Ankara’da kalp nakli bekleyen 3 yaşındaki çocuk ilaçla iyileşti
Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’nde tedavi gören 3 yaşındaki Göktuğ Alp Şiş, enfeksiyon sonrası gelişen ağır kalp yetmezliğini ilaç tedavisiyle atlattı.
Ankara’da üst solunum yolu enfeksiyonu sonrası gelişen ağır kalp yetmezliği nedeniyle kalp nakli sürecine alınan 3 yaşındaki Göktuğ Alp Şiş, Bilkent Şehir Hastanesi’nde uygulanan tedaviyle sağlığına kavuştu. Doktorlar, enfeksiyona bağlı kalp kası hastalıklarında her vakanın nakille sonuçlanmadığını vurgularken, çocuğun durumunun ilaç tedavisine olumlu yanıt verdiğini açıkladı.
ANKARA’DA 3 YAŞINDAKİ ÇOCUK KALP NAKLİ SÜRECİNE GİRDİ
Neslihan ve Samet Şiş çiftinin tek çocuğu olan Göktuğ Alp Şiş, yaklaşık 1,5 yıl önce geçirdiği üst solunum yolu enfeksiyonunun ardından ayaklarda şişlik, karında ödem ve nefes darlığı şikayetleri yaşamaya başladı. Ailesi tarafından farklı hastanelere götürülen küçük çocuğun yapılan tetkiklerinde, enfeksiyon sonrası kalp kasının ciddi şekilde etkilendiği belirlendi.

Süreç içinde kalp fonksiyonlarının kritik seviyelere düştüğü değerlendirilen Göktuğ Alp’in kalp nakline ihtiyaç duyabileceği ifade edildi. Bunun üzerine çocuk, ileri değerlendirme ve tedavi için Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’ne sevk edildi.

BİLKENT ŞEHİR HASTANESİ’NDE İLAÇ TEDAVİSİ UYGULANDI
Hastanede yapılan kontrollerde, kalbin sol tarafında ciddi düzeyde etkilenme olduğu ve kalp kasılma gücünün olması gereken seviyenin oldukça altında bulunduğu tespit edildi. Bunun ardından küçük hastaya kalp yetmezliği ve enfeksiyona yönelik kapsamlı ilaç tedavisi başlandı.

Doktorlar, tedavi sürecini hastanın klinik durumu, laboratuvar sonuçları ve ekokardiyografi bulgularına göre düzenledi. Çoklu ilaç tedavisiyle takip edilen Göktuğ Alp’in, nakil gerektirmeden iyileşme göstermesi dikkat çekti.

PROF. DR. İBRAHİM ECE: KALBİ YÜZDE 30 CİVARI ÇALIŞIYORDU
Bilkent Şehir Hastanesi Çocuk Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. İbrahim Ece, hastanın daha önce farklı merkezlerde de tedavi gördüğünü belirtti. Ece, enfeksiyon sonrası gelişen ağır kalp kası hastalığı nedeniyle çocuğun uzun bir yoğun bakım ve yatış süreci geçirdiğini anlattı.

Prof. Dr. Ece, Göktuğ Alp hastaneye başvurduğunda kalbin sol tarafının ciddi derecede etkilendiğini ve normalde yüzde 60’ın üzerinde olması gereken çalışma oranının yaklaşık yüzde 30 seviyesinde bulunduğunu ifade etti. Uygulanan tedavilerin ardından tabloyun kademeli olarak düzeldiğini söyledi.

KALP NAKLİ GEREKMEDEN SAĞLIĞINA KAVUŞTU
Uzman hekim, hastanın durumunun kötüleşmesi halinde ileri girişimler ve nakil planlamasının gündeme alınacağını ancak ilaç tedavisine iyi yanıt alınmasıyla buna ihtiyaç kalmadığını belirtti. Enfeksiyona bağlı kalp kası hastalıklarında bazı vakaların çok ağır seyredebildiğini, hatta solunum desteği ya da yapay kalp gibi seçeneklerin gerekebildiğini hatırlattı.

Göktuğ Alp’te ise bu ağır senaryoların gelişmediğini vurgulayan Ece, tedaviye verilen yanıtın yüz güldürücü olduğunu dile getirdi. Ailelere de umutsuzluğa kapılmamaları çağrısında bulunan Ece, uygun takip ve doğru tedaviyle önemli sayıda çocuğun sağlığına kavuşabildiğini ifade etti.

ANNE NESLİHAN ŞİŞ: YAŞITLARI GİBİ KOŞUP OYNUYOR
Göktuğ Alp’in annesi Neslihan Şiş de oğlunun mevcut sağlık durumunun iyi olduğunu söyledi. Çocuğunun artık yaşıtları gibi koşup oynayabildiğini ve günlük ihtiyaçlarını karşılayabildiğini belirten anne Şiş, kalp değerlerinde de belirgin iyileşme görüldüğünü kaydetti.

Aile, ilaçların azaltıldığını ve ilerleyen dönemde tamamen bırakılmasının umut edildiğini aktardı. Neslihan Şiş, doğru tedavi ve düzenli takibin olumlu sonuç verdiğini vurguladı.

ENFEKSİYON SONRASI KALP YETMEZLİĞİNDE ERKEN TANI ÖNEM TAŞIYOR
Uzmanlara göre üst solunum yolu enfeksiyonu sonrasında gelişen halsizlik, nefes darlığı, ödem ve hareket kısıtlılığı gibi belirtiler bazı çocuklarda kalp kası tutulumuna işaret edebiliyor. Bu nedenle ailelerin benzer şikayetlerde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşlarına başvurması önem taşıyor.
Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’nde izlenen bu vaka, enfeksiyona bağlı kalp yetmezliğinde erken müdahale, doğru ilaç tedavisi ve yakın izlemin belirleyici olabildiğini bir kez daha ortaya koydu.