Çocuk sahibi olmak zorlaşıyor mu? İşte kısırlığa yol açan alışkanlıklar ve sağlık sorunları
Kısırlık, günümüzde hem kadınları hem de erkekleri etkileyen ve giderek daha sık karşılaşılan bir sağlık sorunu olarak öne çıkıyor. Peki kısırlık yapabilen faktörler neler, hangi durumlar doğurganlığı olumsuz etkiliyor? İşte detaylar…
KISIRLIK NEDEN OLUR, SEBEPLERİ NELER?
Kısırlık, günümüzde hem kadınları hem de erkekleri etkileyen ve giderek daha sık karşılaşılan bir sağlık sorunu olarak öne çıkıyor. Çocuk sahibi olamama durumu çoğu zaman tek bir nedene bağlı gelişmiyor. Hormonlardan beslenmeye, yaşam tarzından çevresel etkilere kadar birçok faktör kısırlık riskini artırabiliyor.

Stres ve Hormon Dengesi Kısırlığı Tetikleyebiliyor
Aşırı stres, vücutta kortizol hormonunun yükselmesine neden olabiliyor. Kortizol artışı; yumurtlama düzenini, sperm üretimini ve hormon dengesini bozarak doğurganlığı olumsuz etkileyebiliyor. Uzun süreli stres, hem kadınlarda hem de erkeklerde kısırlık riskini artıran faktörler arasında yer alıyor.
Tiroid Hastalıkları ve Üreme Sağlığı Arasındaki Bağlantı
Tiroid bezinin az ya da fazla çalışması, üreme hormonlarını doğrudan etkileyebiliyor. Hipotiroidi ve hipertiroidi durumlarında yumurtlama bozuklukları, adet düzensizlikleri ve sperm kalitesinde düşüş görülebiliyor.

Kadınlarda Kısırlığa Yol Açabilen Nedenler
Polikistik Over Sendromu (PCOS), endometriozis, tüp tıkanıklığı ve yumurtlama problemleri kadınlarda kısırlığın en sık görülen nedenleri arasında yer alıyor. Ayrıca ileri yaş, erken menopoz ve yumurtalık rezervinin azalması (düşük AMH) da doğurganlığı önemli ölçüde etkileyebiliyor.
Erkeklerde Sperm Kalitesini Bozan Faktörler
Düşük sperm sayısı, sperm hareketliliğinin azalması ve morfolojik bozukluklar erkek kaynaklı kısırlığın başlıca nedenleri arasında bulunuyor. Varikosel, testosteron düşüklüğü ve genetik faktörler de sperm kalitesini olumsuz etkileyebiliyor.

Yaş Faktörü Doğurganlığı Nasıl Etkiliyor?
Kadınlarda 35 yaş sonrası, erkeklerde ise 40 yaş sonrası doğurganlık doğal olarak azalabiliyor. Yaş ilerledikçe yumurta ve sperm kalitesinde düşüş yaşanması, gebelik ihtimalini azaltabiliyor.
Sigara, Alkol ve Zararlı Alışkanlıkların Etkisi
Sigara, alkol ve uyuşturucu madde kullanımı hem kadınlarda hem erkeklerde üreme hücrelerine zarar verebiliyor. Bu maddeler, hormon dengesini bozarak kısırlık riskini artırabiliyor.

Beslenme Eksiklikleri Kısırlığı Tetikleyebilir
Vitamin D, B12, folat, çinko ve selenyum eksiklikleri doğurganlık üzerinde olumsuz etki yaratabiliyor. Yetersiz protein alımı ve düşük antioksidan tüketimi de yumurta ve sperm kalitesini düşürebiliyor.
Obezite, Aşırı Zayıflık ve Metabolik Sorunlar
Vücut ağırlığının çok yüksek ya da çok düşük olması, hormon dengesini bozabiliyor. İnsülin direnci, lipit dengesizlikleri ve yüksek inflamasyon seviyeleri (CRP, IL-6) kısırlıkla ilişkilendiriliyor.
Çevresel ve Kimyasal Maruziyetler Dikkat Çekiyor
BPA, ftalat gibi hormon bozucu kimyasallar; ağır metaller (cıva, kurşun) ve radyasyon maruziyeti doğurganlığı olumsuz etkileyebiliyor. Erkeklerde sık sıcak duş, sauna ve cepte telefon taşıma gibi alışkanlıklar da sperm sağlığını bozabiliyor.

Uyku Düzeni ve Fiziksel Aktivitenin Rolü
Düzensiz uyku, gece vardiyası ve aşırı egzersiz özellikle kadınlarda hormonal dengeyi etkileyerek kısırlık riskini artırabiliyor. Aynı zamanda yetersiz güneş ışığına maruz kalmak da vitamin D seviyelerini düşürebiliyor.
Bağışıklık, Bağırsak ve Genetik Faktörler
Bağışıklık sistemi bozuklukları, çölyak hastalığı, gluten intoleransı ve bağırsak geçirgenliği doğurganlık üzerinde etkili olabiliyor. MTHFR mutasyonu, Klinefelter sendromu gibi genetik faktörler de kısırlık nedenleri arasında yer alıyor.

Hormonal Dengesizlikler ve Endokrin Sorunlar
Prolaktin yüksekliği, östrojen baskınlığı, hipofiz bezi bozuklukları ve tiroit antikorlarının yüksekliği (Hashimoto) üreme sağlığını olumsuz etkileyebiliyor.
Sonuç: Kısırlık Tek Bir Nedene Bağlı Değil
Kısırlık, çoğu zaman birden fazla faktörün bir araya gelmesiyle ortaya çıkıyor. Hormonlar, beslenme, yaşam tarzı, çevresel etkenler ve genetik yapı birlikte değerlendirildiğinde doğurganlık üzerindeki riskler daha net anlaşılıyor. Bu nedenle kısırlık konusu, yalnızca tek bir başlık altında değil, bütüncül bir bakış açısıyla ele alınıyor.