“Ankara Sound” nedir: Rock, rap, elektronik ve arabeski buluşturan bu yeni gece ritmini siz nasıl tanımlarsınız?

Ankara'da gençler bir gecede rock bardan rap sahnesine, elektronik kulüpten arabesk tınılı çorbacıya nasıl geçiyor, bu “Ankara Sound” tam olarak neyi anlatıyor?

ZDA
Zeliha Demirci Aktaş Editör
YAYINLAMA
GÜNCELLEME
“Ankara Sound” nedir: Rock, rap, elektronik ve arabeski buluşturan bu yeni gece ritmini siz nasıl tanımlarsınız?
ZDA
Zeliha Demirci Aktaş Editör

Ankara, dışarıdan gri ve resmi bir başkent olarak görülse de, özellikle genç nüfusun yoğun olduğu semtlerinde gece hayatı farklı müzik türlerinin aynı rotada buluştuğu canlı bir kültürel sahne sunuyor. Tunalı, Bestekar, Kızılay ve Çankaya hattında rock, rap, elektronik ve arabesk türleri, Ankara pratiğine özgü biçimde aynı gece içinde peş peşe deneyimlenebilen bir “şehir sound”u yaratıyor. Üniversite öğrencileri, yerel gruplar, bağımsız müzisyenler ve mekân işletmecileri bu müzikal karışımın ana aktörleri olarak öne çıkıyor.

ANKARA’DA ROCK VE ALTERNATİF SAHNE GENÇLERİ ÇEKİYOR

Ankara’da geceyi başlatan ana omurga, hâlâ rock ve alternatif müzik sahnesi oluyor. Kent, yıllar içinde Manga, Pinhani, Zakkum gibi grupları besleyen bir “garaj stüdyosu” işlevi gördü; bugün de benzer şekilde yeni nesil indie ve alternatif gruplar için canlı bir prova alanı olmaya devam ediyor. Bu durum hem Ankara’nın melankolik havası hem de öğrencilerin yoğunlaştığı mahalle yapısıyla birleşince, kent pratiğinde rock barda geceye başlamak adeta yazılı olmayan kural haline geliyor.

Tunalı Hilmi Caddesi ve ona bağlanan Bestekar Sokak çevresi, bu sahnenin en belirgin yoğunlaşma alanı olarak dikkati çekiyor. Bölgedeki bar ve publar, neredeyse her akşam canlı müzik programı sunarak rock ve alternatif türlere ilgi duyan gençleri kendine çekiyor. Ankara’da “bira-patates” ile başlayan akşam, çoğu zaman Tunalı ya da Kızılay çevresinde, yerel veya tanınmış bir grubun sahne aldığı mekâna geçişle devam ediyor. IF Performance Hall, 6:45 KK ve Manhattan türü işletmeler, hem konser salonu hem de sosyalleşme alanı işlevini aynı anda üstlenerek bu akışı destekliyor.

Bu sahnede dikkat çeken unsurlardan biri de, Ankara’nın “dinleyici disiplini” olarak adlandırılan kültürü. Başkentte, canlı performans sırasında sahneye saygı, şarkı aralarındaki alkış ve grup sonrası kuliste kurulan iletişim, pek çok müzisyen tarafından “Ankara seyircisi başka” ifadesiyle tarif ediliyor. Böylece Ankara, sadece eğlence değil, müzisyen–dinleyici etkileşiminin sürdürülebilir olduğu bir rock ekosistemi kuruyor.

RAP SAHNESİ “ANGARA” ÜSLUBUYLA SOKAĞI MÜZİĞE TAŞIYOR

Son yıllarda Ankara dendiğinde, rock kadar öne çıkan bir diğer hat da rap sahnesi oluyor. Ezhel ve benzeri isimlerin yükselişiyle birlikte, Ankara şivesi ve sokak jargonunun rap müzik içinde öne çıkması, kenti bu türde ayrı bir marka hâline getirdi. Ankara rap’i, İstanbul merkezli sahneye kıyasla daha sert, daha mahalle odaklı ve yer yer arabesk duygusuyla harmanlanmış bir çizgide ilerliyor.

