Mansur Yavaş BTP iftarında hükümete yüklendi
ABB Başkanı Mansur Yavaş, BTP’nin iftarında hukuk ve ifade özgürlüğü eleştirisi yaptı; emeklilere 2’şer bin liralık destekleri anlattı.
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Bağımsız Türkiye Partisi’nin (BTP) iftar programında yaptığı konuşmada Ramazan’ın anlamı, hukuk düzeni, ifade özgürlüğü, ekonomi ve belediyenin sosyal destekleri üzerine değerlendirmelerde bulundu. Yavaş, Ankara’da yürüttükleri destek programlarından örnekler verdi; muhalefetin yan yana durmasının önemine dikkat çekti.

RAMAZANIN ANLAMI VURGUSU
Yavaş, Ramazan’da orucun sadece aç kalmak olmadığını dile getirdi. Bu konuda, “Ramazan’da oruç tutmaktaki amaç sadece aç kalmak, fakirlerin hâlinden anlamak değildir. Eğer öyle olsaydı Cenab-ı Allah sadece zenginlere farz kılardı” ifadelerini kullandı. Oruç ibadetinin, insanı hukuk, dil ve günlük yaşam düzeninde daha özenli olmaya yönelttiğini söyledi. Yavaş, Ramazan’ın bu yönünün yılın tamamına yayılması gerektiğini belirterek, mübarek günlerin insanı daha dikkatli davranmaya sevk ettiğini kaydetti.

YARGI SÜRECİ ELEŞTİRİSİ
Konuşmasının devamında yargı süreçlerine dair eleştirilerini sıralayan Yavaş, “Maalesef yargılamaları görüyorsunuz. Hukuktan bahsetmenin imkânı yok” dedi. Hazırlık soruşturmasının gizli olması gerekirken, bazı ifadelerin avukatların dahi haberi olmadan geniş şekilde yayıldığını söyledi. Yavaş, bu bilgilerin farklı mecralarda paylaşıldığını, kişilerin itibarsızlaştırılmaya çalışıldığını dile getirdi. Savunma hakkına dair sorunlara işaret eden Yavaş, savunma yapmak isteyenlerin kamuoyuna erişiminin de sınırlı kaldığını ifade etti.

FARKLILIK VE ÖZGÜRLÜK
Yavaş, insanların farklı yaratıldığını vurgulayarak, “Cenab-ı Allah beş parmağın beşini farklı yaratmış. Bütün insanları farklı yaratmış. Kimsenin parmak izi birbirine benzemez” sözleriyle çoğulculuğa dikkat çekti. Buna rağmen toplumun tek tip düşünmeye zorlandığını söyledi. Eleştiri kültürünün demokratik yaşamın parçası olduğunun altını çizen Yavaş, eleştiri yapanların baskı gördüğünü belirtti. BTP Genel Başkanı’nı örnek gösteren Yavaş, eleştiri görevi olan bir siyasetçinin imza karşılığı götürülmesine yönelik sözleriyle, “Bunun adı hukuk falan değil” dedi.

HUKUK EKONOMİYİ ETKİLİYOR
Yavaş, hukuk zedelenince ekonominin de olumsuz etkilendiğini ifade etti. İfade özgürlüğü konusunda geçmişte verilen vaatleri hatırlatan Yavaş, bugün gelinen noktada “ifade hürriyetinden bahsetmek mümkün değil” değerlendirmesini yaptı. Hukuktaki yıpranmanın ekonomik sonuçlarının toplumun her kesimine yansıdığını söyleyen Yavaş, özellikle emeklilerin yaşadığı geçim sıkıntısına dikkat çekti. Yavaş, “Türkiye’deki ekonomi durumunu hepimiz görüyoruz” diyerek, dar gelirli kesimlerin alım gücündeki düşüşe işaret etti.

