Ankara’da perlatör tasarrufu kaçak suyu telafi eder mi? İşte hesap
Ankara’da günlük su tüketimi 1,24 milyon m³, kayıp-kaçak 460 bin m³. ASKİ’nin %30 tasarruflu musluk perlatörü ne kazandırır?
Ankara’da su yönetimi tartışması, DSİ’nin “şebekedeki kayıp-kaçak oranı yüksek” açıklaması ve ASKİ’nin ücretsiz perlatör dağıtımını sürdürmesiyle yeniden gündeme geldi. DSİ, içme suyunun kaynaktan son kullanıcıya ulaştırılmasının ASKİ’nin asli sorumluluğu olduğunu belirtti. ASKİ ise verimliliği artırmak için perlatör dağıttığını duyurdu. Eski ABB Başkanı Melih Gökçek de bir paylaşımı alıntılayarak eleştiriyi büyüttü.

DSİ: “%37 KAYIP-KAÇAK NEDENİYLE 53 GÜNLÜK SU HEBA EDİLDİ”
Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü, Ankara’nın içme suyu şebekesinde kayıp-kaçak oranının %37 seviyesinde bulunduğunu açıkladı. DSİ, bu oran nedeniyle “53 günlük suyun heba edildiğini” bildirdi. Açıklamada, kayıp-kaçak oranı mevzuat sınırı olan %25’e düşseydi barajlarda 65 milyon metreküp suyun kalacağı bilgisi paylaşıldı. DSİ, depo ve şebeke yapımı ile kayıp-kaçağı azaltma işinin belediyelerin sorumluluğunda olduğunu vurguladı; “Kayıp-kaçağın düşürülmesine yönelik her türlü tedbirin alınması ASKİ sorumluluğundadır” ifadelerine yer verdi.
ASKİ’DEN PERLATÖR ADIMI: “%30’A VARAN TASARRUF SAĞLIYOR”
Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin sosyal medya hesabından yapılan duyuruda ASKİ’nin, “su tüketiminde verimliliği artırmak amacıyla %30’a varan tasarruf sağlayabilen perlatörleri” ücretsiz ulaştırmayı sürdürdüğü belirtildi. Dağıtımın ASKİ Genel Müdürlüğü binası, abone işleri birimleri, ilçelerdeki hizmet noktaları ve zabıta personeli desteğiyle devam ettiği kaydedildi. Paylaşım, ev içi su tüketimini azaltmaya dönük pratik çözümlerden biri olarak öne çıktı.

TARTIŞMAYI BÜYÜTEN PAYLAŞIMLAR: GÖKÇEK VE DEMİRTÜRK NE DEDİ?
Eski ABB Başkanı İbrahim Melih Gökçek, Harun Demirtürk’ün paylaşımını alıntılayarak “HARUN DEMIRTÜRK ASKİ’NİN İÇİNDEN GEÇMİŞ…” ifadesini kullandı. Harun Demirtürk ise perlatör dağıtımının su krizini çözmeye yetmeyeceğini savundu; bulaşık makinesi kullanımının yaygınlığını, banyo/duş tüketiminin yüksekliğini ve şebekedeki kayıp-kaçak oranını gerekçe gösterdi. Demirtürk, perlatörün “algı” amacıyla öne çıkarıldığı görüşünü dile getirdi. Bu eleştiri, “perlatör tasarrufu gerçek kaçak kaybını ne kadar karşılar?” sorusunu tartışmanın merkezine taşıdı.

BİR EVDE GÜNLÜK SU TÜKETİMİ ORTALAMA NE KADAR?
Bu sorunun tek bir “resmî standart” cevabı yok; tüketim hane büyüklüğüne, alışkanlıklara, cihazlara ve mevsime göre değişiyor. Ancak şehir yaşamında pratik bir hesap için yaygın kullanılan aralık, kişi başı günlük yaklaşık 150–200 litre bandı oluyor. Ankara’da 4 kişilik bir hane senaryosuyla gidildiğinde toplam günlük tüketim yaklaşık 600–800 litre (yani 0,6–0,8 m³) seviyesine denk geliyor.

EVDE SUYUN YÜZDE KAÇI MUTFAKTA TÜKETİLİYOR?
Ev içi suyun önemli kısmı banyo/duş, tuvalet rezervuarı, çamaşır ve mutfak arasında paylaşılıyor. Mutfak, haneler arasında değişmekle birlikte çoğu senaryoda toplam tüketimin %10–%20 bandında yer alıyor. Bu oran; elde bulaşık yıkama sıklığı, yemek hazırlığı, sebze-meyve yıkama ve mutfak musluğunun kullanım alışkanlıklarına göre artıp azalıyor.
Hesap yapılırken iki ayrı mutfak payı senaryosu ele alındı: %10 (düşük) ve %20 (yüksek).

