Sincan Anadolu Lisesi disiplin ve güvenlik modeliyle örnek oldu

Ankara’da velilerin okul güvenliği kaygısının arttığı dönemde Sincan Anadolu Lisesi düzeni, hijyeni, kartlı geçiş sistemi ve eğitim ortamıyla dikkat çekti.

CS
Canan Salman Muhabir
YAYINLAMA
GÜNCELLEME
CS
Canan Salman Muhabir

Ankara’da son günlerde okul güvenliği tartışmaları yeniden gündeme gelirken, Sincan Anadolu Lisesi örnek gösterilen eğitim kurumlarından biri olarak öne çıktı. Sincan’daki okul, kartlı turnike sistemi, düzenli kampüs yapısı, temiz sınıfları, sosyal alanları ve disiplinli öğrenci profiliyle dikkat çekti. Okul Müdürü Ali Osman Köse’nin sosyal medyada geniş yankı uyandıran tanıtım videosu da eğitim ortamına dair merakı artırdı.

ANKARA’DA OKUL GÜVENLİĞİ GÜNDEMİNDE SİNCAN ANADOLU LİSESİ ÖNE ÇIKTI

Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırılarının ardından Türkiye genelinde eğitim kurumlarının güvenliği yeniden tartışılmaya başlandı. Velilerin tedirginlik yaşadığı bu süreçte Ankara’daki Sincan Anadolu Lisesi, hem fiziki güvenlik önlemleri hem de okul içi düzeniyle dikkat çeken bir örnek haline geldi.

Yaklaşık 1300 öğrencinin eğitim gördüğü okulda girişten sınıflara kadar uzanan düzenli yapı, disiplin kültürünün günlük yaşama yansıdığı bir tablo sundu. Okulun duvarlarında üç yıl önce yapılan boyaya rağmen çizik bulunmaması da öğrencilerin ortak yaşam alanlarına gösterdiği özeni ortaya koydu.

SİNCAN ANADOLU LİSESİ’NDE GÜVENLİK NASIL SAĞLANIYOR?

Okulun girişinde yer alan kartlı turnike sistemi, öğrencilerin yalnızca kendilerine ait kartlarla içeri girebilmesine imkan tanıyor. Bu uygulama, okul güvenliğini artıran temel unsurlardan biri olarak öne çıkıyor. Giriş noktasında güvenlik görevlilerinin bulunması da kontrollü geçiş sistemini destekliyor.

Kampüs içinde otoparktan yürüyüş yollarına, bahçe düzeninden sosyal alanlara kadar planlı bir yerleşim dikkat çekiyor. Bu yapı, yalnızca güvenliği değil aynı zamanda öğrencilerin okul aidiyetini ve kontrollü hareket alanını da güçlendiriyor.

ALİ OSMAN KÖSE’NİN VİDEOSU SOSYAL MEDYADA GÜNDEM OLDU

Sincan Anadolu Lisesi Müdürü Ali Osman Köse’nin cep telefonuyla çektiği ve okulun girişinden sınıflara kadar birçok alanı anlattığı video, sosyal medyada kısa sürede geniş kitlelere ulaştı. Hızlandırılmış görüntüler eşliğinde okulun farklı noktalarını tanıtan Köse, paylaşımında meselenin yalnızca turnike sistemi olmadığını, bütüncül bir okul kültürü inşa ettiklerini vurguladı.

Sincan Anadolu Lisesi Müdürü Ali Osman Köse

Videoda okulun temizliği, bahçe düzeni, spor alanları, kitapsal kafe, kantin, öğretmen dinlenme alanları ve sınıf düzeni detaylı şekilde gösterildi. Köse’nin anlatımında öne çıkan başlıklardan biri de bu sistemin ekip çalışmasıyla sürdürüldüğü oldu.