EMEKLİLERE DESTEK ANLATTI
Ankara Büyükşehir Belediyesi olarak emeklilerin durumunu yakından gördüğünü belirten Yavaş, düzenli destek programlarını anlattı. Emeklilerin “adeta açlığa mahkûm” edildiğini söyleyen Yavaş, bayram ikramiyesindeki artış tartışmalarına da değindi; “4 bin lira ikramiye zam yapamadılar” ifadelerini kullandı. Yavaş, belediye olarak “benim içim el vermiyor” diyerek sosyal destek yaklaşımını aktardı. Ramazan’a girerken, diğer desteklerin yanında 2 bin lira ek destekte bulunduklarını; bayram öncesinde de 2 bin lira daha destek vereceklerini kaydetti. Yavaş, desteklerin kapsamına ilişkin olarak “200 bin küsur destek alan insanlara” yardım ulaştırdıklarını, ayrıca “81 bin emekliye düzenli şekilde destek oluyoruz” dedi.

SOSYAL BELEDİYECİLİK MESAJI
Yavaş, konuşmasında “komşusu açken tok yatamaz” sözünü hatırlatarak sosyal belediyecilik vurgusu yaptı. Yönetilen kentte kimsenin açlıktan ölmemesi gerektiğini dile getiren Yavaş, belediyelerin imkânları ölçüsünde açlığa ve yoksunluğa izin vermemesi gerektiğini söyledi. “Soğuktan donmamalı kimse” diyen Yavaş, eğitim masrafları nedeniyle çocukların okula devam edememesi gibi sorunlara da dikkat çekti. Bu yaklaşımı “gerçek belediyecilik” olarak tanımlayan Yavaş, sosyal yardım politikalarının düzenli ve sürdürülebilir olmasının önemli olduğunu kaydetti.

DIŞ POLİTİKA UYARISI
Yavaş, konuşmasının ilerleyen bölümünde bölgesel gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Libya, Cezayir, Irak, Suriye ve İran üzerinden örnekler vererek Gazze’de yaşananlara değindi; binlerce insanın hayatını kaybettiği bir süreçten söz etti. Yavaş, İsraillilerin “Sıra Türkiye’de” deme cesaretini kendilerinde bulduğunu ifade ederek, bu tür söylemlere karşı toplumun ortak refleks göstermesi gerektiğini söyledi. Türkiye’nin farklı düşüncelere rağmen kritik dönemlerde bir araya gelebildiğini vurgulayan Yavaş, “Türk milletinin feraseti” ifadesini kullandı.

İSTİKLAL HARBİ HATIRLATMASI
Yavaş, toplumsal dayanışmayı anlatırken İstiklal Harbi’ni örnek gösterdi. Aradan yıllar geçse de o ruhun canlı kaldığını belirten Yavaş, “Her ne kadar yüz yıl geçse de o ruh hepimizin içerisinde” dedi. Bir gün önce şehit aileleriyle birlikte olduklarını söyleyen Yavaş, Türkiye’de milyonlarca ailenin vatan söz konusu olduğunda fedakârlık göstereceğini dile getirdi. Yavaş, “Allah korusun böyle bir tehlike olduğu zaman ‘Vatan sana canım feda’ diyebilecek binlerce aile var” sözleriyle birlik duygusunun altını çizdi.
MUHALEFETE BİRLİK ÇAĞRISI
Konuşmasının son bölümünde muhalefete mesaj veren Yavaş, “Ayrılıkta azap var” sözünü hatırlattı. Ülkedeki kötüye gidişi görüp yan yana gelmemenin mazereti olmadığını belirten Yavaş, muhalefetin ortak hedeflerde buluşması gerektiğini söyledi. “Armudun sapı, üzümün çöpü” yaklaşımıyla ayrışmanın sürmemesi gerektiğini dile getiren Yavaş, “Yan yana gelmek mecburiyetindeyiz” dedi. Aksi hâlde bugünün daha da aranacağını belirten Yavaş, Hacı Bektaş-ı Veli'nin “İnşallah hep beraber bir olalım, diri olalım, iri olalım” sözleriyle konuşmasını tamamladı; Ramazan Bayramı’nı kutlayarak selam ve saygılarını sundu.