PERLATÖR %30 TASARRUF SAĞLIYORSA HANENİN TOPLAMINDA NE KADAR ETKİ EDER?
Perlatör “musluk debisini” düşürdüğü için tasarruf, esas olarak musluk kullanımında ortaya çıkıyor. Eğer mutfak musluğu hane tüketiminin %10’unu oluşturuyorsa, mutfakta %30 tasarruf toplam tüketimde:
%10 × %30 = %3 tasarruf anlamına geliyor.
Mutfak payı %20 kabul edilirse:
%20 × %30 = %6 tasarruf anlamına geliyor.
Yani perlatör, tek başına tüm hanede yaklaşık %3–%6 bandında bir toplam tasarruf potansiyeli taşıyor.

ANKARA GENELİNDE 1,24 MİLYON m³ TÜKETİMDE TASARRUF NE OLUR?
Verilen bilgiye göre Ankara’nın günlük su tüketimi 1 milyon 240 bin m³. Bu tüketimde perlatörün toplam etki aralığı %3–%6 kabul edilirse, kent geneli günlük tasarruf şöyle hesaplanıyor:
Düşük senaryo (%3): 1.240.000 m³ × 0,03 = 37.200 m³/gün
Yüksek senaryo (%6): 1.240.000 m³ × 0,06 = 74.400 m³/gün
Bu tablo, perlatörlerin yaygın kullanıldığı ve mutfak musluğu kaynaklı tüketimde gerçekten %30 düşüş sağlandığı varsayımıyla ortaya çıkıyor. Uygulamadaki gerçek sonuç; dağıtılan perlatör sayısı, takılma oranı ve kullanım alışkanlıklarına göre değişiyor.

BU TASARRUF, ASKİ’NİN GÜNLÜK 460 BİN m³ KAÇAĞININ YÜZDE KAÇI?
Paylaşılan verilere göre kayıp-kaçak oranı %37 ve günlük kaçak miktarı 460 bin m³. Perlatör kaynaklı olası tasarrufu bu kaçakla kıyaslayınca:
37.200 m³/gün tasarruf, 460.000 m³/gün kaçağın yaklaşık %8,1’ine denk geliyor.
74.400 m³/gün tasarruf, 460.000 m³/gün kaçağın yaklaşık %16,2’sine denk geliyor.
Başka bir ifadeyle, perlatör yaygınlaşırsa “kaçak kaybının tamamını” kapatmıyor; ancak senaryoya göre kaçağın yaklaşık onda biri mertebesinde bir etkiden söz ediliyor. Bu karşılaştırma, “ev içi tasarruf” ile “altyapı kaynaklı kayıp” arasındaki farkı da görünür kılıyor.

184 OLİMPİK HAVUZ YA DA 46 BİN TANKER SU DEMEK
ASKİ’nin yüzde 37 kayıp-kaçak oranı, günlük 1 milyon 240 bin metreküp su tüketimi dikkate alındığında, 640 bin metreküp kayıp-kaçak anlamına geliyor. Daha anlaşılır olması için ASKİ’nin kaybettiği su miktarı üzerinden olimpik havuz, apartman su deposu ya da su tankeri kıyaslaması yapılabilir. 50 metre uzunluk, 25 metre genişlik ve 2 metre derinliğe sahip bir yüzme havuzu 2500 metreküp su alıyor. Yani ASKİ’nin kaybettiği su miktarı günlük 184 olimpik havuz yapıyor. 10 metreküp su kapasiteli standart su tankerlerinden ise 46 bin tanker, ASKİ’nin günlük kaybettiği su miktarına tekabül ediyor. Ya da 50 metreküplük apartman su deposuyla ASKİ’nin kayıp su miktarı 9200 su deposuna karşılık geliyor.

PERLATÖR Mİ, ALTYAPI MI? TARTIŞMA NEREYE GİDİYOR?
DSİ, kayıp-kaçağın düşürülmesinin ASKİ’nin sorumluluğunda olduğunu vurguladı. ASKİ ise perlatör dağıtımıyla tüketimde verimliliği artırmayı hedeflediğini belirtti. Eleştirilerde, perlatörün “PR çalışması” gibi sunulduğu görüşü öne çıktı; savunmada ise bireysel tasarrufun toplam talebi aşağı çektiği yaklaşımı yer aldı. Sayılar, perlatörün tek başına kaçağı kapatmadığını; buna karşın kent ölçeğinde ölçülebilir bir tasarruf potansiyeli taşıdığını gösteriyor. Tartışmanın kritik başlığı, eş zamanlı olarak hem şebeke yenilemesi hem de tüketim yönetimi yapılıp yapılmadığı olacak.
