Ankara’nın İstiklal caddesi var mı? Tunalı mı, 7. Cadde mi, Sakarya mı?

Ankara’nın İstiklal Caddesi hangisi sayılır, gerçekten trafiğe kapalı bir “yaya caddesi” var mı, 7. Cadde efsanesi ve Tunalı gerçeği neye dayanıyor?

EP
Esra Polat Editör
YAYINLAMA
GÜNCELLEME
Ankara’nın İstiklal caddesi var mı? Tunalı mı, 7. Cadde mi, Sakarya mı?
EP
Esra Polat Editör

Ankara’da yıllardır süren “Bu şehrin İstiklal Caddesi hangisi?” tartışması, hem şehir planlaması hem de günlük sosyal hayat açısından yeniden gündeme geliyor. Tunalı Hilmi, Bahçelievler 7. Cadde (Aşkabat) ve Kızılay’daki yaya bölgeleri, hem mevzuat hem de fiili kullanım üzerinden mercek altına alınıyor.

ANKARA’NIN İSTİKLAL CADDESİ NERESİ?

İstanbul’daki İstiklal Caddesi’nin, tamamen yayalaştırılmış, tarihi dokuyla çevrili ve günün neredeyse 24 saati yaşayan yapısına Ankara’da bire bir denk düşen bir cadde bulunmuyor. Başkentte cadde kültürü daha parçalı ilerliyor; farklı semtler ve sokaklar, İstiklal’in bazı özelliklerini ayrı ayrı taşıyor. Bu nedenle hem şehir efsaneleri hem de belediye düzeyinde zaman zaman gündeme gelen “yayalaştırma” projeleri, kamuoyunda sıkça tartışılıyor.

TUNALI HİLMİ SOSYAL MERKEZ OLMAYI SÜRDÜRÜYOR

Tunalı Hilmi Caddesi, kuşkusuz Ankara’nın en prestijli ve en bilinen caddelerinin başında geliyor. Kafeler, butik mağazalar, zincir markalar ve kurumsal işletmelerle dolu yapı, caddeye “vitrin” niteliği kazandırıyor. Sosyal statü bakımından beyaz yaka, ofis çalışanı, kentli orta sınıf profili ağırlık kazanıyor.

Bu cadde, özellikle mağaza kalitesi ve kafe yoğunluğu açısından bakıldığında, İstiklal Caddesi’nin eski Pera dönemini andıran bir atmosfer sunuyor. 

Ucu Kuğulu Park’a bağlanan aksta, parkın bir nevi “meydan işlevi” görmesiyle Taksim Meydanı benzeri bir toplanma noktası oluşuyor. Hafta sonları ve akşam saatlerinde Tunalı’da adım başı karşılaşılan kalabalık, caddeyi şehrin en önemli buluşma adreslerinden biri haline getiriyor.

Ancak hukuki ve fiili durum, bu caddenin bir “yaya bölgesi” olduğuna izin vermiyor. Tunalı Hilmi, belediye otobüsleri, taksiler ve özel araçlarla gün boyunca yoğun şekilde kullanılan bir trafik aksı olmayı sürdürüyor. Dar kaldırımlar, park eden araçlar ve sıkışan trafik, yürüyüş konforunu ciddi biçimde düşürüyor. Yıllardır kamuoyunda ve yerel siyasette “Tunalı yayalaştırılsın mı?” sorusu tartışılsa da, esnafın yükleme–boşaltma ihtiyaçları, alternatif güzergâh eksikliği ve otopark sorunu nedeniyle kalıcı bir yayalaştırma kararına gidilemiyor.

7. CADDE EFSANESİ GERÇEĞE UYMUYOR

Bahçelievler 7. Cadde, Ankara’da özellikle üniversite öğrencilerinin ve genç nüfusun en çok tercih ettiği yürüyüş ve “piyasa” güzergâhlarından biri olarak öne çıkıyor. Sağlı sollu kafeler, restoranlar, zincirler, fast food noktaları ve mağazalarla çevrili cadde, günün büyük bölümünde yoğun yaya trafiği taşıyor. Enerji düzeyi ve kalabalık seviyesi, bazı saatlerde İstiklal Caddesi’ni andıracak boyuta ulaşıyor.

Kamuoyunda sıkça dile getirilen ve sosyal medyada da yayılan, “7. Cadde aslında araç trafiğine kapalı” veya “artık yaya bölgesi oldu” iddiaları ise gerçeği tam olarak yansıtmıyor. 

Ankara kent pratiğinde zaman zaman özellikle hafta sonları ya da belirli etkinlik dönemlerinde caddeyi trafiğe kapatma denemeleri yapılsa da, bu uygulamalar kalıcı bir hukuki statüye dönüşmedi. 7. Cadde, bugün itibarıyla tek yönlü işleyen, araçların aktif biçimde kullandığı bir trafik aksı olma özelliğini koruyor.

