Ankara Ulus 100. Yıl Çarşısı neden yıkıldı?

Ankara Ulus'un simgesi 100. Yıl Çarşısı mahkeme kararları ve anketlerin ardından yıkıldı, peki yerine yapılacak meydan projesi ne aşamada?

EP
Esra Polat Editör
YAYINLAMA
GÜNCELLEME
Ankara Ulus 100. Yıl Çarşısı neden yıkıldı?
EP
Esra Polat Editör

Ankara'nın Altındağ ilçesinde, Ulus Meydanı'nın hemen yanı başında yer alan 100. Yıl Çarşısı ve Büro Binaları, 1967 yılında Ankara Valiliği'nin açtığı ulusal mimari yarışmayı kazanan Semra Dikel ve Orhan Dikel ikilisi tarafından tasarlandı. İnşaatı 1981 yılında tamamlanan yapı, Mustafa Kemal Atatürk'ün doğumunun yüzüncü yılı anısına "100. Yıl Çarşısı ve İş Hanı" adıyla hizmete girdi. Atatürk Bulvarı ile Cumhuriyet Caddesi'nin kesiştiği köşede konumlanan kompleks, Anafartalar Çarşısı ve Ulus İş Hanı'nın ardından meydanın çevresine inşa edilen üçüncü modernist yapı olma özelliğini taşıyordu. Yıllar süren koruma-yıkım tartışmalarının ardından 2023 yılında yıkımı gerçekleştirildi; yerine 7 bin 800 metrekarelik bir kentsel meydan projesi planlandı. 

100. YIL ÇARŞISI NASIL İNŞA EDİLDİ?

Çarşının hikayesi, 19. yüzyılın son çeyreğine kadar uzanıyor. Ulus Meydanı'nda eski bir mezarlık üzerinde oluşan Millet Bahçesi, Cumhuriyet'in ilanından sonra "Şehir Bahçesi ve Çarşısı" adıyla yenilendi. 1950'li yıllarda önemini yitiren bahçenin bir kısmında dükkânlar inşa edildi. Ancak Ankara Valiliği, bu dükkânları da yıkarak eski Millet Bahçesi'nin yerine büyük bir çarşı ve iş hanı yapılmasına karar verdi. 1967 yılında açılan ulusal mimari proje yarışmasıyla süreç resmi olarak başladı. 

Yarışmayı Hangi Mimarlar Kazandı?

1967 yılında düzenlenen "Ankara Ulus Meydanı Çarşı ve Büro Binası Proje Yarışması"nda jüri; Orhan Alsaç, Şevki Vanlı, Neriman Birce, Sahih Öke, Ferzan Baydar, Vahit Erhan ve Muammer Özdemir'den oluşuyordu. Yarışmada birincilik ödülünü mimar Semra Dikel ve Orhan Dikel çifti kazandı. ICOMOS Türkiye'nin açıklamasına göre Dikel ikilisinin projesi, dönemin modernist mimari anlayışını Ulus'un tarihi dokusuyla bütünleştirmeyi amaçlıyordu. 

Yapı Neden "100. Yıl" Adını Aldı?

İnşaat süreci 14 yıl sürdü ve yapı 1981 yılında tamamlandı. Bu tarih, Mustafa Kemal Atatürk'ün doğumunun yüzüncü yılına denk geliyordu. Cumhuriyet'in kurucusuna saygı amacıyla yapıya "100. Yıl Çarşısı ve İş Hanı" adı verildi. Kompleksin içinde alışveriş mekanları ve ofislerin yanı sıra 1200 kişilik çok amaçlı bir salon ve sanat galerisi de bulunuyordu. Bu özellikler, yapıyı sadece bir ticaret merkezi değil, aynı zamanda kültürel bir buluşma noktası haline getiriyordu. 

YIKIM TARTIŞMALARI NASIL BAŞLADI?

2000'li yılların başında Ankara Büyükşehir Belediyesi, Ulus Meydanı ve çevresinde kapsamlı bir düzenleme ve yenileme projesi gündeme getirdi. Bu proje, meydanın çevresindeki birçok büro ve çarşı yapısının yıkılmasını öngörüyordu. 100. Yıl Çarşısı da yıkılması planlanan yapılar arasında yer aldı. Bu karar, mimarlık camiasında büyük bir tartışma başlattı. 

Tescil Başvurusu Neden Reddedildi?

