Ankara Bağlum Höyüğü nedir, neden Ankara'nın en eski tarihini değiştiriyor?

Ankara’nın Keçiören ilçesindeki Bağlum Höyüğü, kentin tarihini sanılandan ne kadar eskiye götürüyor, hangi medeniyetlerin izlerini bir arada saklıyor?

ZDA
Zeliha Demirci Aktaş Editör
YAYINLAMA
GÜNCELLEME
Ankara Bağlum Höyüğü nedir, neden Ankara'nın en eski tarihini değiştiriyor?
ZDA
Zeliha Demirci Aktaş Editör

Ankara’nın Keçiören ilçesine bağlı Bağlum’da yer alan Bağlum Höyüğü, kazı ve yüzey araştırmalarında ortaya çıkan bulgularla, kentin tarihini Tunç Çağı’na ve öncesine taşıyan kritik bir arkeolojik alan olarak öne çıkıyor. Höyükte ve çevresindeki buluntu gruplarında Tunç Çağı, Demir Çağı, Galat, Roma ve Bizans dönemlerine ait izler bir arada değerlendiriliyor, Ankara’nın “genç bir başkent” algısı toprak altından çıkan verilerle yeniden yazılıyor.

BAĞLUM HÖYÜĞÜ NEREDE BULUNUYOR, ANKARA İÇİN NEDEN STRATEJİK GÖRÜLÜYOR?

Bağlum Höyüğü, Ankara’nın kuzey koridorunda, Keçiören ilçesine bağlı Bağlum semtinde konumlanıyor. Bölge, günümüzde daha çok yakın dönem manevi kimliği ve Abdülhakim Arvasi Türbesi gibi ziyaret alanlarıyla bilinse de, arkeolojik veriler buranın binlerce yıl boyunca yerleşim için seçilmiş bir alan olduğunu gösteriyor.

Ankara platosunun kuzeyine açılan bu nokta, hem antik yolların kesişim bölgesi olarak hem de tarım ve hayvancılığa elverişli çevresiyle tarih boyunca cazibe merkezi olmuş durumda. Bu nedenle Bağlum Höyüğü, yalnızca lokal bir yerleşim kalıntısı değil, Ankara’nın kuzey tarihi coğrafyasını okumak için de bir “kilit taş” niteliği taşıyor.

BAĞLUM HÖYÜĞÜ’NDE HANGİ DÖNEMLERE AİT İZLER ORTAYA ÇIKIYOR?

Bağlum Höyüğü ve çevresindeki arkeolojik veriler, Ankara tarihine çok katmanlı bir perspektifle bakmayı zorunlu kılıyor. Höyükte saptanan bulgular, Anadolu’nun bilinen kronolojisiyle uyumlu biçimde, özellikle Tunç Çağı ve Demir Çağı’na işaret ediyor.

TUNÇ ÇAĞI İZLERİ ANKARA’DA NASIL BİR TABLO ORTAYA KOYUYOR?

Bağlum çevresinde ele geçen çanak çömlek parçaları, günlük kullanım kapları ve olası yerleşim temelleri, M.Ö. 3000-1200 arasına tarihlenen Tunç Çağı topluluklarının burada kalıcı biçimde yaşadığını gösteriyor.

Bu dönemde bölgede tarım ve hayvancılıkla uğraşan yerleşik grupların varlığı, Ankara’nın yalnızca bir “kara geçidi” değil, aynı zamanda üretim yapan köy ve kasabalarla örülü bir yerleşim ağına sahip olduğunu ortaya koyuyor. Hatti kültürünün etkilerinin hissedildiği bu katmanlar, Ankara’nın bilinen en eski uygarlık çevrelerine dâhil olduğunu gösteren somut kanıtlar arasında.

DEMİR ÇAĞI, FRİG VE GALAT İZLERİ ANKARA TARİHİNİ NASIL DERİNLEŞTİRİYOR?

Demir Çağı ile birlikte, Ankara ve çevresi Frig ve sonrasında Galat etkisinin görüldüğü alanlardan biri haline geliyor. Bağlum Höyüğü çevresinde tespit edilen seramik grupları, muhtemel tümülüs benzeri gömü yapıları ve yüzeyde görülen bazı mimari kalıntılar, bölgenin bu dönemde de aktif ve örgütlü yerleşim karakterini koruduğuna işaret ediyor.

Bölge, Galat kabilelerinin Anadolu’ya gelişinden sonra, bugünkü Ankara’nın adını aldığı Galatlar için de önemli bir hinterland olarak değerlendirilmekte; bu durum, Bağlum’u yalnızca prehistorik bir nokta olmaktan çıkarıp, antik çağ siyasi ve kültürel hareketliliğinin de bir parçası haline getiriyor.

