Ankara insanı nasıldır?
Türkiye'nin kalbi Ankara'da yaşayan insanların karakteristik özellikleri nelerdir ve bu şehre özgü ''memur şehri'' disiplini günlük hayata nasıl yansıyor?
Ankara'nın kendine has iklimi ve bürokratik yapısı içerisinde şekillenen insan profili, Cumhuriyet değerlerine bağlılığı, disiplinli yaşam tarzı ve "gri şehir" imajının altındaki sıcak samimiyetiyle Türkiye'nin sosyal dokusunda çok özel bir yer tutuyor. Başkentin caddelerinde, parklarında ve kamu binalarında her gün gözlemlenen bu karakteristik yapı, Ankaralı olma bilincini sadece bir ikametgah meselesi olmaktan çıkarıp köklü bir şehir kültürüne dönüştürüyor.
ANKARA İNSANI ZAMAN YÖNETİMİNE DİKKAT EDİYOR
Ankara sınırları içerisinde yaşayan milyonlarca vatandaş, şehrin düzenli yapısına uyum sağlayarak sabahın erken saatlerinden itibaren iş yerlerine ve okullarına doğru hareket ediyor. Başkentin memur, öğrenci ve esnaf ağırlıklı nüfus yapısı, toplumsal kurallara olan saygısı ve nezaketiyle diğer büyükşehirlerden ayrılan bir profil çiziyor. Kamu hizmetlerinin merkezi olması sebebiyle yasal mevzuatlara ve hiyerarşiye doğal bir yatkınlık gösteren Ankara insanı, günlük yaşamında planlı olmayı ve zaman yönetimine dikkat etmeyi bir hayat felsefesi haline getiriyor.

ANKARA İNSANI DÜRÜST BİR KARAKTER SERGİLİYOR
Ankara insanı, şehrin mimarisiyle bütünleşen ağırbaşlı bir duruş sergiliyor. Sabah saatlerinde Kızılay veya Tunalı Hilmi Caddesi'nde yürürken, ütülü kıyafetleri ve ciddi bakışlarıyla işine yetişen insan toplulukları göze çarpıyor. Bu ciddiyet, aslında Ankara’nın devlet geleneğinden gelen bir mirası temsil ediyor. Ancak bu mesafeli duruşun altında, bir ihtiyaç anında hemen yardıma koşan, samimi ve güvenilir bir komşuluk ilişkisi yatıyor. Ankaralılar, dostluklarını uzun yıllara yayılan sağlam temeller üzerine kuruyor ve "Ankara ayazı" gibi sert ama dürüst bir karakter sergiliyor.
TOPLU TAŞIMA VE TRAFİKTE NEZAKET KURALLARI İŞLİYOR
Ankara trafiğinde ve toplu taşıma araçlarında, şehrin yerleşik kültüründen gelen yazısız kurallar her zaman devrede oluyor. Metro duraklarında sağda durma kuralına uyulması, otobüslerde büyüklere yer verilmesi ve genel bir sessizliğin hakim olması, Ankara insanının kamusal alan kullanımındaki bilincini gösteriyor. EGO otobüslerinde veya Ankaray vagonlarında kitap okuyan, kulaklığıyla dünyasına çekilen ama çevresine karşı her zaman saygılı olan bir kitle bulunuyor. Bu durum, Ankara'nın bir eğitim ve kültür şehri olmasının doğal bir sonucu olarak kabul ediliyor.

SOSYAL YAŞAMDA "PASAJ VE PARK" KÜLTÜRÜ ÖN PLANA ÇIKIYOR
Ankaralılar için sosyalleşmek, sadece lüks mekanlarda bulunmak anlamına gelmiyor. Hafta sonları Seğmenler Parkı’nda çimlere yayılan gençler, Kuğulu Park’ta kuğuları izleyen aileler veya Bahçelievler’in 7. Caddesi’nde yürüyüş yapan emekliler, şehrin sosyal dokusunu oluşturuyor.
Ankara insanı, deniz olmamasını bir eksiklik olarak görmüyor; aksine, şehrin sunduğu kültürel etkinlikleri, tiyatroları ve konserleri sonuna kadar değerlendiriyor. Devlet Tiyatroları’nın biletlerinin dakikalar içinde tükenmesi, Ankara insanının sanata ve entelektüel birikime verdiği önemi kanıtlıyor.
MEVZUATA VE KURALLARA SAYGI ÖNCELİK TAŞIYOR
Ankara'da yaşamak, kuralların ve yasaların nefesini her an hissetmek anlamına geliyor. Bu durum, Ankara insanını daha bilinçli birer vatandaş haline getiriyor. Vergi dairesinden belediye hizmetlerine kadar her türlü resmi işlemde prosedürlere hakim olan Ankaralılar, haklarını ararken de bu bilgi birikimini kullanıyor. Şehrin düzenli yapısı, insanların davranışlarına da yansıyor; sıraya girmek, randevulara sadık kalmak ve çevre temizliğine dikkat etmek Ankara'da bir yaşam standardı olarak görülüyor. Bu disiplin, Ankara'yı Türkiye'nin en yaşanabilir ve huzurlu büyükşehirlerinden biri yapıyor.

YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA RUHU HİÇ EKSİLMİYOR
Dışarıdan bakıldığında "soğuk" olarak nitelendirilen Ankara insanı, aslında en zor anlarda en büyük dayanışmayı gösteriyor. Mahalle kültürünün hala yaşadığı semtlerde, esnaf ve mahalleli arasındaki bağlar kopmuyor. Ankara'nın köklü üniversitelerinden mezun olanların oluşturduğu mezuniyet ağları ve hemşehri dernekleri, sosyal yardımlaşmanın en güçlü kalelerini oluşturuyor. Şehrin sert kış şartlarında yolda kalan bir araca yardım etmek için duran onlarca Ankaralıyı görmek, bu şehrin insanının özündeki sıcaklığı ve yardımseverliği her zaman hatırlatıyor.
