Ankara Sokak Lezzetleri: Döner Dışında Ne Yenir? (Gece Aç Kalanlar İçin Rehber)

Ankara’da gece acıkınca sadece döner mi yenir? AOÇ’de kokoreçten Esat’ta aspavaya, Bahçeli tostlarından sabahın ilk ışığında simide kadar neler var?

ZDA
Zeliha Demirci Aktaş Editör
YAYINLAMA
GÜNCELLEME
Ankara Sokak Lezzetleri: Döner Dışında Ne Yenir? (Gece Aç Kalanlar İçin Rehber)
ZDA
Zeliha Demirci Aktaş Editör

Ankara’da sokak lezzetleri, özellikle gece saatlerinde hem öğrencilerin hem memurların hem de şehrin müdavimlerinin ortak buluşma noktası haline geliyor. 

Başkentte Atatürk Orman Çiftliği kokoreççileri, Esat ve Küçükesat’taki aspavalar, Bahçelievler ve Tunalı’daki tostçular ile Kızılay ve Ulus’taki simitçiler, hem düşük bütçeli hem de doyurucu seçenekler sunarak Ankara pratiğine uygun bir “gece beslenme” kültürü oluşturuyor.

ANKARA’DA KOKOREÇ NASIL YAPILIYOR?

Ankara’da kokoreç denince, mevzuat gereği hijyen ve gıda güvenliği denetimleri Tarım ve Orman Bakanlığı ile ilçe belediyelerinin sorumluluğunda yürütülse de, pratikte vatandaşın aklına ilk olarak Atatürk Orman Çiftliği’ndeki büfeler geliyor. AOÇ çevresinde sıralanmış kokoreççiler, yıllardır gece geç saatlerde arabasını kenara çeken Ankaralıların buluşma noktası olmaya devam ediyor.

Başkentte kokoreç, İstanbul veya İzmir’deki gibi ince kıyım, domates ve biberle bastırılmış bir lezzet olarak değil, daha iri doğranmış ve “sade” haliyle öne çıkıyor. Uykuluk ve bağırsağın tadı ön planda tutuluyor; baharat, domates ve biber kokorecin önüne geçmiyor. Bu yaklaşım, hem geleneksel sakatat kültürünü koruyor hem de lezzeti daha belirgin hale getiriyor.

Gece 22.00’den sonra yoğunlaşan AOÇ kokoreççileri, resmi mesai şehri Ankara’nın rengine tezat oluşturan canlı ve salaş bir atmosfer yaratıyor. Arabada veya taburede yenilen kokoreç, soğuk Ankara ayazında sıcak ekmek ve buharıyla adeta “açık hava lokantası” etkisi bırakıyor. 

Yanında çoğunlukla ayran tercih ediliyor. Böylece alkolsüz, pratik ve nispeten hesaplı bir gece atıştırmalığı ortaya çıkıyor. Mevzuat gereği işletmeler ruhsat, hijyen ve sakatat işleme kurallarına tabi tutulurken, tüketiciler de pişme derecesine ve işletmenin temizliğine dikkat ederek kendi güvenliğini sağlıyor.

ANKARA'DA ASPAVA KÜLTÜRÜ SOKAK LEZZETLERİ ARASINDA BİR NUMARA

Ankara’da aspava, tabelada bir restoran adı gibi dursa da sokak lezzetleri kültüründe başlı başına bir “yaşam tarzı” kabul ediliyor. Açılımı “Allah Sağlık Para Afiyet Versin Amin” olan aspava, özellikle Esat ve Küçükesat hattında yoğunlaşmış durumda. Birçok şube 7 gün 24 saat çalışarak gececi nüfusa hizmet veriyor.

Ankara pratiğinde aspavaya gidenlerin menüye bakmasına çoğu zaman gerek kalmıyor. Şehrin ortak şifresi haline gelmiş “SSK dürüm” (soslu, soğanlı, kaşarlı) siparişi, hem yerli hem de şehre yeni gelenler için standart tercih olarak öne çıkıyor. Bu dürüm, etin üzerine eklenen özel sos, bol soğan ve eriyen kaşarla birlikte tok tutan ve hızlı servis edilebilen bir seçenek sunuyor.

Aspavayı farklı kılan en önemli unsur, ikram kültürü. Masaya daha sipariş tam verilmeden çiğ köfte, cacık, patates kızartması ve salata gibi tabaklar geliyor. Bu uygulama, hem Ankara misafirperverliğinin yansıması olarak görülüyor hem de genç nüfus için “fiyat-performans” dengesini cazip hale getiriyor. Yemeğin sonunda çoğu yerde dondurmalı irmik helvası ve çay ikramı, bu ritüelin imza kapanışı sayılıyor.

Hukuki açıdan bakıldığında, bu işletmeler klasik restoran statüsünde faaliyet gösteriyor; belediye ruhsatı, vergi kaydı, iş sağlığı ve güvenliği, sigortalı personel gibi mevzuat yükümlülükleri taşıyor. Ancak şehir kültürü içinde, özellikle geceleri “sokak lezzeti uzantısı” gibi algılanıyor; çünkü birçok kişi için gece yarısı sıcak dürüm, hızlı hizmet ve bol ikram, tıpkı ayakta yenen bir sokak yemeği deneyimi yaratıyor.

