Mevlana, 750. Vuslat yıldönümünde 'Şeb-i Arus' töreniyle anıldı
Mevlana, ölüm yıl dönümü dolayısıyla Konya'da düzenlenen 'Hz. Mevlana'nın 750'nci Vuslat Yıl Dönümü Uluslararası Anma Törenleri' kapsamında gerçekleşen 'Şeb-i Arus' töreniyle anıldı. Törene TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ile Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy da katıldı.
Bugün Afganistan sınırları içerisinde yer alan Horasan'ın Belh şehrinde 30 Eylül 1207 yılında dünyaya gelen Mevlana, 17 Aralık 1273 tarihinde Konya'da vefat etti.
Mevlana için ölüm günü, yeniden doğuş ve sevdiğine yani Allah'ına kavuşmak anlamına geliyordu.
Bu yüzden öldüğü güne 'düğün gecesi' anlamına gelen 'Şeb-i Arus' dedi.
Mevleviler de, Mevlana'nın öldüğü günü 'Şeb-i Arus' olarak kabul etti.
Mevlana'nın her ölüm yıl dönümünde 'Vuslat' yani ‘Sevgiliye kavuşma’ töreni yapılıyor.
Bu yıl 'Hz. Mevlana'nın 750'nci Vuslat Yıl Dönümü Uluslararası Anma Törenleri' gerçekleştirildi.
Törenler, Şeb-i Arus ile sona erdi.
Mevlana Müzesi'nde sandukasının başında yapılan Gülbank duası edildi.
Daha sonra Mevlana Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen sema törenine TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Konya Valisi Vahdettin Özkan, Mevlana'nın 22'nci kuşaktan torunu Esin Çelebi Bayru katıldı.
Mehmet Nuri Ersoy: “İsrail'in baskıcı politikaları, soykırım boyutuna taşındı”
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, İsrail'in Filistin'e yönelik saldırılarına tepki gösterdiği konuşmasında şunları söyledi:

Kurtulmuş'tan İsrail'e tepki
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş da konuşmasında İsrail'e tepki gösterdi. Kurtulmuş şöyle konuştu:


Şeb-i Arus töreninde sema gösterisi
Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı İstanbul Tarihi Türk Müziği Topluluğu ile sanatçı Ahmet Özhan protokol konuşmaları sonrası tasavvuf müziği konseri verdi.
Konya Türk Tasavvuf Müziği Topluluğu da geleneksel sema gösterisi için sahneye çıktı.

Mevlevi dervişi olarak kabul edilen semazenlerin gösterisi ilgiyle izlendi.
Sema, tasavvufta, kulun hakikate yönelip, akılla- aşkla yücelmesi, nefsini terk ederek hakta yok oluşu ve olgunluğa ermesi, sonrasında kamil bir insan olarak tekrar kulluğa dönüşünü anlatıyor.

Semazenlerin her kıyafetinin bir anlamı var
Semazenlerin giydiği her kıyafet bir anlam taşıyor.
Buna göre semazenlerin başındaki sarık 'sikkesi', Mevlevilikte ölünce başucuna dikilen mezar taşını simgeliyor.

Giydikleri hırka mezarını, üst tarafı dar, aşağısı geniş ve kolsuz beyaz renkli kıyafeti olan 'tennure' kefeni sembolize ediyor.
Tennurenin üstüne ise iliksiz ve düğmesiz yelek 'destegül' giyilirken, bele ise dört parmak genişliğinde olan ve Arap alfabesinde elif harfine benzer 'elifi nemed' kuşağı takılıyor.

Tasavvuf müziği eşliğinde gerçekleşen sema gösterisinde semazenler, ilk önce kollarını çapraz bağlıyor, böylece görünüşte 'Bir' rakamını temsil ederken ve böylece Allah'ın birliğini tasdik ediyor.
Ardından kollarını her iki tarafa açıp zikir yaparak, sağ eli dua eder gibi yukarıya, sol eli aşağıya açık şekilde hareketini başlatıyor.
Bu, 'Haktan alır, halka saçarız, hiçbir şeyi kendimize mal etmeyiz, görünüşte var olan, vasıtalık eden bir suretten başka bir şey değiliz' anlamına gelmektedir. Sağdan sola kalbin etrafında dönerek, bütün insanları, bütün yaratılmışları, bütün kalbiyle sevgi ve aşkla kucaklayışıdır. Yedi bölümden oluşan semanın her bölümünün ise ayrı bir manası bulunuyor.