Ankara’daki Üniversiteler 2026: Kaç Tane Var, Hangileri Nerede, Nasıl Ayrılıyor?
Ankara’da kaç üniversite var, hangileri devlet hangileri vakıf, hangi alanlarda öne çıkıyor, öğrenci şehri olmak ne anlama geliyor?
Ankara, Yükseköğretim Kurulu verileri ve yereldeki fiili durum dikkate alınarak bakıldığında 20’den fazla üniversiteye ev sahipliği yapıyor; bunların önemli kısmını köklü devlet üniversiteleri ve tematik alanlara odaklanan vakıf üniversiteleri oluşturuyor, şehir Türkiye’nin en büyük ikinci yükseköğretim merkezi konumuna yerleşiyor.
ANKARA ÖĞRENCİ ŞEHRİ OLARAK ÖNE ÇIKIYOR
Ankara, başkent olmanın getirdiği merkezi konum, kamu kurumlarına yakınlık ve ulaşım avantajıyla uzun süredir bir “öğrenci şehri” olarak tanımlanıyor.
Cumhuriyet döneminin ilk üniversitesine ev sahipliği yapması, şehrin eğitim kimliğini tarihsel olarak da güçlendiriyor. Bugün hem devlet hem vakıf üniversiteleri, Ankara’nın farklı ilçelerine dağılmış durumda ve bu dağılım, kentin sosyo‑ekonomik dokusunu doğrudan etkiliyor. Üniversiteler sadece eğitim değil, istihdam, kültür-sanat ve konut piyasasında da belirleyici rol oynuyor.
Öğrenciler açısından bakıldığında, Ankara’daki üniversiteler çok geniş bir yelpazede tercih imkânı sunuyor. Mühendislikten hukuka, sağlıktan güzel sanatlara, sosyal bilimlerden havacılığa kadar hemen her alanda uzmanlaşmış kurumlar bulunuyor. Bir yanda kampüs üniversitesi modelini benimseyen ODTÜ, Hacettepe, Gazi ve Bilkent gibi geniş yerleşkelere sahip kurumlar, diğer yanda ise şehir içinde, toplu ulaşıma yakın, daha kompakt kampüslerde eğitim veren üniversiteler yer alıyor.

DEVLET ÜNİVERSİTELERİ ANKARA’NIN AKADEMİK OMURGASINI OLUŞTURUYOR
Ankara’da 8 devlet üniversitesi faaliyet gösteriyor ve bu üniversitelerin büyük bölümü, Cumhuriyet tarihiyle özdeşleşmiş durumda. Ankara Üniversitesi, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk üniversitesi olarak özellikle hukuk, siyasal bilgiler, iletişim, ilahiyat ve ziraat alanlarında köklü bir geleneğe sahip. Hacettepe Üniversitesi ise tıp ve sağlık bilimlerinde sadece Türkiye’de değil, bölgesel ölçekte de referans gösterilen kurumlar arasında yer alıyor; Tıp Fakültesi ve bağlı hastaneler, sağlık turizmi ve araştırma kapasitesiyle öne çıkıyor.
Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ), mühendislik, fen ve sosyal bilimler alanlarında dünya sıralamalarına giren nadir Türk üniversitelerinden biri. İngilizce eğitim, güçlü araştırma kültürü ve uluslararası iş birlikleriyle Ankara’nın küresel görünürlüğünü artırıyor. Gazi Üniversitesi ise özellikle eğitim fakültesi başta olmak üzere, öğretmen yetiştirme ve mesleki alanlarda tarihi bir ağırlığa sahip; ayrıca teknik eğitim ve spor bilimleri de öne çıkan alanları arasında.
Yeni kurulan ya da son yıllarda yeniden yapılandırılan devlet üniversiteleri de Ankara’nın yükseköğretim haritasını çeşitlendiriyor. Gazi Üniversitesi’nden ayrışarak kurulan Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi, sosyal bilimler, iktisat, işletme ve iletişim temelli bir yapı sunuyor. Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi (AYBÜ), ağırlıklı İngilizce eğitim, tıp ve mühendislik fakülteleriyle hem ulusal hem uluslararası öğrencileri hedefliyor. Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi (ASBÜ), Ulus’taki tarihi binalarıyla şehir üniversitesi modelini benimsiyor ve özellikle hukuk, siyaset bilimi, uluslararası ilişkiler ve felsefe gibi alanlarda araştırma odaklı bir profil çiziyor.
Ankara Müzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesi ise sanat alanına odaklı tematik bir devlet üniversitesi olarak dikkat çekiyor. Konservatuvar ve müzik temelli programlarıyla, Ankara’nın kültür-sanat hayatına doğrudan katkı sunuyor. Bunlara ek olarak, merkezi İstanbul’da bulunan Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nin Gülhane (eski GATA) yerleşkesi üzerinden yürüttüğü Ankara’daki akademik faaliyetler de şehirdeki sağlık temelli eğitim kapasitesini güçlendiriyor. Bu yapı, Ankara’nın sağlık turizmi ve askeri sağlık geleneği ile olan bağını da sürdürüyor.

