Ankara’da Umut Davası: Uğur Mumcu dosyasında yeni yazışma kararı
Ankara’da görülen Umut Davası’nda firari sanık Oğuz Demir’in yargılaması sürdü. Mahkeme, Demir adına kayıtlı araç için Emniyet’e, olası iade süreci için Adalet Bakanlığı’na yazı yazılmasına karar verdi.
Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde, gazeteci Uğur Mumcu’nun 24 Ocak 1993’te aracına yerleştirilen bombanın patlamasıyla öldürülmesine ilişkin “Umut Davası” kapsamında firari sanık Oğuz Demir’in yargılanmasına devam edildi. Duruşmaya Mumcu’nun kızı Özge Mumcu Aybars ile aile avukatı katıldı; mahkeme, yeni araştırma ve yazışma adımlarını karara bağladı.
ANKARA 5. AĞIR CEZA MAHKEMESİ’NDE DURUŞMA NASIL GEÇTİ?
Duruşmada mahkeme başkanı, dosyaya gelen evrakı okudu. Ardından söz alan Mumcu ailesinin avukatı, sanık Oğuz Demir adına kayıtlı bir araç bulunduğunu belirterek bu araca dair araştırma yapılmasını istedi. Avukat, Demir ve ailesinin Avustralya’da olduğuna yönelik bilgiler bulunduğunu da dile getirdi ve iade sürecinin işletilmesini talep etti. Mahkeme heyeti, beyanları tutanağa geçirdi.
MAHKEMEDEN “ARAÇ” İÇİN EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE YAZI
Mahkeme başkanı ara kararı açıkladı. Buna göre, Demir adına kayıtlı olduğu belirtilen aracın ilk tescil tarihinden itibaren trafikte gördüğü işlemlerin niteliğinin sorulması için Emniyet Genel Müdürlüğü’ne yazı yazılmasına karar verildi. Heyet, bu incelemenin dosyaya delil ve bilgi katkısı sağlayacağını kaydetti. Kararda, araştırmanın hangi tarihlerde, hangi işlemler üzerinden yapılacağının da resmî yazışmayla netleştirilmesi benimsendi.
“AVUSTRALYA’DA OLABİLİR” DEĞERLENDİRMESİ: ADALET BAKANLIĞI’NA MÜZEKKERE
Ara kararda, sanığın Avustralya’da olma ihtimalinin dosyada yer aldığı belirtildi. Mahkeme, iade için gerekli talebin yapılması konusunda Adalet Bakanlığı’na yazı yazılmasına hükmetti. Ayrıca Oğuz Demir’in ailesinin Türkiye’ye giriş yapıp yapmadığının araştırılması için ilgili kurumlara da yazı yazılması kararlaştırıldı. Heyet, bu araştırmaların sonuçlarının bir sonraki celsede dosyaya sunulmasını istedi.
BİR SONRAKİ DURUŞMA TARİHİ BELLİ OLDU
Mahkeme, yargılamayı 14 Temmuz tarihine erteledi. Duruşma günü, istenen bilgi ve belgelerin gelme durumuna göre yeni ara kararların da değerlendirileceği kaydedildi. Dosyada firari sanığın yakalanmasına yönelik işlemler, yazışmalar ve giriş-çıkış kayıtları gibi başlıkların takip edileceği belirtildi.
ANKARA ADLİYESİ ÖNÜNDE GÖKHAN GÜNAYDIN’DAN AÇIKLAMA
Duruşma sonrası Ankara Adliyesi önünde basın açıklaması yapan CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, Uğur Mumcu’nun öldürülmesinin üzerinden 33 yıl geçtiğini söyledi. Günaydın, bu süreye rağmen davanın tam olarak aydınlatılamadığını dile getirdi; Oğuz Demir üzerinden ayrılan yargılamanın bugün 14’üncü duruşmasının görüldüğünü belirtti. Tevhid-Selam Örgütü’nün 1988-1999 yılları arasında çok sayıda eyleme karıştığının bilindiğini söyleyen Günaydın, Ankara’nın ortasında “cephanelik kurulduğunu” da ifade etti; yabancı istihbaratla birlikte faaliyet yürütüldüğüne ilişkin değerlendirmesini paylaştı.
“KIRMIZI BÜLTENLE ARANIYOR” SÖZLERİ VE “SİYASİ İRADE” ELEŞTİRİSİ
Günaydın, Oğuz Demir’in 2000 yılında güvenlik güçlerinin arasından kaçtığını, daha sonra ailesini de yurt dışına götürdüğünü dile getirdi. Demir’e ait olduğu belirtilen aracın Ankara’da dolaşmaya devam ettiğini söyledi. Günaydın, Güldal Mumcu’nun İçişleri Bakan Yardımcısı ile yaptığı görüşmede, sanığın İran’da olabileceğine dair bir istihbari bilginin paylaşıldığını aktardı; bu bilginin mahkeme kayıtlarına girmediğini de kaydetti. Mahkeme dosyasında, eş ve çocukların Avustralya’dan Türkiye’ye giriş-çıkışlarına dair bilgilerin yer aldığını belirten Günaydın, “Kırmızı bültenle aranan” bir kişi için neden bugüne kadar sonuç alınamadığını sordu. Günaydın, gelinen noktada “siyasi irade eksiği” gördüklerini söyleyerek, “Faili meçhul cinayet kalmasın” çağrısı yaptı.
UMUT DAVASI’NIN GEÇMİŞİ: DGM’DEN AĞIR CEZA MAHKEMESİ’NE
Umut Davası; Ahmet Taner Kışlalı, Uğur Mumcu, Bahriye Üçok ve Muammer Aksoy’un öldürülmesi dahil birçok olayı kapsayan dosya olarak biliniyor. Davanın ilk yargılaması Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde yapıldı; DGM’lerin kapanmasının ardından dosya Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde sürdü. İlk derece kararının Yargıtay tarafından bozulması sonrası yeniden görülen davada, 3 sanık “yasa dışı Tevhid-Selam ve Kudüs Ordusu örgütünü kurmak ve yönetmek” suçundan, 5 sanık ise aynı örgüte üyelikten çeşitli sürelerde hapis cezası aldı. Bu kapsamda Mehmet Ali Tekin, Hasan Kılıç ve Ekrem Baytap 12 yıl 6’şar ay hapisle cezalandırıldı; Abdulhamit Çelik, Fatih Aydın, Yusuf Karakuş, Mehmet Şahin ve Recep Aydın’a 6 yıl 3’er ay hapis cezası verildi. Firari sanıklardan Oğuz Demir’in dosyası ayrıldı ve Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılama devam ediyor.