Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’nde 6 ayda 24,5 kilo verdi

Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Obezite Merkezi’ne başvuran Hüseyin Berk Uzun, 6 ayda 24,5 kilo verdi. Uzun, diyetisyen ve psikolog desteğiyle sürecin kolaylaştığını söyledi; Prof. Dr. Muhammed Kadri Çolakoğlu, obezitenin psikolojik, çevresel ve genetik yönleri olduğunu vurguladı.

HA
Kaynak İHA
YAYINLAMA
GÜNCELLEME
Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’nde 6 ayda 24,5 kilo verdi
HA
Kaynak İHA

Ankara’da yaşayan 34 yaşındaki Hüseyin Berk Uzun, son yıllarda artan kilosu günlük yaşamını zorlaştırınca Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’ne başvurdu. Endokrinoloji bölümüne giden Uzun, buradan Obezite Merkezi’ne yönlendirildi. Uzun, ekip eşliğinde 6 ay boyunca takip edildiğini anlattı. Süreçte diyet, yaşam tarzı düzeni ve psikolojik destek birlikte yürüdü; Uzun 133,5 kilodan 109 kiloya indi.

OBEZİTE GÜNLÜK YAŞAMI NASIL ETKİLİYOR?

Uzmanların sıkça dikkat çektiği obezite, günlük hayatta hareket kısıtlılığı, düzensiz uyku ve çabuk yorulma gibi sorunları artırıyor. Bu tablo, yalnızca fiziksel etkilerle sınırlı kalmıyor; stres bozukluğu, özgüven kaybı ve sosyal geri çekilme gibi psikolojik sonuçlar da görülebiliyor. Sağlık ekipleri, obezitenin tek bir nedene bağlanmadığını; çevresel koşulların, genetik yatkınlığın ve psikolojik etkenlerin birbirini beslediğini ifade ediyor. Bu nedenle obezite merkezlerinde diyetisyen, psikolog ve diğer branşların birlikte çalıştığı çok yönlü takip öne çıkıyor.

HÜSEYİN BERK UZUN: “ENDOKRİN BÖLÜMÜ OBEZİTE MERKEZİNE YÖNLENDİRDİ”

Kilo artışının yaşam kalitesini düşürdüğünü anlatan Hüseyin Berk Uzun, başvuru sürecini şöyle anlattı: “Çevremdeki insanların da tavsiyesiyle endokrin bölümüne başvurdum. Endokrin bölümü de obezite merkezimize yönlendirdi beni. Burada hemşire hanım, diyetisyen, fizyoterapist ile beraber son 6 aydır diyet uyguluyorum.” Uzun, takip sisteminin düzenli ilerlediğini, randevu ve kontrol planının da buna göre yapıldığını söyledi. Uygulanan programda beslenme düzeni, günlük hareket ve ihtiyaçlara göre planlanan destek adımlarının birlikte yürüdüğünü dile getirdi.

Hüseyin Berk Uzun

6 AYDA 24,5 KİLO: “BU DEĞİŞİMDEN MEMNUNUM”

Uzun, 6 ayda belirgin bir sonuç aldığını söyleyerek kilo değişimini net rakamlarla paylaştı: “6 ayda 133,5 kilodan 109 kiloya düşerek yaklaşık 24 buçuk kilo verdim.” Bu ilerlemenin motivasyonunu artırdığını belirten Uzun, obezite merkezinin yönlendirme ve takibinden memnun kaldığını ifade etti. Düzensiz beslenme nedeniyle kilo aldığını aktaran Uzun, diyetisyenlerin hazırladığı program sayesinde önce beslenme düzenini kurduğunu söyledi. Öğün planı, porsiyon kontrolü ve sürdürülebilir alışkanlıklar üzerinden ilerlediklerini dile getiren Uzun, sürecin “yasaklar” yerine “düzen” üzerinden kurulduğunu da sözlerine ekledi.

