Ankara’nın Kalbinde 1600 Yıllık Bir Anıt: Jülian Sütunu Hangi Roma Sırlarını Saklıyor?

Ankara’nın Altındağ ilçesinde yer alan Jülian Sütunu, Roma döneminden günümüze ulaşan en dikkat çekici eserlerden biri. Peki bu 15 metrelik dev anıt, 4. yüzyıldan bugüne hangi tarihî izleri koruyor ve neden hâlâ “Belkıs Minaresi” adıyla anılıyor?

ZDA
Zeliha Demirci Aktaş Editör
YAYINLAMA
GÜNCELLEME
Ankara’nın Kalbinde 1600 Yıllık Bir Anıt: Jülian Sütunu Hangi Roma Sırlarını Saklıyor?
ZDA
Zeliha Demirci Aktaş Editör

Ankara Jülian Sütunu’nun Tarihçesi ve Roma İmparatoru Jülian ile Bağlantısı

Jülian Sütunu, Ankara’nın Ulus semtinde yer alan, 362 yılında Roma İmparatoru Jülian’ın kente yaptığı ziyaret anısına dikilmiş görkemli bir yapıdır. 

Roma döneminin başkenti olma özelliği taşıyan Ancyra (bugünkü Ankara), o dönemlerde imparatorun gözünde stratejik bir merkezdi. 15 metre yüksekliğindeki bu sütun, Jülian’ın Anadolu seferi sırasında uğradığı noktalardan birini onurlandırmak amacıyla inşa edilmiştir.
Sütunun gövdesi, halka biçiminde kesilmiş beyaz taş blokların üst üste konulmasıyla oluşturulmuştur. Ancak bu halkalar o kadar ustaca yerleştirilmiştir ki, yapı tek bir mermer parçası gibi görünür. 

Üzerinde hiçbir yazıt bulunmayan Jülian Sütunu, sade ama zarif mimarisiyle Roma sanatının zarafetini gözler önüne serer. 

Halk arasında “Belkıs Minaresi” veya “Kız Taşı” olarak da bilinen bu eser, Ankara’nın Roma dönemine ait en iyi korunmuş anıtlarından biridir.
2001 yılında Ankara Valiliği tarafından restore edilen sütun, bugün Ulus Meydanı’nın hemen yakınında, Ankara Valiliği binasının önünde tüm heybetiyle ayakta durmaktadır. Roma’nın Anadolu’daki izlerini merak eden tarih tutkunları için burası adeta açık hava müzesi niteliğindedir.

Ankara Jülian Sütunu Nerede ve Nasıl Gidilir?

Ankara Jülian Sütunu, Altındağ ilçesinin Ulus semtinde, Hacı Bayram Camii ve Augustus Tapınağı gibi önemli tarihî yapılarla aynı bölgede yer alır. Bu konum, onu Ankara’da hem yerli hem yabancı turistler için vazgeçilmez bir rota hâline getirir.
İlk yapıldığı dönemde sütun, bugünkü İş Bankası binasının arka tarafında bulunuyordu. Ancak zemindeki eğilme nedeniyle 1934 yılında taşınarak şu anki yerine, yani Ankara Valiliği’nin önündeki Hükûmet Meydanı’na konumlandırılmıştır. 

Bu taşıma işlemi, yapının korunması açısından oldukça önemli bir adımdır.
Jülian Sütunu’na ulaşmak için Kızılay’dan Ulus yönüne ilerlemek yeterlidir. Metro veya otobüsle ulaşım mümkündür. 

Ziyaretçiler genellikle sütunu görmeden önce Hacı Bayram-ı Veli Camii’ni ziyaret eder, ardından Augustus Tapınağı’nı keşfeder ve son olarak Jülian Sütunu’nu ziyaret ederek Roma dönemine ait üç önemli eseri tek yürüyüş rotasında gezebilirler.
Bu rota, hem tarih hem mimari tutkunları için Ankara’nın en özel keşiflerinden birini sunar. Özellikle gün batımında sütunun gövdesine vuran ışıklar, geçmişin izlerini bugüne taşır.

Ankara Jülian Sütunu’nun Mimari Özellikleri ve Efsaneleri

Jülian Sütunu, Korint düzeninde yapılmış olup, başlığı zarif yaprak motifleriyle süslenmiştir. Gövdesi ve kaidesi oldukça sade tasarlanmıştır; bu da sütunun dikkat çekici kısmını sadeliğinde gizler. 

Roma dönemine ait birçok yapıda olduğu gibi burada da görkem, detaydan ziyade orantıda ve zarafette saklıdır.
Halk arasında “Belkıs Minaresi” olarak anılmasının nedeni ise, zamanla efsanelerle karışmış halk anlatılarıdır. “Kız Taşı” adıyla anılması, kimine göre bölgede yaşayan bir efsanevi prensesle, kimine göre de sütunun zarif yapısıyla ilgilidir.
Yüzyıllar boyunca farklı medeniyetlerin hâkimiyetine tanıklık eden sütun, 1600 yılı aşkın süredir ayakta kalmayı başarmıştır. Ankara’nın sert iklimine rağmen dimdik duran bu eser, kentin tarihî direncinin de bir simgesidir.
2001 yılında yapılan restorasyon sonrası çevre düzenlemesiyle birlikte, sütun günümüzde tarih meraklıları ve fotoğraf severler için popüler bir çekim noktası hâline gelmiştir. Ankara’ya yolu düşen herkes, Roma’nın sessiz tanığı olan bu yapıyı görmeden şehirden ayrılmamalıdır.

Ankara Jülian Sütunu’nun Günümüzdeki Önemi ve Koruma Çalışmaları

Bugün Jülian Sütunu sadece bir tarihî eser değil, aynı zamanda Ankara’nın kültürel hafızasının da bir parçasıdır. Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinden süzülerek gelen bir tarihin sessiz temsilcisi olarak, kentin merkezinde zamana direnen bir simge hâline gelmiştir.
Ankara Valiliği tarafından yürütülen koruma çalışmaları sayesinde sütun çevresindeki alan temizlenmiş, bilgilendirme panoları eklenmiş ve turistler için fotoğraf noktaları oluşturulmuştur. Bu düzenlemeler, eserin daha fazla kişi tarafından tanınmasını sağlamıştır.
Jülian Sütunu’nun çevresinde yapılan arkeolojik araştırmalar da, Ankara’nın antik dönemine ışık tutmaktadır. Her yıl binlerce kişi, bu sütunu görmeye gelirken Ankara’nın Roma döneminden kalma mirasının canlı bir temsilini gözlemleme fırsatı bulur.

Ankara Jülian Sütunu’nun Geleceği ve Turizmdeki Rolü

Ankara, genellikle modern yapılarıyla tanınsa da Jülian Sütunu gibi eserler, şehrin köklü geçmişini hatırlatır. Bu anıt, hem kültürel mirasın korunması açısından hem de turizm potansiyelini artırma yönünden büyük öneme sahiptir.
Tarih tutkunları için Jülian Sütunu, Ankara’daki diğer Roma yapılarıyla birlikte bütüncül bir turizm rotasının merkezinde yer alır. 

Bu rota, Hacı Bayram Veli Camii, Augustus Tapınağı ve Roma Hamamı gibi yerlerle birleştiğinde, kentin antik mirasını modern Ankara’nın sokaklarında yaşatır.

Yorumlar

Yorum kurallarını okudum ve kabul ediyorum.
Henüz yorum eklenmemiş, ilk yorum ekleyen siz olun.
Sonraki Sayfa