Ankara İlçelerinin Eski İsimlerini Biliyor Musunuz?
Ankara’nın ilçeleri bugün modern yüzleriyle tanınsa da, bir zamanlar “Bend-i Mahi”, “Sıçanköy” ya da “Ahimesud” olarak anılıyordu. Peki bu eski isimler, Ankara’nın tarihine ve kültürel hafızasına hangi izleri bırakıyor?
Ankara İlçelerinin Eski İsimleri ve Tarihî Kökleri
Ankara, sadece Türkiye’nin başkenti değil, aynı zamanda binlerce yıllık bir medeniyet birikiminin merkezi. Şehrin ilçeleri, tarih boyunca farklı uygarlıkların etkisiyle pek çok kez isim değiştirdi. Bu isim değişiklikleri, hem dönemin sosyo-kültürel yapısını hem de Ankara’nın geçirdiği dönüşümleri yansıtır.
Örneğin Altındağ, Osmanlı döneminde “Bend-i Mahi” adıyla biliniyordu. Bu isim, bölgede yer alan su bentleri ve balık anlamına gelen “mahi” kelimesinden türetilmiştir. Günümüzde tarihi Ankara Kalesi’ni barındıran Altındağ, bu köklü geçmişin en canlı temsilcilerinden biridir.
Çankaya, geçmişte “Kavaklıdere” veya “Çankaya Mezrası” olarak anılırdı. 1920’lerde Cumhuriyet’in temellerinin atılmasıyla birlikte bu isim “Çankaya” olarak kalıcı hâle geldi. Bugün Türkiye’nin yönetim kalbi burada atıyor.
Keçiören ise o dönemlerde “Kiçiviran” olarak biliniyordu. İsmin kökeni Türkçe’nin eski ağızlarından geliyor ve bölgedeki keçi yetiştiriciliğine atıfta bulunuyor. Bu ad, ilçenin tarımsal geçmişini gözler önüne seriyor.
Ankara’nın İlçelerinde Eski İsimlerin Kültürel İzleri
Zamanında köy ya da küçük kasaba statüsünde olan birçok yerleşim yeri, Cumhuriyet’in ilanıyla hızla gelişerek modern ilçelere dönüştü. Ancak eski isimler, halkın belleğinde yaşamaya devam etti.
Etimesgut, tarih boyunca “Ahimesud” ya da “İlmasgut” olarak biliniyordu. Bu isimlerin kökeni, Selçuklu dönemine kadar uzanır. Günümüzde başkentin batı yakasında yer alan Etimesgut, askeri ve sivil yaşamın bir arada geliştiği bir ilçe hâline gelmiştir.
Sincan ilçesinin eski adı ise “Sıçanköy” idi. Bu isim, bölgenin o dönemki küçük yerleşim karakterine ve tarım faaliyetlerine işaret eder. Cumhuriyet döneminde sanayileşme ile birlikte hızla büyüyen Sincan, artık Ankara’nın en yoğun nüfuslu bölgelerinden biridir.
Elmadağ için de geçmişte “Küçük Yozgad” ismi kullanılıyordu. Bu ad, bölgeye göç eden Yozgatlı yerleşimcilerden gelmektedir. Zamanla bu isim yerini, doğanın sembolü olan “Elmadağ” adına bıraktı.

Ankara İlçelerinin Eski İsimlerinde Tarihin Sesleri
Mamak, Osmanlı belgelerinde “Mamaka” olarak geçer. Bu eski isim, bölgenin o dönem tarımsal ve köy düzenine sahip olduğunu gösterir. Cumhuriyet sonrası hızlı kentleşme, Mamak’ın kimliğini tamamen değiştirse de tarihî adı hâlâ halk arasında bilinir.
Pursaklar, geçmişte “Pirsek” “Pursaklar Köyü” veya “Busaklar” olarak anılmıştır. Bu isimler, bölgenin Orta Asya kökenli Türk aşiretlerinden gelen bir adlandırmaya sahip olduğunu düşündürür.
Kazan, bugün “Kahramankazan” olarak bilinse de Osmanlı döneminde “Gazan Han” "Mürted Ovası" ve "Murtaza Abad'' olarak anılırdı. Bu ismin Moğolca kökenli olduğu ve bölgedeki eski kervan yollarıyla bağlantılı olduğu düşünülmektedir.
Haymana ise tarihî olarak “Hayme Ana” adından gelir. Bu isim, Oğuzların Kayı Boyu’nun annesi olarak bilinen Hayme Ana’ya bir saygı duruşu niteliğindedir.
Ankara’nın İlçelerinin Eski İsimleri Günümüzde Ne İfade Ediyor?
Bugün Ankara’nın ilçeleri modern yapılar, geniş caddeler ve yeni yaşam alanlarıyla tanınsa da, eski isimler şehir hafızasında yaşamaya devam ediyor. Bazı mahallelerde, hatta sokak tabelalarında bile bu eski isimlere rastlamak mümkün.
Kültürel turizm açısından da bu isimler büyük önem taşıyor. Çünkü bir ilçenin eski adı, orada yaşamış halkların, ticaret yollarının ya da doğal coğrafyanın ipuçlarını taşır. Örneğin “Bend-i Mahi” ismini duyan bir ziyaretçi, Altındağ’ın su kaynaklarına dayalı tarihini öğrenebilir.
Ankara’nın geçmişini anlamak, bu isimlerin izini sürmekle mümkündür. Her eski ad, başkentin derin tarihinin bir parçasını anlatır.

Ankara’nın Eski İsimlerinde Saklı Bir Hafıza
Ankara ilçelerinin eski adları, sadece nostaljik bir detay değil; kentin kimliğini oluşturan temel unsurlardan biridir.
“Ahimesud”dan “Etimesgut”a, “Sıçanköy”den “Sincan”a uzanan bu değişim, başkentin modernleşme sürecinin sessiz tanığıdır.
Ankara’nın ilçelerinin eski isimleri, geçmişin izlerini bugüne taşıyan kültürel bir miras niteliğinde. Bu isimleri hatırlamak, başkentin tarihine saygı duruşunda bulunmaktır.