“HEM DİYETİSYEN HEM PSİKOLOGLA DESTEK ALDIM”

Kilo artışının ruh hâlini de etkilediğini söyleyen Uzun, merkezin psikolojik desteğine dikkat çekti. Uzun, “Burada sadece beslenme uzmanından değil, aynı zamanda psikolog hanımdan da destek aldım. Bu beslenme, kilo verme konusunda o da beni motive etti” dedi. Sürecin çok yönlü ilerlemesinin kendisini rahatlattığını vurgulayan Uzun, “Hem diyetisyen hem de psikologla beraber, obezite merkezinde daha kapsamlı bir şekilde destek alabildiğim için daha kolay kilo verdim” ifadelerini kullandı. Uzun’a göre psikolojik destek, motivasyonu korumada ve iniş çıkışları yönetmede belirleyici rol oynadı.

“UYKU DÜZENİM BOZUKTU, ENERJİM DÜŞÜKTÜ”

Fazla kilonun günlük hayata yansımasını da anlatan Uzun, özellikle uyku ve enerji sorunlarına işaret etti. Uzun, “Uyku düzenim daha bozuktu. Sabahları daha yorgun kalkıyordum. Gün içerisinde modum, enerjim düşük oluyordu” dedi. Hareket gerektiren aktivitelerde daha çabuk yorulduğunu söyleyen Uzun, kilo verdikçe bu şikâyetlerde azalma hissettiğini dile getirdi. Merkezdeki takip sırasında fiziksel kapasiteye uygun adımlar atıldığını, sürecin “bir anda” değil, kontrollü şekilde ilerlediğini de kaydetti.

HEDEF 90 KİLO: “100’ÜN ALTINA İNMEYE ÇALIŞIYORUM”

Hedefini de paylaşan Uzun, motivasyonunu somut bir noktaya bağladığını söyledi. “Şu an 109 kiloyum. 100’ün altına inmeye çalışıyorum. Ondan sonra ideal kilom 90 kilo olur. 90’a inebilirsem benim için çok büyük bir başarı olur” ifadelerini kullandı. Uzun, bundan sonraki dönemde sağlıklı beslenme düzenini sürdürerek ve kontrollerini aksatmayarak hedefe yaklaşmak istediğini dile getirdi. Programın sürdürülebilir olmasının, kendisi için “en kritik konu” olduğunu da sözlerine ekledi.

PROF. DR. ÇOLAKOĞLU: “OBEZİTE PSİKOLOJİK, ÇEVRESEL VE GENETİK”

Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Gastroenteroloji Cerrahisi’nden Prof. Dr. Muhammed Kadri Çolakoğlu, hastanın takip sürecine ilişkin bilgi verdi. Çolakoğlu, düzensiz kilo ve egzersiz alışkanlıklarının değiştirildiğini belirterek, “24 kilo verebilmesine vesile olduk. Şu an vücut kitle indeksi 34’e kadar düştü. 100 kilo civarlarında, hâlâ tedavimiz devam ediyor” dedi. Obezitenin tek bir başlıkla açıklanamayacağını vurgulayan Çolakoğlu, “Obezite psikolojik de bir durum, çevresel de bir durum, genetik de bir durum” ifadelerini kullandı; aile yatkınlığı, yaşam tarzı ve stres-depresyon ilişkisine dikkat çekti.

Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Gastroenteroloji Cerrahisi’nden Prof. Dr. Muhammed Kadri Çolakoğlu

“TÜRKİYE’DE KİLO PROBLEMİ CİDDİ RİSK FAKTÖRÜ”

Türkiye’de kilo probleminin yaygın olduğuna değinen Çolakoğlu, obezitenin yalnızca kilo fazlalığı olmadığını; beraberinde ek hastalık risklerini büyüttüğünü söyledi. Çolakoğlu, tansiyon, şeker ve eklem rahatsızlıkları gibi tabloların obeziteyle birlikte daha ciddi bir risk faktörü hâline geldiğini ifade etti. Bazı hastaların “kurtulmak istiyorum” demekte zorlandığını aktaran Çolakoğlu, tedavi başlayıp sonuçlar görülünce bu baskının azaldığını dile getirdi. Merkezlerin, bu noktada hem tıbbi hem psikososyal destekle hastanın sürece tutunmasını kolaylaştırdığı kaydedildi.

Yorumlar

Yorum kurallarını okudum ve kabul ediyorum.
Henüz yorum eklenmemiş, ilk yorum ekleyen siz olun.
Sonraki Sayfa