Nallıhan'daki Juliopolis Antik Kenti sular altından tarih fışkırıyor

Ankara'nın Nallıhan ilçesinde Sarıyar Barajı suları altında kalan Juliopolis Antik Kenti'nin nekropol alanında yürütülen kazılarda yüzlerce mezar ve paha biçilemez tarihi eser gün yüzüne çıkarıldı.

EP
Esra Polat Editör
YAYINLAMA
GÜNCELLEME
Nallıhan'daki Juliopolis Antik Kenti sular altından tarih fışkırıyor
EP
Esra Polat Editör

Ankara'nın Nallıhan ilçesine bağlı Çayırhan beldesi Gülşehri mevkisinde yer alan Juliopolis Antik Kenti, barındırdığı devasa tarihi mirasla geçmişe ışık tutuyor. 

1950'li yıllarda inşa edilen Sarıyar Barajı'nın suları altında kalan antik kentin, Aladağ Çayı civarında konumlandığı biliniyor. Günümüzde kente ait bazı kalıntıların baraj gölünün kuzeydoğu kıyılarında kısmen görülebildiği kaydedildi. Antik kentin nekropol alanının ise gölün kuzey kıyısındaki kalker kayalıklar üzerinde bulunduğu ifade edildi. 

Yıllarca kaçak kazıların hedefi olan bölgenin, 2009 yılından itibaren Anadolu Medeniyetleri Müzesi tarafından başlatılan bilimsel kurtarma kazılarıyla sıkı bir şekilde koruma altına alındığı vurgulandı. Bu sayede tarihi alanın daha fazla tahrip edilmesinin önüne geçildiği belirtildi.

KAZILARDA YÜZLERCE ANTİK MEZAR BULUNDU

Müze Müdürü Melih Arslan başkanlığındaki uzman ekip tarafından yürütülen arkeolojik çalışmalarda bugüne kadar toplam 434 mezarın açığa çıkarıldığı belirtildi. Bu mezarların arasında kaya oygu, kırma çatılı sanduka, basit toprak ve lahit gibi farklı tiplerin yer aldığı dile getirildi. Kazısı tamamlanan mezarlardan 37'sinin antik dönem soyguncuları, 34'ünün ise günümüz kaçakçıları tarafından tahrip edildiği saptandı. Geriye kalan 363 mezarın ise arkeologlar tarafından titizlikle incelendiği ifade edildi. 

Jeomanyetik tarama yöntemiyle tespit edilen mezarlarda, kaçakçıların gözden kaçırdığı pek çok eserin sağlam ya da parçalar halinde ele geçirildiği bildirildi. Elde edilen bu ipuçlarıyla mezarların hangi dönemlerde soyulduğunun da anlaşıldığı kaydedildi.

KİMLİĞİ BULUNAN SİKKELERLE KESİNLEŞTİ

Nekropolde gerçekleştirilen kazılarda gün yüzüne çıkarılan ve Juliopolis darphanesinde basıldığı belirlenen çok sayıdaki sikke sayesinde, bölgenin kimliğinin kesin olarak kanıtlandığı altı çizildi. 

Bithynia ile Galatia bölgelerinin sınırında yer alan kentin, Frig döneminden beri iskân gördüğü öne sürüldü. Tarihi kaynaklara göre, kentin ilk olarak Friglerin kurucu kralı Gordios'a atfen "Gordioukome" adını taşıdığı ileri sürüldü. Helenistik dönemde küçük bir kasaba olan yerleşimin, milattan önce birinci yüzyılda Kleon isimli güçlü bir haydut lideri tarafından genişletilerek kent statüsüne kavuşturulduğu savunuldu. Kleon'un bölgede adeta bir hükümdar seviyesine ulaştığı ve önemli dini görevler üstlendiği dile getirildi. Antik yazar Strabon'un da eserlerinde bu tarihi dönüşümden bahsettiği ifade edildi.

İMPARATORLARIN KONAKLADIĞI ÖNEMLİ BİR MERKEZDİ

Kleon'un, Roma İmparatoru Augustus ile kurduğu iyi ilişkiler sonucunda şehrin adını "Juliopolis" olarak değiştirdiği kaydedildi. Roma İmparatorluğu'nun barış döneminde zenginleşen kentin, Erken Bizans çağında Konstantinopolis'ten Kudüs'e uzanan hac yolu üzerinde yer almasıyla ticari önemini artırdığı belirtildi. 

Roma imparatorlarından Traianus, Hadrianus ve Caracalla'nın ordularıyla birlikte bu güzergahı kullanarak kentte konakladıkları ifade edildi. Hatta İmparator Jovianus'un bölgedeki bir sefer dönüşünde hayatını kaybettiği ileri sürüldü. 

On birinci yüzyıldan itibaren yavaş yavaş önemini yitiren kentin, günümüzde elde edilen arkeolojik buluntular ve bilimsel yayınlar sayesinde turizm potansiyelinin giderek yükseldiği vurgulandı. Yüzlerce yıl boyunca unutulan bu tarihi mirasın, günümüz araştırmacıları sayesinde yeniden insanlığa kazandırıldığı altı çizildi.

Yorumlar

Yorum kurallarını okudum ve kabul ediyorum.
Henüz yorum eklenmemiş, ilk yorum ekleyen siz olun.
Sonraki Sayfa