Turgut Uyar - Ekinoks
Türk şair Ahmet Turgut Uyar, çocukluk yıllarında şiire başladı. İlk şiir denemesini ilkokul yıllarında yaptı. 1948'de Kaynak dergisinin başlatmış olduğu bir şiir yarışmasında 'Arz-ı Hal' adlı şiiriyle katıldı ve yarışmada ikinci oldu. 'Türkiyem' adlı ikinci şiir kitabı 1952'de piyasaya sürüldü. Eserleri hala büyük bir ilgiyle okunuyor ve paylaşılıyor. İşte şairin en sevilen şiirlerinden Ekinoks...
Şair - Yazar Turgut Uyar...
Turgut Uyar'ın şiire olan ilgisi çocukluk yıllarında başladı ve ilkokulda ilk şiir denemelerini yaptı.
Ömer Hayyam, Nedim, Yahya Kemal, Tevfik Fikret, Ahmet Haşim gibi şairlerin etkisi altında şiirler yazdı.
1946'da dönemin güncel şairlerini okuyarak şiire olan ilgisini daha da derinleştirdi ve 1947'de ilk şiiri 'Yâd' Yedigün dergisinde yayımlandı.
1948'de 'Arz-ı Hal' adlı şiiriyle Kaynak dergisinin düzenlediği bir yarışmada ikinci oldu,1950'de 'Arz-ı Hal ve Akşam Üzeri Türküsü' adlı ilk kitabını yayımladı.
1952'de Nurullah Ataç'ın önsözünü yazdığı 'Türkiyem' adlı ikinci kitabı piyasaya çıktı.
1959'da 'Dünyanın En Güzel Arabistanı' adlı şiir kitabı yayımlandı ve bu kitapta yer alan şiirler 1955-1958 yılları arasında çeşitli dergilerde yayımlanmış şiirlerden oluştu.
Uyar, kariyeri boyunca:
- 1962 - Tütünler Islak
- 1968 - Her Pazartesi
- 1970 - Divan
- 1974 - Toplandılar
- 1982 - Kayayı Delen İncir adlı eserleri yayımlamıştır.
Tüm şiirlerini 'Toplu Şiirler' ve 'Büyük Saat' adlı kitaplarda toplamıştır.
İşte en sevilen şiirlerinden biri...
Turgut Uyar - Ekinoks...
'Yazı orada geçirdik kışa gerek kalmadı
safça acemice şarkılar söylendi oyunlar oynandı
sözde sevinç haline getirildi yıllanmış hüzünler
aşklar unutuldu ve bazılarına yeniden başlandı
“insan yaşlandıkça kurtulur” demiş birisi
korkudan belki yılgınlıktan ve başka bir şeylerden
oysa yaşlandıkça bulunur mavinin en iyisi
akasya çürür tren hızlanır eller ufalır gibi
kim yitirir sözgelimi bir başkasının bulduğunu
evet kim yitirir kim bulur
herhangi bir akşam alacası değil ki bu
imdi ey kış diyorum seni de orda geçirseydik
kim düşünecekti bir kumsalda
sabahın tanıksız kendi kendine olduğunu
“oysa” diyor birisi
“sabah yeniden hatırlamadı yaşamayı”
bana kalırsa “oysa” diyenlerden hep korkmalı
“oysa ölüm var” da diyebilir aynı kişi
oysa ölüm yakın olmamalı
süzgün ve uzun şeylerden de korkmalı bana kalırsa
uzun süren devrimlerden süzgün aşklardan
ve bunlara benzeyen başka şeylerden
akasya hemen çürümeli tren birden hızlanmalı
şimdi ey kış diyorum
ne kadar sürersen sür
yaz güzeldi ve sapsarıydı
herkes doydu ve eylendi oyunlar oynandı
oteller ve sokaklar da sapsarıydı
kimler ne konuştu ne yitirdi ne kazandı
ama bir şey vardı eksilen ya da çoğalan
kumun altında mı denizin üstünde mi masalarda mı
“dünya bir sanrıdır” diyor birisi
“belki bir sancı”
ne bırakmıştım orada sahi
mor gibi soylu bir şey mi
bir eziklik mi yoksa
herkes ne kadar mutluydu “oysa”
ne bıraktıysam o kadar kaldı orda'