Mansur Yavaş: Kimse vazgeçilmez değil
Ankara Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Daire Başkanlığı ve Ankara Kent Konseyi (AKK) tarafından düzenlenen etkinliğe, ABB Başkanı Mansur Yavaş da katıldı.
Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, Ankara Kent Konseyi (AKK) ve ABB Kadın ve Aile Hizmetleri Daire Başkanlığı işbirliğiyle organize edilen özel bir etkinliğe katılım gösterdi.

"MOR MİKROFON" PANELİNDE KADINLARIN SESİ YÜKSELDİ
Ankara Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Daire Başkanlığı, Ankara Kent Konseyi (AKK) ile ortaklaşa düzenlediği "Mor Mikrofon" paneliyle kadınların şehir yaşamındaki deneyimlerini ve beklentilerini gündeme taşıdı. "Genç Kadınların Gözünden Eşitlikçi ve Kapsayıcı Kentler" başlığı altında toplanan panel, ABB Başkanı Mansur Yavaş'ın yanı sıra Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, ABB Başkanvekili Faruk Köylüoğlu, çeşitli bürokratlar, belediye meclis üyeleri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, öğrenciler ve çok sayıda davetlinin katılımıyla gerçekleşti.

YAVAŞ'TAN GENÇLERE ÖNEMLİ ÇAĞRI: "HİZMET EKSİKLERİNİ SORGULAYIN"
Salonu dolduran genç kadınlara hitap eden Başkan Yavaş, kent yaşamında hissedilen eksikliklerin cesurca sorgulanması gerektiğini vurgulayarak, "Sevgili gençler, bugün sizi yönetenler var. Bu kişiler belediye başkanı, cumhurbaşkanı veya başbakan olabilir. Okulda rektör, öğretmen de olabilirler. Unutmayın ki, hepsi sizin memurunuzdur. Sizi yönetenlere bu bilinçle bakmalısınız. Böyle bir bakış açısıyla, kadınlar, gençler ve toplumun her kesimi haklarını daha iyi anlar ve talep ederler" şeklinde konuştu.

Yavaş, geçmişten gelen yanlış bir algıya da değinerek, "Eskiden bir memurun veya zabıtanın düğmesini kopardığınızda sanki büyük bir suç işlemiş gibi ceza alınırdı. Elbette düğme kopmamalı, ancak yöneticiler de kendilerini ulaşılamaz görmemeli. Maaşlarını ödeyen vatandaşlara karşı saygılı olmalılar. Hayatta gördüğünüz hiç kimse olağanüstü veya vazgeçilmez değildir. Hepimizin eksikleri ve kusurları var. Sizler, kent yaşamında gördüğünüz eksikleri sorgulayıp 'Neden yapmıyorsunuz?' diye hesap sormalısınız" ifadeleriyle gençlerin aktif katılımının önemini vurguladı.
BAŞKENT 153'E YILLIK 3 MİLYON BAŞVURU
Sosyal medya ve Başkent 153 hattı üzerinden gelen taleplerle vatandaşların yönetime aktif olarak katıldığını belirten Yavaş, "153 hattı, sosyal medya ve WhatsApp gibi kanallar aracılığıyla Ankara Büyükşehir Belediyesi'ne yapılan başvuru sayısı 3 milyon. Bu, vatandaşların eleştirileri, talepleri ve şikayetleriyle dahi olsa, yönetime ulaşma çabasını gösteriyor" dedi.

KENT KONSEYLERİYLE VATANDAŞLAR YÖNETİME DAHA FAZLA KATILIYOR
Vatandaşların yönetime katılımının kent konseyleri aracılığıyla daha etkili bir şekilde sağlanabileceğini ifade eden Yavaş, "Katılımcı belediyecilik anlayışıyla, 550 kamu ve özel kuruluşa 'Önümüzdeki yılın bütçesini hazırlıyoruz, talepleriniz nelerdir? Çünkü parayı siz ödüyorsunuz ve ödeyen karar verir' diyoruz. Bütçeyi bu doğrultuda hazırlamaya gayret ediyoruz. Vatandaşları işin içine katmak, toplumun farklı kesimlerinin ihtiyaçlarına göre kaynak ayırmak gerekiyor. Sonuçta onların parasını harcıyorsunuz. Bu nedenle, sivil toplum kuruluşlarını ve üniversiteleri harekete geçirmek, Kent Konseyi'ni etkin kullanmak büyük önem taşıyor" şeklinde konuştu.

"ANKARA İÇİN SÖZÜ OLAN HERKESİ DİNLİYORUZ"
Kent Konseyi'nin, Ankara için fikir üreten herkesin ortak akılla bir araya geldiği bir platform olduğuna dikkat çeken Yavaş, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Soğuk bir pazar günü evdeydim ve sosyal medyada Kent Konseyi'nin bir toplantı yaptığına dair bir mesaj gördüm. O insanlar, o soğukta evlerinden çıkıp Ankara için bir şeyler söylemeye gelmişlerdi. Bizim temel prensibimiz, Ankara için sözü olan herkesin gelip taleplerini iletmesi, bize yol göstermesidir. Her şeyi görme şansımız yok. Sosyal medyadan gelen 'Şuradaki rögar kapağı açık, kör müsünüz?' şeklindeki mesajlara alıştık. Elbette kör değiliz, ama siz söylemeseniz o kadar büyük Ankara'da her şeyi fark edemeyiz. Bu iletişimden memnunuz. Önemli olan, şehri birlikte yönetmektir. Öğrencisi, işçisi, sakini, üniversitesi, meslek odalarıyla birlikte yönettiğinizde mükemmele yakın sonuçlar elde edersiniz. Mükemmeliyet hiçbir zaman mümkün olmasa da, 'Ben her şeyi bilirim' deyip uzmanları dinlemezseniz, yanlış kararlar alırsınız. Biz vatandaşın parasını harcıyoruz ve onlara karşı sorumluyuz. Bu yüzden, kaynakları nereye harcayacağımızı soruyoruz.
