Ankara’da belediye ile yaşanan su, altyapı ve imar sorunlarında resmi şikâyet yolu nasıl işliyor?
Ankara’da su kesintisi, altyapı arızası, ruhsatsız inşaat veya imar planı mağduriyeti yaşayanlar belediyeye nasıl ve hangi kanallardan resmi şikâyet yapabiliyor, süreç hangi birimlerde ilerliyor, çözüm gelmezse CİMER, mahkeme ve savcılık şikâyeti hangi aşamada devreye giriyor?
Ankara’da su, kanalizasyon, yol, kaldırım ve imar uygulamalarından kaynaklanan sorunlar yaşayan vatandaşlar, önce ilçe belediyesi ve Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin çağrı merkezleri ve dijital platformları üzerinden şikâyet bırakıyor.
ASKİ su ve altyapı şikâyetlerinde ana adres olurken, imar ve ruhsat sıkıntılarında ilçe belediyelerinin imar müdürlükleri ve zabıta devreye giriyor. Resmi başvurulara cevap alınamadığında, CİMER ve idare mahkemesi süreçleri vatandaş için ikinci aşama haline geliyor.
ANKARA’DA SU VE ALTYAPI ŞİKÂYETLERİ ÖNCE ASKİ’YE İLETİLMELİ
Ankara’da su kesintisi, patlak, bulanık su, düşük basınç, kanalizasyon taşması gibi sorunlarda yetkili birim ASKİ oluyor. Vatandaşlar, 7/24 hizmet veren çağrı merkezi, mobil uygulama, web sitesi ve e-Devlet entegrasyonu üzerinden arıza kaydı açabiliyor.
İhbar sırasında açık adres, fotoğraf ve mümkünse video paylaşılması, ekiplerin yer tespitini ve müdahale hızını artırıyor. ASKİ, acil nitelikteki su patlaklarına öncelik veriyor; daha düşük öncelikli bakım-onarım işlemleri ise program dahilinde gerçekleştiriliyor. Vatandaş, verilen arıza kayıt numarasıyla süreci takip edebiliyor.
YOL, KALDIRIM VE YAĞMUR SUYU SORUNLARI İÇİN BELEDİYE EKİPLERİ DEVREYE GİRMELİ
Çukurlar, bozulan asfalt, çöken kaldırım, yağmur sonrası biriken su ve rögar taşmaları gibi altyapı sorunlarında, ilçe belediyeleri ile Ankara Büyükşehir Belediyesi fen işleri ve altyapı birimleri görev alıyor. Vatandaşlar, ALO 153 Mavi Masa ve ilçe belediyelerinin çağrı merkezlerini kullanarak sorun bildirebiliyor.
Başvuruda konum bilgisinin net verilmesi (mahalle, sokak, kapı numarası, varsa konum linki) ekiplerin sahaya daha hızlı çıkmasını sağlıyor.
Mavi Masa üzerinden oluşturulan kayıtlar, sistemde dosya numarasıyla izlenebiliyor; vatandaş dilerse sonraki aşamada “işlem yapılmadı” diyerek tekrar başvuru yapabiliyor.

İMAR SORUNLARINDA İLÇE BELEDİYELERİNE YAZILI BAŞVURU YAPILMALI
Ruhsatsız veya ruhsata aykırı inşaat, komşu parselde çekme mesafesine uyulmaması, yeşil alanın yapılaşmaya açılması, imar planı değişikliği gibi konularda ilk muhatap ilçe belediyesinin imar ve şehircilik müdürlüğü oluyor. Vatandaş, dilekçe vererek veya e-belediye sistemlerinden yazılı şikâyet oluşturabiliyor.
Dilekçede tapu bilgileri, parsel numarası, inşaatın adresi ve iddia edilen ihlalin açık anlatımı isteniyor. Belediyenin teknik ekipleri, yerinde inceleme yaptıktan sonra ruhsat, proje ve imar planına göre işlem tesis ediyor; aykırılık tespit edilirse durdurma, mühürleme veya yıkım kararı verilebiliyor.