Geçmişte Seğmenler Parkı, Kuğulu Park, Botanik Parkı gibi kamusal alanlarda yapılan freestyle buluşmaları, bugün yerini daha profesyonel sahne organizasyonlarına bırakmış durumda. Buna rağmen sokak pratiği tam olarak kaybolmuyor; gençler hâlâ park buluşmalarını, açık hava banketlerini ve küçük meydan toplanmalarını müziğin beslendiği alanlar olarak sürdürüyor. Ardından bu içerik, stüdyo kayıtlarına, sosyal medyaya ve sahne performanslarına taşınıyor.

Ankara’daki rap konserlerinde türler arası geçiş de belirgin. Canlı performanslarda arkada rock gitar riffleri kullanılabiliyor, beat’lerin içine arabesk veya eski pop sample’ları eklenebiliyor. Böylece Ankara rap sahnesi, sadece hiphop değil, Ankara’ya özgü bir “melez müzik” anlatısının da taşıyıcısı hâline geliyor. Kızılay ve çevresindeki küçük sahneler, üniversite topluluklarının düzenlediği etkinlikler ve dönemsel festival organizasyonları bu geçişli yapıyı görünür kılıyor.

GECE İLERLEDİKÇE ELEKTRONİK MÜZİK SAHNEYE ÇIKIYOR

Ankara’da rock barların programı gece yarısına doğru yavaş yavaş sona ererken, şehir bu kez elektronik ve tekno odaklı başka bir ritme geçiyor. Özellikle Çankaya, Farabi, Güvenlik hattı ve belirli butik mekânlar, bu sahnenin ana duraklarını oluşturuyor. Kentin elektronik müzik kitlesi, program takibini sıkı tutan, DJ setlerine ve line-up detaylarına özen gösteren nispeten seçici bir profilden oluşuyor.

Uzun yıllardır kent hafızasında yer eden Kite gibi mekânlar, Ankara’nın elektronik müzik tarihinde özel bir yer tutuyor. Bu tür mekânlar, farklı semtlerden ve farklı müzik zevklerinden gelen gençlerin gece sonunda toplandığı “ortak buluşma noktaları” olarak işlev görüyor. Özellikle hafta sonları, rock ya da rap etkinliğinden çıkan gençlerin yolu, sabaha kadar süren elektronik setler için bu tür kulüplere düşebiliyor.

Çankaya çevresindeki daha küçük ve niş kulüplerde ise house, minimal techno, melodic techno gibi alt türler için özel geceler düzenleniyor. Bu mekânlar, Ankara’nın dışarıdan atfedilen gri imajına karşı neon ışıklarla, görsel şovlarla ve yoğun dans pistleriyle zıt bir atmosfer kuruyor. Böylece Ankara pratiğinde gece, rock bar–rap sahnesi–elektronik kulüp üçgeninde organik olarak akıyor; katılımcılar tek türle sınırlı kalmayan bir deneyim yaşıyor.

YENİ NESİL ARABESK ANKARA GECESİNİ DUYGUSAL OLARAK BAĞLIYOR

Ankara gece hayatının gizli ama vazgeçilmez bileşeni ise arabesk. Ancak burada öne çıkan, klasik meyhane arabeski değil; rock sahnesinde Müslüm Gürses cover’ları, rap şarkılarındaki damar nakaratlar ve gece sonunda çorbacıda çalan nostaljik arabesk–fantezi şarkılarıyla kendini gösteren yeni nesil bir arabesk anlayışı. Bu anlayış, şehrin melankolik ruhunu, gençlik kültürünün içine sızdırıyor.

Rock barlarda, setin sonuna doğru repertuvara alınan bir arabesk cover’ına salonun bir anda hep bir ağızdan eşlik etmesi, Ankara gecelerinin sık rastlanan manzaralarından. Rap sahnesinde ise sokağın sert dili, arabeskin duygusal yoğunluğuyla birleşerek “hem isyan hem iç dökme” formuna dönüşüyor. Böylece arabesk, türler arasında bir köprü işlevi görerek hem rock hem rap hem de pop sahnesine nüfuz ediyor.