GECE TOSTÇULARI ÖĞRENCİLERİ DOYURUYOR

Ankara’nın üniversite şehri kimliği, tost ve sandviç kültürünü de farklı bir noktaya taşımış durumda. Bahçelievler 7. Cadde, civar sokaklar ve Tunalı Hilmi çevresi, gece kulübü çıkışı veya final haftası sabahlamalarında ayakta kalmaya çalışan gençlerin en çok tercih ettiği bölgeler arasında yer alıyor.

Bu semtlerdeki tostçular, klasik kaşar-sucuklu tostun çok ötesine geçen menüler sunuyor. Bazlama tost, Ankara’ya özgü yorumlardan biri olarak öne çıkıyor. 

Standart tost ekmeği yerine kullanılan bazlama; içine kavurma, sucuk ve bol kaşar eklenerek hem daha hacimli hem de daha doyurucu hale getiriliyor. Gece geç saatte tek öğünle doymak isteyenler için bu tarz tostlar, öğrencinin bütçesine göre “mini ziyafet” sayılıyor.

Bir diğer popüler seçenek ise “atom” türü sandviçler. İçine sosis, salam, sucuk, yumurta, turşu ve çeşitli sosların girdiği bu karışık sandviçler, tek ısırıkta adeta tüm fast food çeşitlerinin birleşimini sunuyor. Gençler arasında “comfort food” olarak görülen bu ürünler, hem hızlı hazırlanıyor hem de oturacak yer bulamayanlar için ayakta veya elde yenebiliyor.

Gıda mevzuatına göre tostçular da diğer yeme-içme işletmeleri gibi belirli hijyen, gıda güvenliği ve personel sağlığı kurallarına uymak zorunda. Ankara pratiğinde ise özellikle geç saatlerde yoğunlaşan bu işletmeler, çevredeki bar ve kafelerle birlikte bir gece ekonomisi zinciri oluşturuyor. Şehrin “gri ve resmi” gündüz kimliği, bu bölgelerde gece renkli ve hareketli bir sosyal hayata dönüşüyor.

ANKARA SİMİDİ SABAH NÖBETİNİ TUTUYOR

Geceyi sokakta veya derste bitirenler, günün ilk ışıklarıyla birlikte Ankara simidiyle tanışıyor. Kızılay ve Ulus Meydanı başta olmak üzere birçok noktada tezgah açan simitçiler, sabah 06.00–09.00 saatleri arasında en yoğun dönemini yaşıyor. Bu saatlerde sokak, bir yandan işe yetişmeye çalışan memurların, diğer yandan sınava giden öğrencilerin adımlarıyla dolup taşıyor.

Ankara simidi, diğer şehirlerdeki simitlerden görünüm ve lezzet olarak ayrılıyor. Daha koyu renge sahip olması, yoğun pekmezleme tekniğinden kaynaklanıyor. Dışının daha çıtır, içinin daha dolgun yapıda olması, susamının bol kullanılması ve odun fırınlarında pişirilmesi, onu başlı başına bir başkent klasiği haline getiriyor.

Yanında üçgen peynir veya beyaz peynir ve ince belli bir bardak çayla tüketilen Ankara simidi, düşük maliyetle yapılan bir “sokak kahvaltısı” sunuyor. Özellikle sabahları hızlıca bir şeyler atıştırmak zorunda olanlar için bu kombinasyon, lüks kahvaltılara alternatif olarak görülüyor. Belediyeler, simit tezgahları için ruhsat ve yer tahsisiyle ilgili düzenlemeler yaparken; denetimler, gıda güvenliği ve hijyen şartlarının korunmasına odaklanıyor.

ANKARA’DA GECE NE NEREDE YENİR?

Başkentte karar vermekte zorlananlar için pratik bir Ankara rehberi şöyle öne çıkıyor: 

  • Kokoreç denince akla Atatürk Orman Çiftliği geliyor; burada özellikle 22.00 sonrası arabada veya ayakta, salaş ve nostaljik bir atmosferde tüketiliyor. 
  • Aspava dürümleri için Esat ve Küçükesat hattı, günün her saati dolu; ama en yoğun dönem gece saatleri. Burada masaya oturuluyor, ikramlarla donatılan sofrada tıka basa doyma hedefleniyor.
  • Tost ve sandviç için Bahçelievler 7. Cadde ve Tunalı çevresi öne çıkıyor. Gece kulübü sonrası hızlı, pratik ve bol malzemeli tostlar, genç nüfusun ilk tercihlerinden biri. 
  • Simit için ise Kızılay ve Ulus çevresindeki seyyar veya sabit tezgahlar, sabah 06.00–09.00 arasında şehrin nabzını tutuyor. Ayaküstü, çıtır ve taze simit, Ankara’da güne başlama ritüeli olarak kabul ediliyor.

Ankara’da sokak lezzetleri, sadece karın doyurmanın ötesinde, gri binaların arasındaki sıcaklığı hissettiren bir kültür taşıyor. Resmi kurumların, üniversitelerin ve geniş caddelerin gölgesinde, kokoreçten aspavaya, tostan simide uzanan bu lezzet rotası, başkentin gece kimliğini ortaya koyuyor.

Yorumlar

Yorum kurallarını okudum ve kabul ediyorum.
Henüz yorum eklenmemiş, ilk yorum ekleyen siz olun.
Sonraki Sayfa