Necip Fazıl Kısakürek - 'Ölünün Odası' Şiiri...
Türk edebiyatının en önemli şair ve yazarlarından Necip Fazıl Kısakürek'in edebiyata ilgisi çok küçük yaşlarda başladı. İlgi zamanla tutkuya dönüştü ve bugünün Necip Fazıl Kısakürek'i olmasına vesile oldu. Necip Fazıl'ın şiirleri ders kitaplarında okutuldu. Sayısız değerli esere imza atan Necip Fazıl Kısakürek'in şiirleri hala büyük bir ilgiyle okunuyor.
BÜ
Büşra Ünal
Yazar
YAYINLAMA
GÜNCELLEME
BÜ
Büşra Ünal
Yazar
Ahmet Necip Fazıl Kısakürek, Türk edebiyatının önemli isimlerinden. Şiirleri ders kitaplarında okutulan, Necip Fazıl'ın Örümcek Ağı, Kaldırımlar, Ben ve Ötesi, Sonsuzluk Kervanı, Çile ve Şiirlerim adlı şiir kitapları mevcut. İşte Necip Fazıl Kısakürek'in 'Ölünün Odası' şiiri...
Necip Fazıl Kısakürek - Ölünün Odası...
Bir oda, yerde bir mum, perdeler indirilmiş;
Yerde çıplak bir gömlek; korkusundan dirilmiş.
Sütbeyaz duvarlarda çivilerin gölgesi
Artık ne bir çıtırtı ne de bir ayak sesi…
Yatıyor yatağında dimdik, upuzun, ölü;
Üstü, boynuna kadar bir çarşafla örtülü.
Bezin üstünde ayak parmaklarının izi;
Mum alevinden sarı, baygın ve donuk benzi.
Son nefesle göğsü boş, eli uzanmış yana;
Gözleri renkli bir cam; mıhlı ahşap tavana.
Sarkık dudaklarının ucunda bir çizgi var;
Küçük bir çizgi, küçük, titreyen bir an kadar.
Sarkık dudaklarında asılı titrek bir an;
Belli ki, birdenbire gitmiş çırpınamadan.
Bu benim kendi ölüm, bu benim kendi ölüm;
Bana geldiği zaman, böyle gelecek ölüm
Necip Fazıl Kısakürek