VAKIF ÜNİVERSİTELERİ ANKARA’DA ÇEŞİTLİLİĞİ ARTIRIYOR
Ankara’da 13 vakıf üniversitesi resmi olarak faaliyet gösteriyor ve bazıları tematik alanlara yoğunlaşarak devlet üniversitelerini tamamlayıcı bir rol üstleniyor. İhsan Doğramacı Bilkent Üniversitesi, Türkiye’nin ilk vakıf üniversitesi olmasıyla tarihsel bir ilke imza atarken, mühendislik, işletme, hukuk ve sanat-tasarım alanlarında güçlü programlar sunuyor. Yabancı dil ağırlıklı eğitim, geniş burs imkânları ve kampüs yaşamı, Bilkent’in tercih edilme sebeplerinin başında geliyor.
Başkent Üniversitesi, özellikle sağlık alanındaki programları ve hastaneleriyle öne çıkıyor; tıp, diş hekimliği ve sağlık bilimleri, üniversitenin ana taşıyıcı fakülteleri arasında. Çankaya Üniversitesi, hukuk ve mühendislik fakülteleriyle bilinirken, Atılım Üniversitesi araştırma, savunma sanayii ile iş birliği ve inovasyon odaklı yaklaşımıyla dikkat çekiyor. Bu üniversiteler, Ankara’daki özel sektör ve teknopark yapılarıyla da yakın ilişki içinde.
TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi (TOBB ETÜ), “ortak eğitim” modeliyle öğrencilerin öğrenim sürecinde iş dünyasında zorunlu staj ve çalışma deneyimi edinmesini sağlıyor. Bu model, mezunların istihdam sürecine daha hazır girmesine imkân tanıyor. Ufuk Üniversitesi tıp ve sosyal bilimler, TED Üniversitesi ise şehir içi kampüs yapısı ve kolej geleneğinden gelen eğitim kültürüyle öne çıkıyor.
Türk Hava Kurumu Üniversitesi, havacılık ve uzay bilimleri üzerine uzmanlaşmış durumda; pilotaj, havacılık yönetimi ve uçak mühendisliği gibi programlarla sektöre doğrudan insan kaynağı yetiştiriyor. Yüksek İhtisas Üniversitesi, Lokman Hekim Üniversitesi ve Ankara Medipol Üniversitesi gibi sağlık temalı vakıf üniversiteleri, özellikle tıp, diş hekimliği ve sağlık bilimleri alanında hem eğitim hem de hastane işletmeciliği üzerinden hizmet veriyor. Ankara Medipol’ün tarihi tren garı binası ve çevresindeki yapılanması, kent belleği ile modern yükseköğretim arasında sembolik bir bağ da kuruyor.
Ostim Teknik Üniversitesi, Ankara’nın sanayi bölgesi OSTİM ile iç içe konumlanarak, iş dünyası ve üretimle birebir temas içinde bir teknik eğitim modeli sunuyor. Anka Teknoloji Üniversitesi ise faaliyet ve öğrenci alım durumunun dönemsel olarak değişebildiği, daha niş ve dar kapsamlı bir yapılanma örneği olarak dikkat çekiyor. Bu çeşitlilik, Ankara’daki vakıf üniversitelerinin, sadece sayısal değil, tematik açıdan da zengin bir ekosistem oluşturduğunu gösteriyor.
TOPLAM SAYI 20’Yİ AŞIYOR, ANKARA İKİNCİ BÜYÜK MERKEZ KONUMUNU KORUYOR
Devlet ve vakıf üniversiteleri birlikte değerlendirildiğinde, Ankara’da aktif olarak faaliyet gösteren kurum sayısı 20’nin üzerine çıkıyor. Resmi listeler ile fiili öğrenci alımları zaman zaman güncellense de, şehir genelinde 8 devlet ve 13 vakıf üniversitesinin varlığı kabul ediliyor. Bu tablo, Ankara’yı İstanbul’un ardından Türkiye’nin en büyük ikinci yükseköğretim merkezi haline getiriyor.
Özellikle ODTÜ, Bilkent, Hacettepe ve Ankara Üniversitesi gibi ulusal ve uluslararası sıralamalarda yer alan kurumların aynı şehirde konumlanması, Ankara’yı akademik kariyer planlayanlar için cazip bir tercih noktası haline getiriyor. Bu durum, lisans eğitiminin ötesinde, yüksek lisans ve doktora programlarıyla da destekleniyor; şehir, araştırma görevlileri ve akademisyenler için de önemli bir cazibe merkezi olarak öne çıkıyor.

ÖĞRENCİLER TERCİH YAPARKEN NELERE DİKKAT ETMELİ?
Ankara’da üniversite tercih edecek adayların, sadece sıralama ve taban puanlara bakmakla yetinmemesi gerekiyor. Üniversitenin kampüs olanakları, şehir içi ulaşım durumu, devlet yurdu ve özel yurt kapasitesi, bölümün akademik kadrosu ve araştırma imkânları kritik başlıklar arasında sayılıyor. Özellikle sağlık ve mühendislik gibi yoğun programlarda, uygulama alanlarının (laboratuvar, hastane, teknopark, sanayi iş birlikleri) kalitesi belirleyici oluyor.
Vakıf üniversitelerinde ise burs oranları, bursun devam koşulları, eğitim dili ve mezuniyet sonrası iş ağı (alumni) dikkatle incelenmeli. Devlet üniversitelerinde kontenjanlar daha geniş olmakla birlikte, rekabet ve giriş puanları da buna paralel olarak yüksek seyrediyor.
Ankara örneğinde, hem köklü devlet üniversiteleri hem de tematik vakıf üniversiteleri, adaylara farklı profil ve imkânlar sunuyor.