Ankara’da Dünya Tüberküloz Günü sempozyumunda kritik uyarılar
Ankara’da Dünya Tüberküloz Günü sempozyumunda dirençli tüberküloz tedavisi, vaka oranları ve bulaş riskine karşı korunma yöntemleri ele alındı.
Ankara’da Dünya Tüberküloz Günü kapsamında Atatürk Sanatoryum Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde sempozyum düzenlendi. Etkinlikte dirençli tüberkülozda kısa süreli ilaç tedavisine geçiş, 2024 vaka verileri, tedavi başarısı ve hastalıktan korunmanın önemi uzmanlar tarafından değerlendirildi; bulaşıcı hastalıkla mücadelede erken tanı ve izolasyonun belirleyici olduğu vurgulandı.
ANKARA’DA DÜNYA TÜBERKÜLOZ GÜNÜ SEMPOZYUMU DÜZENLENDİ
Dünya Tüberküloz Günü dolayısıyla Ankara Atatürk Sanatoryum Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin ev sahipliğinde “Dirençli Tüberkülozda Kısa Süreli İlaç Tedavisine Geçiş” başlıklı bir sempozyum gerçekleştirildi. Programa sağlık yöneticileri, hekimler ve alanında uzman isimler katıldı. Sempozyumda hem dirençli tüberküloz tedavisine ilişkin güncel yaklaşımlar hem de sahadaki uygulamalar masaya yatırıldı.
DİRENÇLİ TÜBERKÜLOZDA KISA SÜRELİ TEDAVİ SÜRECİ ELE ALINDI
Toplantının ana gündemini, dirençli tüberküloz hastalarında kısa süreli ilaç tedavisine geçiş oluşturdu. Uzmanlar, tedaviye uyum, ilaç direnci, bulaş zincirinin kırılması ve takip süreçlerinin önemine dikkat çekti. Tüberkülozla mücadelede yalnızca tedavi yöntemlerinin değil, erken tanı, temaslı takibi ve koruyucu sağlık hizmetlerinin de belirleyici olduğu ifade edildi.
ANKARA İL SAĞLIK MÜDÜRÜ: VAKA HIZI 100 BİNDE 6,6’YA DÜŞTÜ
Sempozyumda konuşan Ankara İl Sağlık Müdürü Ali Niyazi Kurtcebe, tüberkülozla mücadelede teknolojik imkânlardan yararlanıldığını belirtti. Kurtcebe, 2024 yılında yeni hastalarla birlikte toplam 387 vakanın kaydedildiğini açıkladı. Vaka hızının 2017’de yüz binde 13,8 seviyesindeyken 2024’te yüz binde 6,6’ya kadar düştüğünü söyleyen Kurtcebe, çoklu ilaca dirençli hasta sayısında da azalma görüldüğünü ifade etti.

TEDAVİ BAŞARISININ YÜZDE 80’İN ÜZERİNDE OLDUĞU AÇIKLANDI
Ankara İl Sağlık Müdürü Ali Niyazi Kurtcebe, tüberkülozla mücadelede elde edilen sonuçlara da değinerek tedavi başarısının yüzde 80’in üzerinde seyrettiğini söyledi. Sağlık altyapısı, uzman insan kaynağı, eğitim hastaneleri ve teknolojik donanım sayesinde bu alanda önemli bir kapasite oluşturulduğunu belirten Ali Niyazi Kurtcebe, buna rağmen asıl önceliğin hastalığın ortaya çıkmasını önlemek olduğunu vurguladı.
“KORUNMA, HASTALIĞI TEDAVİ ETMEKTEN ÖNCE GELİYOR” MESAJI VERİLDİ
Ali Niyazi Kurtcebe, konuşmasında birinci basamak sağlık hizmetlerinin önemine dikkat çekerek kişinin sağlığının öncelikle korunması gerektiğini ifade etti. Tüberkülozda korunmanın, tedaviden çok daha önce geldiğini belirten Ali Niyazi Kurtcebe, bu nedenle hastaların izole edildiğini, bulaşın önlenmeye çalışıldığını ve riskli ortamların azaltılması için adımlar atıldığını kaydetti. Koruyucu sağlık politikalarının hastalık yükünü azaltmada temel rol oynadığı vurgulandı.
ATATÜRK SANATORYUM BAŞHEKİMİNDEN BULAŞICILIK UYARISI
Ankara Atatürk Sanatoryum Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Aydın Yılmaz ise tüberkülozun bulaşıcı bir hastalık olduğunun altını çizdi. Hızlı tanı konulmasının ve tedaviye gecikmeden başlanmasının kritik önem taşıdığını belirten Yılmaz, toplumda ve zaman zaman sağlık çalışanları arasında damgalamaya yol açan yanlış yaklaşımların görülebildiğini söyledi. Bu durumun hastalıkla mücadelede aşılması gereken başlıklardan biri olduğu ifade edildi.

DÜNYADA HER YIL 10,7 MİLYON YENİ TÜBERKÜLOZ VAKASI GÖRÜLÜYOR
Aydın Yılmaz, tüberkülozun küresel boyutuna ilişkin verileri de paylaştı. Buna göre dünyada her yıl 10,7 milyon yeni tüberküloz vakası görülüyor ve 1,25 milyon kişi bu nedenle yaşamını yitiriyor. Özellikle Asya ve Afrika’da, Türkiye’deki kadar güçlü bir sağlık altyapısının bulunmamasının mücadeleyi zorlaştırdığı belirtildi. Bu bölgelerden gelen hastaların da Türkiye’de tedavi edildiği aktarıldı.
TÜRKİYE’DE TEDAVİ HİZMETİ ÜCRETSİZ SAĞLANIYOR
Başhekim Aydın Yılmaz, Türkiye’nin farklı illerinden kendilerine ulaşan hekimlere bilgi desteği verildiğini söyledi. Ayrıca, sağlık güvencesi bulunmayan kişilere ve yurt dışından gelen hastalara da ücretsiz tedavi imkânı sunulduğunu belirtti. Tüberkülozla mücadelede kamusal sağlık hizmetlerinin kapsayıcılığı ve erişilebilirliğinin önemli bir avantaj oluşturduğu kaydedildi.