Bununla birlikte cadde, Tunalı’ya kıyasla daha geniş kaldırımlara sahip olduğu için yaya konforu nispeten daha yüksek. Kafelerin sokakla bütünleşen oturma düzeni, yürüyenlerin sık sık mola verebildiği bir “bulvar yaşamı” hissi yaratıyor. Ancak mevzuata ve fiili kullanıma bakıldığında, 7. Cadde’nin “tamamen yayalaştırılmış bir İstiklal” olduğu yönündeki şehir efsaneleri, Ankara gerçekliğiyle örtüşmüyor.

KIZILAY’IN YAYA SOKAKLARI GERÇEK YAYA BÖLGESİ OLUYOR

Ankara’da yalnızca “araç girmeyen” bir yer arandığında, Kızılay çevresindeki Sakarya, Yüksel ve Karanfil başta olmak üzere bazı sokaklar öne çıkıyor. Bu bölgelerde motorlu araç trafiğiyle karşılaşılmıyor; sokaklar yasal ve fiili olarak yaya kullanımına ayrılmış durumda. Sokak müzisyenleri, seyyar satıcılar, kitapçılar, barlar, türkü evleri ve birahaneler, bu bölgeyi Ankara’nın sokak kültürünü koruyan nadir alanlarından biri haline getiriyor.

Ancak bu bölgenin karakteri, İstiklal Caddesi’nin turistik ve tarihi yüzünden farklılaşıyor. Kızılay’ın yaya sokakları daha politik, daha “halk tipi” ve zaman zaman daha kaotik bir atmosfer taşıyor. Eylemler, basın açıklamaları, sendika buluşmaları ve çeşitli protesto etkinlikleri, bu alanları aynı zamanda kentin siyasal hafızasının da mekânı haline getiriyor. Mimari estetik ve tarihi doku açısından bakıldığında ise, bu sokakların İstiklal Caddesi ile yarışacak bir arka plana sahip olmadığı görülüyor.

MEVZUAT VE UYGULAMA AYNI NOKTADA BULUŞMUYOR

Türkiye’de bir alanın resmi olarak yaya bölgesi sayılabilmesi için belediyelerin ulaşım ve imar planları çerçevesinde karar alması, bu kararın trafik düzenini belirleyen kurumlarla uyumlu hale getirilmesi gerekiyor. Uygulamada ise tabelalar, fiziki engeller, bariyerler ve denetim mekanizmaları ile araç girişinin fiilen engellenmesi şart.

Ankara’da Tunalı Hilmi ve Bahçelievler 7. Cadde üzerinde bugüne kadar sıkça “yayalaştırma” tartışması yürütülse de, bu caddelerin hiçbirine kalıcı ve kapsamlı bir yaya bölgesi statüsü verilmiş değil. Kızılay’ın belirli sokakları ise, hem hukuken hem de uygulamada yaya bölgesi özelliklerini taşıyarak öne çıkıyor.

Bu tablo, Ankara’da yurttaşların uzun süredir dile getirdiği “trafikten tamamen arındırılmış, geniş, estetik ve kesintisiz bir yaya caddesi” talebinin henüz karşılık bulmadığını gösteriyor. Mevcut durum, başkentte cadde kültürünün parçalı, çok merkezli ve işlevlere göre bölünmüş bir yapıda ilerlediğini ortaya koyuyor.

ANKARA’NIN CADELERİ FARKLI ROLLER ÜSTLENİYOR

Güncel pratik dikkate alındığında Tunalı Hilmi, “görülmek, vitrine çıkmak ve sosyal statü göstermek” için tercih edilen; ancak yoğun araç trafiği ve dar kaldırımlar nedeniyle konforu sınırlı bir cadde olarak öne çıkıyor. Bahçelievler 7. Cadde, “piyasa yapmak, arkadaşlarla buluşmak, kafe ağırlıklı zaman geçirmek” için daha genç ve dinamik bir rota sunuyor; yine de araçlarla iç içe bir kullanıcı deneyimi belirleyici oluyor. Kızılay’ın yaya sokakları ise, “yürümek, sokak kültürüne karışmak, uygun fiyatlı mekânlara gitmek ve politik atmosferi solumak” isteyenlerin adresi haline geliyor.

Tüm bu farklı roller, Ankara’nın bugün itibarıyla İstanbul’daki İstiklal Caddesi’ne benzer, hem trafikten tamamen arındırılmış hem de güçlü bir tarihi ve estetik dokuya sahip tekil bir caddeye henüz sahip olmadığını gösteriyor. Başkentin “İstiklal”i tek bir eksende değil, farklı nitelikleriyle birden fazla merkezde hayat buluyor.

Yorumlar

Yorum kurallarını okudum ve kabul ediyorum.
Henüz yorum eklenmemiş, ilk yorum ekleyen siz olun.
Sonraki Sayfa