Ankara'da iftarda Çukurambar mekanları mı yoksa tarihi Kale İçi mi tercih ediliyor?
Ankara'da iftar için lüks Çukurambar mekanları mı yoksa tarihi Kale İçi mi tercih ediliyor? İki farklı Ramazan kültürü ve fiyatlar nasıl değişiyor?
Başkent Ankara’da Ramazan ayının gelmesiyle birlikte vatandaşlar, iftar organizasyonları için şehrin sosyo-ekonomik açıdan iki farklı ucunu temsil eden Çukurambar ve Kale İçi bölgelerine akın ediyor. Lüks gökdelenlerin ve protokol araçlarının yoğunlaştığı Çukurambar bölgesi ile tarihi dokunun ve geleneksel esnaf lokantalarının bulunduğu Kale İçi, sundukları farklı iftar menüleri ve atmosferleriyle Ankaralıların tercihlerini belirliyor.
ANKARA ÇUKURAMBAR VE KALE İÇİ İFTAR KIYASLAMASI? NERDE İFTAR YAPMAK DAHA KEYİFLİ?
LÜKS İFTARLARDA VALE KRİZİ YAŞANIYOR
Ankara’nın yeni cazibe merkezi kabul edilen Çukurambar ve Söğütözü hattı, özellikle siyaset ve iş dünyasının iftar buluşmalarına ev sahipliği yapıyor. Bu bölgedeki restoranlar, Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Koordinasyon Merkezi (UKOME) kararlarına tabi olan vale hizmetlerini yoğun bir şekilde kullanıyor. İftar saatine yakın dakikalarda, lüks segment araçların oluşturduğu kuyruklar ana arterlerde trafiği kilitliyor. İşletmeler, "Vale Hizmet Yönetmeliği" gereği araç teslim fişi vermek ve otopark ücretini tabelada belirtmek zorunda kalıyor. Ancak yoğunluk nedeniyle vatandaşlar araçlarını teslim ederken veya alırken ciddi zaman kayıpları yaşıyor. Çukurambar’daki iftarın alametifarikası, şık porselen tabaklarda sunulan "fix menü"ler ve garsonların protokol kurallarına uygun servis açması oluyor.

TARİHİ SOKAKLARDA NOSTALJİ RÜZGARI ESİYOR
Diğer taraftan Altındağ Belediyesi tarafından restorasyon çalışmaları tamamlanan Ankara Kalesi ve Hamamönü bölgesi, iftarı bir zaman yolculuğuna dönüştürüyor. Kale İçi’ne giden vatandaşlar, araçlarını genellikle Ulus veya Hisar Parkı çevresindeki otoparklara bırakıyor ve dik yokuşları yürüyerek çıkıyor. Tarihi konakların avlularında kurulan tahta masalar ve yer sofraları, Ramazan’ın manevi ruhunu yansıtıyor. Burada iftar yapanlar, Çukurambar’ın steril ve kapalı ortamından ziyade, Arnavut kaldırımlı sokaklarda yankılanan ezan sesiyle oruçlarını açıyor. Kale esnafı, mevzuata uygun olarak kaldırımları işgal etmeden masa atıyor ve sokaklarda yanan kandiller nostaljik bir atmosfer oluşturuyor.

MENÜ FİYATLARI SEMTLERE GÖRE DEĞİŞİYOR
Ticaret Bakanlığı’nın "Fiyat Etiketi Yönetmeliği" kapsamında her iki bölgedeki işletmeler de kapı girişlerine iftar menülerini ve fiyatlarını asıyor. Çukurambar’daki restoranlar genellikle kişi başı yüksek bedelli ve içerisinde zengin iftariyelik tabağı, ara sıcak ve ana yemeğin bulunduğu set menüler sunuyor. Fiyatlar, işletmenin marka değeri ve konumuna göre belirleniyor ve genellikle rezervasyonsuz müşteri kabul edilmiyor. Kale İçi ve Hamamönü’nde ise durum farklılaşıyor; burada vatandaşlar daha esnek menüler buluyor. Ankara Tava, güveç veya ızgara çeşitleri üzerinden "Alakart" seçim yapılabiliyor. Tüketici Hakları Kanunu gereği, "kuver" veya "servis bedeli" gibi ek ücretlerin adisyonda açıkça belirtilmesi ve menüde yazması gerekiyor; vatandaşlar bu detaya dikkat ediyor.

TRAFİK DENETİMLERİ İFTAR SAATİNDE ARTIYOR
İki bölge arasındaki en büyük ortak nokta, iftar saati yaklaştığında artan trafik yoğunluğu oluyor. Ankara Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri, özellikle Konya Yolu (Çukurambar girişi) ve Ulus Heykel (Kale girişi) civarında önlemlerini artırıyor.
Çukurambar’da çift sıra parklanma yapan araçlara cezai işlem uygulanıyor ve çekiciler hazır bekletiliyor. Kale bölgesinde ise dar sokaklara araç girişi belirli saatlerde kısıtlanıyor (UKOME kararı ile yayalaştırılan alanlar). İftara yetişme telaşıyla hız sınırını aşan sürücüler, Elektronik Denetleme Sistemi (EDS) kameraları tarafından tespit ediliyor. Vatandaşlar, iftara geç kalmamak için rotalarını ve park yerlerini önceden planlıyor.

ATMOSFER TERCİHLERİ REZERVASYONU BELİRLİYOR
Vatandaşların tercihi, sadece yemekten ibaret kalmıyor; aradıkları huzur ve eğlence anlayışı da rotayı çiziyor. Çukurambar’daki mekanlarda genellikle canlı tasavvuf müziği veya fasıl ekipleri, kapalı salonlarda akustik bir ortam sağlıyor. Klimalı ve konforlu ortamlar, uzun süren iftar sohbetlerine olanak tanıyor.
Kale İçi ve Hamamönü’nde ise Ramazan etkinlikleri sokağa taşıyor. Belediyenin düzenlediği Karagöz-Hacivat gösterileri, macun satıcıları ve şerbetçiler, iftar sonrasında sokakları şenlendiriyor.
Aileler, çocuklarına eski Ramazan kültürünü göstermek için Kale tarafını tercih ederken, iş yemekleri ve resmi ağırlamalar için Çukurambar ön plana çıkıyor. Her iki bölge de Ankara’nın Ramazan mozaiğini tamamlıyor.