Daha büyük ve popüler konserler için tercih edilen Jolly Joker ve benzeri mekânlar, arabesk–pop karışımı programlarıyla bu duygusal hattı geniş bir kitleye ulaştırıyor. Üniversiteli kitlenin de dahil olduğu bu programlarda, set listesi çoğu zaman pop, rock ve arabesk arasında gidip geliyor. Gecenin ilerleyen saatlerinde, özellikle kapanışa yakın, arabesk parçalara ayrılan bloklar, salonun ortak duyguyu yakalamasını sağlıyor.

ANKARA’DA MÜZİK ROTALARI SEMTLERE GÖRE DEĞİŞİYOR

Ankara’da gençlerin tercih ettiği gece rotaları, semtlerin karakterine göre farklılaşıyor. Tunalı ve Bestekar hattı, rock, alternatif ve pop ağırlıklı; kalabalık, enerjik ve sokaklara taşan sohbetlerin yoğun olduğu bir çizgi sunuyor. Burada publar, canlı müzik sahneleri ve performans mekânları, akşam erken saatlerden itibaren dolmaya başlıyor.

Bahçelievler 7. Cadde tarafında ise pop ve Türkçe rock öne çıkıyor. Bölgenin öğrenci yoğunluğu, daha rahat ve gündelik bir kafe kültürü yaratıyor. Büyük kafeler ve nargile–müzik kombinasyonuna dayalı işletmeler, özellikle üniversite çıkışlarında ve hafta sonu akşamlarında gençleri ağırlıyor. Kızılay’ın Konur ve Karanfil sokakları, sokak müziği, türkü–rock karışımı barlar, teras mekânlar ve daha politik, samimi, görece uygun fiyatlı işletmelerle öne çıkıyor.

Çankaya’nın Güvenlik, Farabi ve civarı ise elektronik, caz ve lounge müzik programlarıyla daha sofistike, gece kulübü havası taşıyan mekânlara ev sahipliği yapıyor. Bu bölgede, belirli günlerde jazz canlı performansları, DJ setleri ve kokteyl bar konseptleri bir arada bulunabiliyor. Böylece Ankara’da tek bir “gece hayatı” değil, birbirine bağlanabilen ama kendi içinde farklılaşan çok sayıda rota ortaya çıkıyor.

ANKARA’DA GENÇLER ESNEK GECE PLANIYLA TÜRLERİ BİRLEŞTİRİYOR

Ankara pratiğinde, gençlerin gece planları çoğu zaman esnek tutuluyor. Akşamüstü Kızılay ya da Tunalı’da uygun fiyatlı bir başlangıç yapıp, canlı rock performansına geçmek, ardından rap veya elektronik müzik sahnesine kaymak, gecenin sonunda ise arabesk tınılı bir çorbacıda kapanış yapmak yaygın bir rota hâline gelmiş durumda. Bu akış, kentin “resmi” imajının arkasında, oldukça hareketli ve çok katmanlı bir müzik kültürü barındırdığını gösteriyor.

Yerel yönetimler, mekân işletmecileri ve üniversite topluluklarının düzenlediği konser, festival ve etkinlikler, bu rotaları dönemsel olarak daha da zenginleştiriyor. Ankara’nın sert kışları, uzun geceleri ve içe dönük atmosferi, gençleri kapalı mekânlarda sosyalleşmeye ve müzik üzerinden bağ kurmaya yönlendirerek, kenti Türkiye’nin en özgün müzik laboratuvarlarından biri hâline getiriyor. 

Rock, rap, elektronik ve arabesk türlerinin aynı sahnede buluşması, bugün için geçici bir trend değil; “Ankara Sound” olarak adlandırılabilecek kalıcı bir şehir pratiği olarak öne çıkıyor.

Yorumlar

Yorum kurallarını okudum ve kabul ediyorum.
Henüz yorum eklenmemiş, ilk yorum ekleyen siz olun.
Sonraki Sayfa