle yakıldığını veya dondurulduğunu belirtti. Yüksel, yerleştirilen iğnenin ucunu ise görmek gerektiğini aksi halde çevredeki hayati yapılara zarar verme riski olduğunu aktardı.
Tiroidin tedavisi sırasında oldukça deneyimli olunması gerektiğini söyleyen Cem Yüksel,'' Tiroidin çevresinde çok önemli organlar var,ufak bir hata da sorunlara yol açabilirsiniz. Nodülü tamamen ortadan kaldırmak isterseniz ameliyatla aldırırsınız.'' dedi.
Birçok kişide nodül bulunduğuna değinen Yüksel,her nodüle de müdahale etmeye gerek olmadığını, hastanın solunum zorluğu ya da boğazında baskı oluştuğunda tedavisinin yapılması gerektiğini söyledi.
Ablasyon tedavisinin tiroid ve kanser tedavisinde de kullanıldığını anlatan Yücel,
10 dakika sürebilecek radyo frekans tedavisiyle küçük tümörü yakabildiklerini belirtti.
Operasyondan sonra bir miktar kalıntı kalabileceğini de söyleyen Uzman Doktor,
bu kalıntının sorun olmadığını,hedeflerinin yok etmek değil minimal boyuta indirmek olduğunu ifade etti.
Meme kisti sorununa da değinen Cem Yüksel, kistlerin 5-6 santimetreye kadar ulaştığını ve ağrı yapabildiğini söyledi.Tedavi de ise ultrason eşliğinde boşaltma yöntemi uygunlandığını belirten Yüksel, boşaltılan sıvıların yerine alkol koyduklarını aktardı.
Çok sayıda kişide bulunan myomların hepsinin tedaviye ihtiyacının olmadığını belirten Yüksel, myomların menopozdan sonra küçüldüğü söyledi.
Tedavi sırasında yine ultrason eşliğinde girilip yakıldığını anlatan Yüksel,hastanın ağrı duymadan bir kaç saat sonra taburcu olduğunu ifade etti.
Her insanın ağrısının farklı olduğunu aktaran Cem Yüksel,''Kanser ağrıları var.Ağrılara yönelik olarak o ağrıya köken olan sinirin ablasyona benzer şekilde çevresine bir takım ilaçlar enjekte ediyoruz. Çok dirençli migren bu tedavide başarılı olmayabilir.'' dedi.