Ankara Mimarlar Odası, 100. Yıl Çarşısı'nı Ulus Meydanı'nı tanımlayan önemli bir kültür varlığı olarak değerlendirdi ve 2005 yılında tescil başvurusunda bulundu. Ancak bu başvuru olumsuz sonuçlandı. Tescil talebinin reddedilmesi, yapının yasal koruma kalkanından yoksun kalması anlamına geliyordu.

Mahkeme Kararları Süreci Nasıl Etkiledi?

Koruma-yıkım tartışmaları yargıya taşındı. 2006 yılında hazırlanan Ankara Tarihi Kent Merkezi Yenileme Alanı kapsamındaki 1/5.000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı ve 1/1.000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı, iki ayrı mahkeme kararıyla iptal edildi. Bu kararlar yıkımı geçici olarak durdurdu. Ancak 2018 yılında Ulus ve çevresi için yenileme planı yeniden gündeme geldi. 2020 yılının Haziran ayında yıkım ihalesi duyuruldu; fakat bu ihale de mahkeme kararıyla durduruldu, hukuki belirsizlikler nedeniyle defalarca da ertelendi.

VATANDAŞ ANKETİ SONUCU NE OLDU?

Ankara Büyükşehir Belediyesi, çarşının yıkılıp yıkılmaması konusunda kamuoyunun görüşünü almak amacıyla Başkent Mobil uygulaması üzerinden bir anket düzenledi. Ankete 28 bin 765 kişi katıldı. Katılımcıların yüzde 69'u "Ulus'a kentsel bir meydan yapılmasını tercih ediyorum" seçeneğini işaretledi. Bu sonuç, belediyenin yıkım kararını güçlendiren en önemli toplumsal dayanaklardan biri oldu. 

Yıkım İhalesi Ne Zaman Gerçekleşti?

Ankara Büyükşehir Belediyesi, 17 Kasım 2022 tarihinde 100. Yıl Çarşısı'nın yıkımı için yeni bir ihale duyurusu yayımladı. İhalenin 8 Aralık 2022 tarihinde yapılacağı ve yıkım süresinin yer tesliminden itibaren 180 gün olarak belirlendiği açıklandı. Şehir Plancıları Odası'nın raporuna göre çarşının fiili yıkımına Nisan 2023'te başlandı ve Eylül 2023 itibarıyla yıkım işlemi sona erdi. 

 ÇARŞININ YERİNE NE YAPILACAK?

Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin resmi internet sitesinde yayımlanan Ulus Meydan Tasarım Projesi'ne göre yıkılan çarşının yerine 7 bin 800 metrekarelik bir kentsel meydan inşa ediliyor. Proje kapsamında yeşil alanlar, modern kent mobilyaları, açık sergi alanları, kafeterya ve 216 araç kapasiteli bir yeraltı otoparkı yer alacak. Radyo Trafik'in haberine göre meydan çalışmaları devam ediyor ve projenin tamamlanmasıyla Ulus'un tarihi dokusuna uygun, yaya dostu bir kamusal alan kazandırılması hedefleniyor. 

100. YIL ÇARŞISI'NIN MİMARİ ÖZELLİKLERİ NELERDİ?

Çok katlı bir alışveriş ve ofis kompleksi olan 100. Yıl Çarşısı, Türkiye'nin modernist mimari mirasının önemli örneklerinden biriydi. Atatürk Bulvarı ile Cumhuriyet Caddesi'nin köşesindeki stratejik konumu, yapıya kentsel bir simge niteliği kazandırıyordu. Anafartalar Çarşısı ve Ulus İş Hanı ile birlikte Ulus Meydanı'nın çevresini tanımlayan üç modernist yapıdan biri olan çarşı, diğer ikisine kıyasla daha az bilinse de 1200 kişilik çok amaçlı salonu ve sanat galerisiyle kültürel işlevi en güçlü olan yapıydı. 

Yapı Neden Modernist Mimari Açısından Değerliydi?

100. Yıl Çarşısı, 1960'ların Türk modernizminin Ankara'daki en belirgin yansımalarından biriydi. Semra ve Orhan Dikel'in tasarımı, dönemin brütalist eğilimlerini Anadolu'nun geleneksel çarşı kültürüyle harmanlıyordu. Yapının avlulu plan şeması, Osmanlı han geleneğinden esinlenirken; beton cephe dokusu ve kütlesel formu çağdaş mimarlık dilini yansıtıyordu. Bu ikili karakter, yapıyı mimarlık tarihçileri için özel bir inceleme konusu haline getirmişti.  

Yorumlar

Yorum kurallarını okudum ve kabul ediyorum.
Henüz yorum eklenmemiş, ilk yorum ekleyen siz olun.
Sonraki Sayfa