Ankara tiftiğinden, saraya uzanan yolculuk yeniden başladı

Osmanlı döneminde saraylarda kullanılan ve Ankara keçisinin tiftiğinden dokunan sof kumaşı, Kızılcahamam'da kadın girişimciler sayesinde yeniden üretiliyor. Projeyle hem kültür yaşatılıyor hem kadınlara istihdam sağlanıyor.

AA
Kaynak AA
YAYINLAMA
GÜNCELLEME
Ankara tiftiğinden, saraya uzanan yolculuk yeniden başladı
AA
Kaynak AA

Bir zamanlar Osmanlı saraylarında padişahlar ve seçkinler tarafından giyilen, “sultanların kumaşı” olarak bilinen sof kumaşı, kadınların emeği ve girişimiyle yeniden hayat buluyor. Ankara'nın Kızılcahamam ilçesinde başlatılan projeyle bu tarihi dokuma geleneği gün yüzüne çıkarılıyor.

Kızılcahamam Halk Eğitim Merkezi’nin öncülüğünde, Ankara Kalkınma Ajansı ve Kızılcahamam Belediyesi’nin ortaklığıyla hayata geçirilen “Tezgahtan Hayata Sof Kumaş” projesi sayesinde sof kumaşı yeniden ekonomiye kazandırılıyor. Projenin temelini oluşturan dokuma atölyesi, 2022 yılında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan tarafından açıldı. Kadınlar, burada kurulan tezgahlarda yüzyıllık kültürel mirası tekrar dokumaya başladı.

Osmanlı’nın ihracat kalemiydi, şimdi yeniden dokunuyor

Tarihi 13. yüzyıla kadar uzanan sof kumaşı, Ankara keçisinin tiftiğinden üretiliyor. Osmanlı döneminde hem iç pazarda hem de ihracatta önemli yer tutan bu kumaş, zamanla unutulmaya yüz tuttu. Ancak yürütülen çalışmalarla birlikte, bu özel kumaş türü tekrar gün yüzüne çıkarılıyor.

Kızılcahamam Halk Eğitim Merkezi Müdürü Gürkan Hazar, sof kumaşının tarihte ne denli değerli olduğunu şu sözlerle anlattı:

“1600’lü ve 1700’lü yıllarda Osmanlı Devleti’nin en değerli ihraç ürünlerinden biriydi. İsmini sufilerden alıyor; onlar keçi tüylerini meşe külüyle temizleyip giyerdi. Yazın serin, kışın sıcak tutar ve alerji yapmaz. Zamanla saray mensuplarının giysilerine dönüştü. Ancak son yüzyılda tamamen unutulmuştu. Üretim teknikleri bile kaybolmuştu.”

Yüzlerce kadın eğitim aldı, atölyeler kuruldu

Gürkan Hazar, sof kumaşının yeniden üretilmesi için 2017 yılında araştırma ve geliştirme çalışmalarına başladıklarını, 2 yıl süren AR-GE sürecinin ardından üretim tekniklerinin çözüldüğünü belirtti.

Projenin ilk aşaması tamamlandıktan sonra, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’ndan 2 milyon liralık destek alındı. Bu destekle birlikte Güdül, Ayaş ve Çamlıdere ilçelerinde dokuma atölyeleri kuruldu.

“Bugüne kadar yaklaşık 170-180 kursiyer yetiştirdik. Kursiyerlerimizin çoğu şu anda usta öğretici belgesi aldı. Üretim devam ediyor” diyen Hazar, Emine Erdoğan’ın projeye özel önem verdiğini ve bazı uluslararası etkinliklerde sof kumaşından tasarlanmış kıyafetler giymesinin kendileri için büyük gurur kaynağı olduğunu vurguladı.

“Her ev bir atölye” diyerek yola çıktılar

Kızılcahamam El Sanatları Kültürümüzü Yaşatma ve Üretim Kadın Girişim Kooperatifi Başkanı Kadriye Doğanoğlu, “Her ev bir atölye olacak” sloganıyla yola çıktıklarını belirterek, Kızılcahamam Halk Eğitim Merkezi desteğiyle 650 saatlik sof kumaşı dokuma kursu verdiklerini söyledi.

Kadınların tüm üretim sürecine dahil olduğunu belirten Doğanoğlu, “Tiftik kırpımından yıkamaya, ip eğirmeden kumaşa dönüştürmeye kadar her aşamayı kendimiz yapıyoruz. Sonrasında da atkı, şal, ceket, kravat, çanta gibi ürünler üretiyoruz” dedi.

Kadın emeğiyle yükselen gelenek

“Bu iş, kadının gücüyle, yeteneğiyle ve kendine olan inancıyla büyüyor” diyen Doğanoğlu, elde edilen ürünlerin halk eğitim merkezi, kaymakamlık, belediye ve yerel eylem grubu aracılığıyla satışa sunulduğunu, böylece kadınların hem ekonomik gelir elde ettiğini hem de özgüven kazandığını vurguladı.

Kızılcahamam Yerel Eylem Grubu Derneği (KIYEGDER) Başkanı Yılmaz Özbek ise hedeflerinin, kadınlarımızın el emeğiyle ürettikleri bu değerli kumaşı sadece Türkiye’de değil, uluslararası platformda da tanıtarak ekonomik karşılığını bulması için büyük çaba sarf ettiklerini kaydetti.

Yorumlar

Yorum kurallarını okudum ve kabul ediyorum.
Henüz yorum eklenmemiş, ilk yorum ekleyen siz olun.
Sonraki Sayfa