Putin'den teknolojik sömürü eleştirisi
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Moskova’da düzenlenen Küresel Atom Forumu’nda yaptığı konuşmada nükleer enerji ve teknoloji iş birliğinin önemine vurgu yaparken, “teknoloji alanında sömürgeciliği” kabul etmediklerini söyledi. Putin, Rusya’nın nükleer projelerde uzun vadeli ve istikrarlı koşullar yaratma taahhüdünde bulunduğunu belirtti.
Putin, önümüzdeki on yılda veri merkezlerinin enerji ihtiyacının üç katına çıkacağını öngördüklerini ve bunun için nükleer santrallerin sürekli güç sağlayan yapısının önemli olduğunu anlattı. Nükleer enerjinin düşük karbonlu ve çevreye daha az zarar veren bir kaynak olarak öne çıktığını söyleyen Putin, bu alandaki teknolojik iş birliğinin Küresel Güney ile Doğu ülkelerinin kalkınmasına hizmet edeceğini savundu.
GÜVENLİK, ATIK VE YÖNETMELİKLERİN GELİŞTİRİLMESİ GEREKİYOR
Putin, nükleer faaliyetlerin her aşamasında —uranyum madenciliği, tesis kullanımı ve atık yönetimi dahil— güvenlik düzenlemelerinin güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Bu düzenlemelerin, barışçıl nükleer enerjinin geliştirilmesi ile nükleer silahların yayılmasının önlenmesi arasında bir denge tesis etmesi gerektiğini ifade etti.

“KAPALI YAKIT ÇEVRİMİ” HEDEFİ VE ARAŞTIRMA MERKEZİ PLANI
Rus lider, Tomsk bölgesinde kapalı yakıt çevrimine dayanan bir nükleer sistem kurma planından bahsederek, bu sayede kullanılmış yakıtın büyük kısmının yeniden kullanılabileceğini ve atık birikiminin azaltılacağını söyledi. Ayrıca Ulyanovsk’ta uluslararası bir araştırma merkezi kurmayı ve bu alanda yabancı bilim insanlarını iş birliğine davet etmeyi planladıklarını aktardı.

BRICS İŞBİRLİĞİ VE FİNANSMAN İŞARETLERİ
Putin, BRICS ülkelerinin kurduğu Yeni Kalkınma Bankası’nın nükleer projeleri finanse etmeye hazır olduğunu belirtti ve BRICS içinde bir “Nükleer Enerji Platformu” kurulduğunu duyurdu. Rusya, bu inisiyatiflerle küresel nükleer iş birliğini genişletmeyi hedefliyor.
Putin’in konuşması, nükleer enerjiyi ekonomik, çevresel ve stratejik bir araç olarak konumlandırma niyetini ortaya koydu; aynı zamanda uluslararası iş birliğinin hem teknoloji transferi hem de güvenlik standartları bakımından yeniden şekillenebileceğine işaret ediyor.