OKULDA DÜZEN, TEMİZLİK VE DİSİPLİN KÜLTÜRÜ DİKKAT ÇEKİYOR

Okul yönetiminin oluşturduğu düzen anlayışı, yalnızca fiziksel görünümle sınırlı kalmadı. Sınıflardaki sıra düzeni, duvarların temizliği, ortak kullanım alanlarının korunmuş olması ve bahçede çöp bulunmaması, disiplinin okul geneline yayıldığını gösterdi.

Müdür Ali Osman Köse, videoda yaptığı değerlendirmede bu sistem içinde yetişkin bir bireyin disiplinsiz ve düzensiz davranmasının daha düşük ihtimal olduğunu ifade etti. Bu yaklaşım, okul ortamının öğrencilerin davranış biçimleri üzerindeki etkisine dikkat çekti.

YARDIMCI PERSONEL “PELERİNSİZ KAHRAMANLAR” OLARAK ANILDI

Okul Müdürü Ali Osman Köse’nin anlatımında en çok öne çıkan unsurlardan biri de yardımcı personelin emeği oldu. Köse, okulun temiz ve düzenli kalmasında görev alan çalışanları “kahramanlar” olarak tanımladı.

Okulda görev yapan personelin duvar boyama, temizlik, parke taşı döşeme, otopark çizgisi oluşturma, çim biçme ve ağaç budama gibi birçok işi üstlendiği belirtildi. Bu yönüyle okulun mevcut görünümünün yalnızca yönetim kararıyla değil, sahadaki emekle oluştuğu anlaşıldı.

SOSYAL ALANLAR VE EĞİTİM ORTAMI BİR BÜTÜN OLARAK TASARLANDI

Sincan Anadolu Lisesi’nde yalnızca güvenlik ve temizlik değil, öğrencilerin sosyal gelişimini destekleyen alanlar da dikkat çekiyor. Okul bünyesinde satranç alanları, spor sahaları, halı saha, oturma bölgeleri ve öğrencilerin ders çalışıp kitap okuyabildiği “kitapsal kafe” gibi alanlar yer alıyor.

Kantin düzeni, öğretmen bahçesi ve ziyaretçi bekleme alanları da planlı kampüs anlayışının parçaları arasında gösteriliyor. Bu bütüncül yapı, okulun yalnızca bir eğitim binası değil, aynı zamanda düzenli bir yaşam alanı olarak kurgulandığını ortaya koyuyor.

VELİLER VE SOSYAL MEDYA KULLANICILARINDAN TAKDİR YAĞDI

Okul müdürünün paylaşımının ardından sosyal medyada çok sayıda olumlu yorum yapıldı. Yorumlarda, istenildiğinde bir okulun kısa sürede nasıl değişebileceğinin görüldüğü ve okul müdürünün bu dönüşümde önemli rol oynadığı vurgulandı.

Birçok kullanıcı, eğitim yöneticilerinin vizyonunun okul iklimi üzerinde belirleyici olduğunu ifade ederken, Sincan Anadolu Lisesi’nin bu anlamda örnek gösterilmesi gerektiğini savundu. Okula ve okul yönetimine yönelik tebrik mesajları dikkat çekti.

SİNCAN ANADOLU LİSESİ NEDEN ÖRNEK GÖSTERİLİYOR?

Okulun örnek gösterilmesinin temel nedenleri arasında güvenlik uygulamalarının düzenle birleşmesi, fiziki alanların korunması, öğrencilerin ortak yaşam kültürüne uyumu ve personel emeğinin görünür hale getirilmesi yer alıyor. Bu unsurlar bir araya geldiğinde, okulda sürdürülebilir bir disiplin modeli oluştuğu görülüyor.

Ankara’da eğitim kurumlarının güvenliği ve okul iklimi yeniden tartışılırken, Sincan Anadolu Lisesi bu alanda somut bir örnek olarak öne çıkıyor. Güvenlik, temizlik, aidiyet, estetik ve eğitim ortamını aynı çatı altında birleştiren yapı, okulun neden dikkat çektiğini açık biçimde gösteriyor.