ROMA VE BİZANS DÖNEMİ BAĞLUM’DA NASIL OKUNABİLİYOR?

Bağlum’da ve yakın çevresinde görülen devşirme taşlar, mezar stelleri ve yapı elemanları, Roma ve Bizans dönemlerinde de bu aksın tamamen terk edilmediğini gösteriyor. Özellikle devşirme malzeme kullanımı, antik dönem yapılardan sökülen taşların daha geç dönem mimarisinde yeniden değerlendirilmesine işaret ediyor.

Bu izler, Ankara’nın Roma İmparatorluğu döneminde önemli bir eyalet merkezi haline gelmesiyle birlikte, kuzey yerleşim kuşağının da idari ve ekonomik ağlarla şehir merkezine bağlandığını gösteriyor. Sikkeler, mezar yapıları ve mimari parçalar, bu süreçte Bağlum’un hem kırsal hem de yarı kentsel nitelik taşıyan bir yerleşim olduğunu düşündürüyor.

BAĞLUM HÖYÜĞÜ ANKARA’NIN EN ESKİ TARİHİYLE NASIL BAĞLANTI KURUYOR?

Bağlum Höyüğü, Ankara arkeolojisinde tek başına değerlendirilmiyor; Etiyokuşu, Ahlatlıbel, Karaoğlan gibi önemli kazı alanlarıyla birlikte okunduğunda, kentin tarihini Paleolitik dönemlere kadar götüren zincirin bir halkası olarak anlam kazanıyor.

ETİYOKUŞU, AHLATLIBEL VE KARAOĞLAN İLE NASIL BİR AĞ OLUŞTURUYOR?

Etiyokuşu’nda saptanan erken dönem yerleşim izleri, Ahlatlıbel’de ortaya çıkarılan Kalkolitik ve Erken Tunç Çağı buluntuları, Karaoğlan’daki höyük yapıları ve gömü alanları, Ankara çevresinde çok erken dönemlerden itibaren kesintili de olsa bir yerleşim devamlılığına işaret ediyor.

Bağlum Höyüğü, bu tabloya Ankara’nın kuzeyini eklerken, kentin yalnızca belli bir vadide ya da tek bir ovada değil, geniş bir coğrafi yayılım içinde geliştiğini gösteriyor. Böylece Ankara’nın “Cumhuriyetle var olmuş” bir şehir olduğu yönündeki yaygın algı, bilimsel verilerle yerini “binlerce yıllık bir yerleşim merkezi” gerçeğine bırakıyor.

BAĞLUM HÖYÜĞÜ ÇALIŞMALARI ANKARA’NIN TARİHSEL KRONOLOJİSİNİ NASIL ETKİLİYOR?

Bağlum Höyüğü üzerinde yapılan arkeolojik araştırmalar, Ankara’nın tarihsel kronolojisinin boşlukta kalan halkalarını tamamlamaya yardımcı oluyor. Tunç Çağı’ndan Bizans’a kadar uzanan izler, kentin yalnızca bazı dönemlerde öne çıkan bir merkez değil, uzun vadeli bir “medeniyet sahnesi” olduğunu gösteriyor.

Tunç Çağı bulguları, ilk organize toplulukların bölgede güçlü biçimde var olduğunu; Demir Çağı ve Galat-Frig izleri, bölgesel ticaret ve kültürel etkileşimin yoğunlaştığını; Roma ve Bizans buluntuları ise şehirleşme, idari yapılanma ve dini yaşamın izlerini bir araya getiriyor. Böylece Bağlum, Ankara’nın tarih zincirinde kopuk görünen halkalar arasında somut bağlantılar kuruyor.

BAĞLUM HÖYÜĞÜ ANKARA’NIN KİMLİK ALGISINI NASIL DEĞİŞTİRİYOR?

Bağlum Höyüğü, Ankara’nın “bozkırın ortasında yeni kurulmuş bir başkent” olduğu yönündeki yüzeysel algıyı kökten dönüştürüyor. Toprak altından çıkan her seramik parçası, her mimari kalıntı ve her mezar taşı, şehrin aslında çok katmanlı bir tarihsel hafızaya sahip olduğunu gösteriyor.

Bugün modern konutların, ana yolların ve yeni yerleşimlerin çevrelediği Bağlum’da, binlerce yıl öncesine uzanan sessiz bir tarih katmanı hâlâ korunuyor. 

Yorumlar

Yorum kurallarını okudum ve kabul ediyorum.
Henüz yorum eklenmemiş, ilk yorum ekleyen siz olun.
Sonraki Sayfa