CHP'li Umut Akdoğan: Kedileri seviyoruz ama Beypazarı olmaz
CHP Ankara Milletvekili Umut Akdoğan, Beypazarı Uruş’ta planlanan sepiyolit (kedi kumu) madenine karşı çıktı. Projenin 1862 hektarı etkileyeceğini söyleyen Akdoğan, 13.00’te Çevre ve Şehircilik Bakanlığı önünde buluşma çağrısı yaptı.
Ankara’da CHP Milletvekili Umut Akdoğan, Beypazarı ilçesine bağlı Uruş Mahallesi’nde planlanan sepiyolit maden ocağı projesine karşı yarın saat 13.00’te Çevre ve Şehircilik Bakanlığı önünde açıklama yapacaklarını duyurdu. Akdoğan, sosyal medya platformu X’teki @AKDOGANumut hesabından yaptığı paylaşımda, proje alanının Beypazarı ve Güdül hattını etkileyeceğini ifade etti. Akdoğan, bölgenin tarım ve hayvancılık açısından kritik olduğunu söyleyerek “Ankara’yı boğmayalım” çağrısı yaptı.
“KEDİLERİ SEVİYORUZ AMA KUMU BAŞKA YERDEN ÇIKARIN” MESAJI
Akdoğan paylaşımında, “Kedi kumunu başka yerden bulalım, Ankara’yı boğmayalım” dedi. Bölgenin “sağlıklı beslenmemizin son kalelerinden” olduğunu belirten Akdoğan, Beypazarı, Güdül ve Uruş hattının tarımsal üretim kapasitesine dikkat çekti. “Kedileri seviyoruz ama kumunu başka yerden çıkartın. Burası olmaz” ifadelerini kullanan Akdoğan, projenin doğaya ve yerel üretime zarar vereceğini dile getirdi. Akdoğan, Türkiye’nin farklı bölgelerinde yaşanan doğa felaketlerini de hatırlatarak, Ankara’da yeni bir çevre sorunu yaşanmaması gerektiğini söyledi.
URUŞ’TA PLANLANAN PROJE: 4. GRUP SEPYOLİT MADEN OCAĞI
CHP’li Akdoğan, Beypazarı ve Güdül ilçelerinin arasında yer alan Uruş Mahallesi’nde MYB Madencilik AŞ tarafından yapılması planlanan “4. Grup Sepiyolit Maden Ocağı” projesine itiraz için köy halkıyla bir araya geldiklerini kaydetti. Akdoğan, projenin başlangıç noktasının Beypazarı Uruş Mahallesi olduğunu belirtti. Paylaşımında, maden sahasının toplam 1862,09 hektarlık bir alanı kapsadığını ve Güdül ilçe sınırları içinde kalan birçok yerleşimi de etkileyeceğini ifade etti. Akdoğan, bu ölçekteki bir projenin bölgesel etkisinin yalnızca tek bir mahalleyle sınırlı kalmayacağını vurguladı.
HANGİ MAHALLELER ETKİLENECEK? LİSTE PAYLAŞILDI
Akdoğan, projeden doğrudan etkilenmesi beklenen yerleri de sıraladı. Paylaşıma göre Tahtacıörencik, Kavaközü, Taşören, Özköy, Kayı, Garipçe, Adalıkuzu, Afşar, Boyalı, Kırkkavak mahalleleri ile Güdül ilçe merkezi risk alanında bulunuyor. Akdoğan, bu yerleşimlerde tarım, hayvancılık ve su kaynaklarının proje nedeniyle olumsuz etkilenebileceğini dile getirdi. Bölgedeki üretim deseninin ve kırsal yaşamın korunması gerektiğini söyleyen Akdoğan, sahada yaşayanların kaygılarını dinlediklerini ifade etti.

TARIM ARAZİSİ, MERA VE SU KAYNAKLARI İÇİN “TELAFİSİ ZOR” UYARISI
Akdoğan, söz konusu maden ocağının doğal çevreyi tahrip edeceğini, hava kalitesini düşüreceğini, tarımsal üretimde verim kaybına yol açacağını ve insan sağlığı açısından risk oluşturacağını söyledi. Paylaşımında; maden sahasının yaklaşık 25 bin dönüm aktif tarım arazisi ve 142 bin dönüm mera alanını etkileyeceğini belirtti. Orman alanları, organik sebze-meyve üretimi, büyükbaş-küçükbaş hayvancılık, kümes hayvancılığı ve arıcılık faaliyetlerinin zarar görebileceğini dile getirdi. İçme ve sulama suyu için kullanılan baraj, gölet ile yerüstü-yeraltı su döngüsünün bozulabileceğini söyleyen Akdoğan, ileride telafisi zor maddi ve manevi kayıplar yaşanabileceğini kaydetti.
TURİZM, SİT ALANLARI VE NAKLİYE TRAFİĞİ: “HAVA VE GÖRÜNTÜ KİRLİLİĞİ” VURGUSU
Akdoğan, bölgede arkeolojik sit alanları ve ören yerleri bulunduğunu hatırlattı; kültürel mirasın korunmasının şart olduğunu söyledi. Güdül’ün “slow city” unvanına da değinen Akdoğan, turizmin olumsuz etkilenebileceğini dile getirdi. Çıkarılacak madenin karayoluyla taşınmasının planlandığını belirten Akdoğan, bunun trafik yoğunluğu, hava kirliliği ve görüntü kirliliği oluşturacağını ifade etti. Ayrıca bölgede uygulanan hibe destekli tarım ve hayvancılık desteklerinin de zarar görebileceğini söyleyerek, ekonomik kaybın üreticiyi doğrudan vuracağını vurguladı.
SEPYOLİT (KEDİ KUMU) ÇIKARIMINDA TOZ BULUTU ENDİŞESİ
Akdoğan, sepiyolitin geçirgenliği nedeniyle kedi kumunda kullanıldığını, bazı kozmetik ürünlerinde de bu maddeye ihtiyaç olduğunu belirtti. Ancak çıkarım sürecinde büyük toz bulutlarının oluşabileceğini söyleyen Akdoğan, bunun hava kalitesini düşüreceği endişesini paylaştı. Bölgedeki tarımsal üretimin ve kırsal yerleşimlerin, toz ve taşımacılık kaynaklı etkilerle karşı karşıya kalacağını dile getirdi. Akdoğan, itirazlarını yinelemek için yarın saat 13.00’te Çevre ve Şehircilik Bakanlığı önünde “bir daha haykıracaklarını” söyledi.