Ankara’da görme engelli Şeref Yalçın hastanenin sesi oldu
Ankara Sincan Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde doğuştan görme engelli Şeref Yalçın, 25 yıldır santral sorumlusu olarak çağrıları karşılıyor.
Ankara’da doğuştan görme engelli Şeref Yalçın (62), 25 yıldır Sincan Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde santral sorumlusu olarak görev yapıyor. Hastanenin dışarıyla bağlantısını sağlayan çağrıları karşılayan Yalçın, bir yandan da santral kurulumları, hat arızaları, telefon bağlantıları ve çağrı merkezi sistemleri gibi dikkat ve teknik bilgi isteyen işleri yürütüyor. Evli ve iki çocuk babası olan Yalçın, hastanedeki görevi boyunca “hastanenin sesi” olarak tanınıyor. Aynı kurumda veri giriş sorumlusu olarak çalışan oğlu Alperen Yalçın ile de aynı mesaiyi paylaşıyor. Yalçın, 7-14 Ocak Beyaz Baston Görme Engelliler Haftası kapsamında deneyimlerini anlattı.


TEKNİK İŞLERİ KENDİSİ YAPIYOR: ARIZA, KURULUM, BAĞLANTI
Şeref Yalçın, santralde yalnızca çağrılara cevap vermekle kalmadığını, sorun çıktığında yetkisi dahilinde müdahale ettiğini söyledi. Telefon hatlarında kopma, arıza ve bağlantı problemlerinde çoğu çözümü kendi başına ürettiğini belirten Yalçın, bazı durumlarda destek aldığını da anlattı. Özellikle kabloların renkleri gibi görsel ayrıntı isteyen noktalarda yanındaki refakatçiye danıştığını, ancak arızanın tespiti ve sürecin yönetimini kendisinin yürüttüğünü ifade etti. Yalçın, zaman zaman telefonda görüştüğü kişilerin durumu anlamakta zorlandığını belirterek, “Arızayı anlatıyorum, ‘Beyefendi bakar mısınız?’ diyorlar. ‘Ben görmüyorum’ diyorum” sözleriyle yaşadıklarını aktardı.
ENGELLİLER KOMİSYONU BAŞKANI: HASTALARA DA DESTEK VERİYOR
Yalçın, hastanede engelliler komisyonu başkanı olarak da görev yaptığını, başvuran engelli bireylerin sorunlarının çözümünde aracı olduğunu söyledi. Hastane içinde erişilebilirlik, yönlendirme ve hizmete ulaşım gibi başlıklarda destek vermeye çalıştığını dile getiren Yalçın, deneyiminin bu noktada kendisine avantaj sağladığını ifade etti. Kurum içinde hem çalışanlarla hem de hasta yakınlarıyla iletişim kurarak çözüm üretmeye odaklandığını söyleyen Yalçın, engelli bireylerin günlük hayatta karşılaştığı zorlukların daha görünür olması gerektiğini de vurguladı.


“MAZERETİMİ ÖNÜME ENGEL KOYMUYORUM” SÖZLERİYLE MESAJ VERDİ
Eskişehir Anadolu Üniversitesi’nde İşletme ve Pazarlama Bölümü okuduğunu, 2001 yılında Sincan Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde çalışmaya başladığını anlatan Yalçın, “Ben mazeretimi, engelimi önüme engel koymuyorum. Elimden geldiği kadar kurumuma, devletime ve milletime faydalı olmaya çalışıyorum” dedi. Yalçın, santralde yetki verildiğinde soruna müdahale ettiğini, birçok işin “gözle yapılan işler” olmasına rağmen sistemin mantığını bilmenin çözümü kolaylaştırdığını belirtti. Kabloların renkleri gibi kritik ayrıntılarda destek aldığını, ancak arızayı gidermede çoğu zaman sonucu kendisinin çıkardığını kaydetti.


ÖNYARGILARLA DA MÜCADELE EDİYOR: “GÖRME HARİÇ HER İŞİ YAPARIM”
Şeref Yalçın, zaman zaman önyargılarla karşılaştığını ve bunun kendisini üzdüğünü dile getirdi. Bir çalışma arkadaşının “Senden başka bu işi yapacak kimse yok mu?” sözünü hatırlatan Yalçın, buna rağmen motivasyonunu kaybetmediğini söyledi. Bazı firmaların çözemediği sorunları kendisinin çözdüğünü belirten Yalçın, görme engelli olmanın kendisine “yaşama azmi” kazandırdığını ifade etti. “Biz bu toplumun parçasıyız, üretmek zorundayız” diyen Yalçın, engelin onu durdurmadığını, “görme hariç her işi yapabileceğine” inandığını da sözlerine ekledi.


OĞLU ALPEREN YALÇIN: “BABAM BİZİM GURURUMUZ”
Aynı hastanede veri giriş sorumlusu olarak çalışan Alperen Yalçın, babasını engelli olarak görmediğini belirtti. Alperen Yalçın, “Babam bizim gururumuz. Onu engelli olarak görmüyoruz. Yol gösteren babamızdı, hep onun sayesinde bir yerlere geldik. Gören insanlardan daha başarılı bir şekilde yaşıyor” dedi. Baba-oğulun aynı kurumda çalışması, hastanede mesai arkadaşlığı kadar aile dayanışmasının da örneği olarak görülüyor.