ZABITA EKİPLERİ RUHSATSIZ VE KAÇAK UYGULAMALARA MÜDAHALE ETMELİ
İnşaatın gece yarısı sürmesi, ruhsatsız tadilat, kaldırımı işgal eden yapı, kaçak hafriyat dökümü gibi durumlarda zabıta, sahadaki ilk denetim gücü olarak devreye giriyor. Ankara’da hem Ankara Büyükşehir hem de ilçe belediyesi zabıta müdürlükleri, şikâyetleri telefon ve dijital kanallardan alıyor.
Zabıta, yerinde tutanak tutarak ilgili birimlere (imar, fen işleri, çevre koruma) bilgi iletiyor ve gerektiğinde anında müdahale ediyor.
Vatandaş, zabıtanın gelmemesi ya da işlem yapmaması durumunda, daha sonra dilekçe veya CİMER üzerinden “görevi ihmal” iddiasıyla süreci üst makamlara taşıyabiliyor.
CİMER VE MAVİ MASA ŞİKÂYETLERİ KAYIT ALTINA ALMALI
Ankara’da belediye birimlerinden sonuç alamayan veya verilen süre içinde dönüş yapılmayan vatandaşlar için ikinci aşama Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER) oluyor. CİMER üzerinden yapılan şikâyetler, ilgili belediyeye resmi yazı ile yönlendiriliyor ve cevap verme zorunluluğu doğuyor.
Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin Mavi Masa sistemi ise belediye içindeki tüm birimlere yönlendirilebilen üst çatı başvuru kanalı olarak çalışıyor. Buraya düşen kayıtlara verilen yanıtlar, hem vatandaşın dosyasında hem de belediyenin iç denetim mekanizmalarında iz bırakıyor.
ÇÖZÜM GELMEZSE İDARE MAHKEMESİ VE SAVCILIK DEVREYE GİREBİLİYOR
İmar planı değişiklikleri, ruhsat verilmesi/verilmemesi, istimlak kararları, yeşil alanın farklı amaçla kullanılması gibi işlemler, idari işlem sayıldığı için idare mahkemesinde dava konusu olabiliyor. Vatandaşlar, öncelikle belediyeye yazılı itiraz ederek süreci başlatıyor; olumsuz yanıt veya zımni ret durumunda dava açma hakkı doğuyor.
Göz göre göre sürdürülen kaçak yapılaşma, görevini yapmayan kamu görevlisi iddiaları gibi ağır durumlarda ise savcılığa suç duyurusu yapılabiliyor. Böylece olay, idari boyuttan çıkıp ceza soruşturması kapsamına girebiliyor.

DELİL TOPLANMASI VE SÜRELERİN KAÇIRILMAMASI GEREKİYOR
Uzmanlar, Ankara’da su, altyapı ve imar sorunlarında yalnızca telefonla şikâyet etmek yerine mutlaka yazılı başvuru yapılmasını, ekran görüntüsü, fotoğraf ve videoların saklanmasını öneriyor. Resmi başvuru numaraları ve cevap yazıları, ileride açılabilecek davalarda en önemli delil niteliğini taşıyor.
İdari işlemlere karşı dava açma sürelerinin sınırlı olması, “bekleyeyim, belki düzelir” anlayışının hak kaybına yol açmasına neden olabiliyor. Bu nedenle vatandaşlara, özellikle imar ve ruhsat kaynaklı büyük mağduriyetlerde, süreci bir avukatla birlikte yürütmeleri tavsiye ediliyor.
ANKARALILAR ŞEFFAFLIK VE GERİ BİLDİRİM SİSTEMİNİN GÜÇLENMESİNİ İSTİYOR
Ankara’da yaşayanlar, su, altyapı ve imar şikâyetlerinin yalnızca kayda alınmasını değil, ne zaman ve nasıl çözüleceğine dair net geri bildirim verilmesini talep ediyor.
Mavi Masa ve CİMER kayıtlarında, süreç adımlarının daha şeffaf görünmesi, güven duygusunu artıran bir faktör olarak öne çıkıyor.
Vatandaş temsilcileri, “Sistem var ama uygulama zayıf; başvuru yaptığımızda somut takvim ve sonuç görmek istiyoruz” diyerek, Ankara’da yerel yönetim ve yurttaş arasındaki iletişim kanallarının güçlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.