Ankara’da Dünya Böbrek Günü: Her 7 yetişkinden biri riskte
Ankara Üniversitesi İbni Sina’da Dünya Böbrek Günü programı yapıldı. TND verilerine göre Türkiye’de her 7 yetişkinden biri kronik böbrek hastası.
Türk Nefroloji Derneği (TND), 12 Mart Dünya Böbrek Günü kapsamında Ankara Üniversitesi İbni Sina Tıp Fakültesi’nde bilinçlendirme programı yaptı. Program, Sağlık Bakanlığı ve Ankara Aile Hekimliği Derneği iş birliğiyle, Vantive Sağlık Hizmetleri Şirketi sponsorluğunda düzenlendi. Etkinlikte “Sağlık Politikaları Zirvesi” ile “Aile Hekimleri Eğitim Toplantısı” başlıkları altında kronik böbrek hastalığı (KBH) ele alındı. TND ile Sağlık Bakanlığı’nın güncel verilerine göre Türkiye’de her 7 yetişkinden biri kronik böbrek hastası olarak takip ediliyor. Uzmanlar, erken tanı ve düzenli taramanın, hastalığın ilerlemesini yavaşlatmada kritik rol oynadığını vurguladı.
KATILIMCILAR VE KURUMLAR
Ankara’daki programda TND yönetim kurulu üyeleriyle birlikte Sağlık Bakanlığı Araştırma, Geliştirme ve Sağlık Teknolojisi Değerlendirme Daire Başkanlığı’ndan Olgun Şener yer aldı. Sağlık Bakanlığı Doku, Organ Nakli ve Diyaliz Daire Başkanı Prof. Dr. Erkan Ölçücüoğlu da toplantıya katılan isimler arasında bulundu. Vantive Pazar Erişim ve Kurumsal İlişkiler Yöneticisi Volkan Doğan programda hazır bulundu. Katılımcılar, böbrek hastalıklarının toplum sağlığı üzerindeki yükünü azaltmak için birinci basamak sağlık hizmetlerinde risk taramasının yaygınlaşması gerektiğini dile getirdi. Aile hekimlerinin takip süreçlerindeki önemine işaret edilirken, farkındalık çalışmalarının sahaya daha güçlü yansıması için ortak eğitimlerin süreceği belirtildi.
VERİLER HER 7 KİŞİYİ GÖSTERİYOR
TND ve Sağlık Bakanlığı tarafından paylaşılan güncel tabloya göre, Türkiye’de kronik böbrek hastalığı yetişkin nüfusta yüksek bir sıklıkla görülüyor. Uzmanlar, KBH’nin uzun süre belirti vermeden ilerleyebildiğini, bu nedenle tansiyon takibi, kan şekeri kontrolü ve düzenli laboratuvar ölçümlerinin önem taşıdığını kaydetti. Programda, obezite ve diyabetin KBH riskini artırdığı, hipertansiyonun da hastalığın hem nedeni hem sonucu olabildiği aktarıldı. Sağlık otoriteleri, erken dönemde yapılacak doğru yönlendirmelerle diyalize gidişin gecikebileceğini, bazı hastalarda ise uygun tedaviyle daha stabil bir yaşam kalitesinin mümkün olacağını ifade etti.
TND BAŞKANI TÜRKMEN KONUŞTU
Programın açılışında konuşan TND Başkanı Prof. Dr. Aydın Türkmen, dernek olarak hem toplumun bilinçlenmesine hem de sağlık çalışanlarının güncel bilimsel bilgiyle desteklenmesine odaklandıklarını söyledi. Türkmen, “Ülkemizde her yıl 10 binden fazla hasta diyaliz tedavilerine başlıyor ve bu sayının artması bizi endişelendiriyor” dedi. Toplumsal farkındalığın uzun soluklu çalışmalarla güçleneceğini vurgulayan Türkmen, böbrek hastalıklarının erken yakalanması için tarama ve eğitim ayağının büyümesi gerektiğini dile getirdi. Türkmen ayrıca, doğru bilginin birinci basamakta yaygınlaşmasının hastaların uzman merkeze daha erken ulaşmasını sağlayacağını belirtti.

UZMANLAR RİSKLERİ ANLATTI
Toplantıda farklı başlıklarda uzman sunumları yapıldı. TND yönetiminden Prof. Dr. Ercan Ok, tuz tüketiminde dikkat edilmesi gereken noktaları anlattı; hipertansiyon kontrolünün böbrek sağlığında belirleyici olduğunun altını çizdi. Prof. Dr. Galip Güz, obezite, diyabet ve KBH ilişkisini değerlendirerek yaşam tarzı değişikliklerinin etkisini vurguladı. Prof. Dr. İsmail Koçyiğit, periton diyalizi seçeneklerini aktarırken; Prof. Dr. Elif Arı Bakır, diyabetik böbrek hastalığına yönelik güncel yaklaşımı paylaştı. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Prof. Dr. Şehsuvar Ertürk ise KBH’de erken teşhisin, hastalığın seyrini değiştirebileceğini belirtti. Ayrıca, nefrolog sayısındaki azalma ve bunun nedenleri de gündeme taşındı.
EVDE DİYALİZ YAŞAM BİÇİMİ
Vantive Ülke Müdürü Fuat Çukadar, böbrek sağlığını iyileştirmeye dönük çözüm ve bilinçlendirme çalışmalarına değinerek evde diyaliz yaklaşımını anlattı. Çukadar, birçok hastanın diyaliz için haftanın belirli günlerini hastanede geçirmek zorunda olduğunu düşündüğünü söyledi. “Oysa sunduğumuz inovasyonlarla, evde diyaliz tedavi seçeneklerini hastalarımızın yaşam alanlarına taşıyoruz” diyen Çukadar, periton diyalizinin hasta için yalnızca bir yöntem değil, aynı zamanda günlük hayatı yeniden planlamaya yardımcı olan bir model olduğunu ifade etti. Çukadar, amaçlarının “hastanın hayatını tedaviye göre değil, tedaviyi hastanın hayatına göre planlamak” olduğunu dile getirdi.