Sincan Anadolu Lisesi Müdürü Ali Osman Köse'nin "güvenlik" üzerine yaptığı tespit ve bilgilendirmede ise şunlar kaydediliyor:

KONU SADECE “OKULA KİM GİRDİ” MESELESİ DEĞİLDİR

Güvenlik; yalnızca dış tehditleri engellemekten ibaret değildir.

Asıl mesele, okul içinde oluşan düzen ve disiplin algısıdır.

Düzen ve disiplin bir bütündür.

Turnike, otopark ve kontrol mekanizmaları yalnızca başlangıçtır.

Tek başına hiçbir fiziksel önlem, kalıcı sonuç üretemez.

Çünkü insan, bulunduğu ortama göre davranır.

Bu durum, özellikle ergenlik döneminde çok daha belirgindir.

Fiziksel ortam, bireye rol yükler;

rol, davranışı belirler.

Kırık Cam Teorisi şunu söyler:

Düzensizlik tolere edilirse, daha büyük sorunlar kaçınılmaz hâle gelir.

Stanford Hapishane Deneyi ise açıkça gösterir:

Ortam değiştiğinde, insanın davranışı da değişir.

Sosyal Öğrenme Kuramı (Bandura):

Bireyler gördüğünü model alır.

Bu nedenle okul iklimi ve yetişkin davranışı belirleyicidir.

Planlı Davranış Kuramı (Ajzen):

Davranış; tutum, sosyal norm ve kontrol algısıyla şekillenir.

Okulda kurulan düzen bu üç alanı doğrudan etkiler.

Ekolojik Sistemler Kuramı (Bronfenbrenner):

Bireyin gelişimi, içinde bulunduğu çevre sistemleriyle doğrudan ilişkilidir.

Okul, bu sistemlerin en güçlülerinden biridir.

Davranışçılık (Skinner):

Davranış; ödül ve yaptırım mekanizmalarıyla şekillenir.

Tutarlı bir disiplin sistemi, davranışı kalıcı hâle getirir.

Eğitim; bireyde istendik davranış oluşturma sürecidir.

Ve bu süreçte ortam; öğrencinin hâlini, tavrını ve duruşunu doğrudan şekillendirir.

Burada kritik nokta şudur:

Sizin disiplin anlayışınız kuruma sirayet eder.

Öğrenci bunu görür, hisseder ve ona göre davranır.

Çünkü siz sadece yönetici değil, aynı zamanda rol modelsiniz.

Bu yüzden;

“Kapıya turnike koyduk, iş bitti.” yaklaşımı gerçekçi değildir.

Sadece güvenlik önlemleriyle okul yönetilemez.

Aksi hâlde ortaya çıkan şey;

bir eğitim ortamı değil, bir kontrol alanı olur.

Bizim yaptığımız;

okulu bir güvenlik alanına değil,

düzenli ve güvenli bir eğitim ortamına dönüştürmektir.

Yaklaşık 3,5 yıldır bu sistemi kararlılıkla uyguluyoruz.

Turnike ile başlayan süreç, disiplin ve kültürle devam ettirilmiştir.

Bugün geldiğimiz noktada;

• İzinsiz okul terkleri sıfırlanmıştır

• Okul içi kavga ve şiddet olayları sona ermiştir

• Sigara kullanımı ortadan kalkmıştır

• 1800 öğrencili bir okulda güvenli ve kontrollü bir eğitim ortamı sağlanmıştır

Elbette hiçbir sistem riski tamamen ortadan kaldıramaz.

Ancak doğru kurulan sistemler;

riski öngörülebilir, kontrol edilebilir ve yönetilebilir seviyeye indirir.

Dış etkenler her zaman olacaktır:

Sosyal medya, diziler, oyunlar ve değişen dünya…

Ancak unutulmamalıdır ki;

herkes kendi üzerine düşeni yapmakla yükümlüdür.

Biz kendi sorumluluğumuzu yerine getiririz.

Çünkü değişim, önce bulunduğumuz ortamdan başlar.

Bu bir tercih meselesidir:

Ya sistemi kurar, riski yönetirsiniz…

Ya da hiçbir şey yapmayıp sonucu beklersiniz.

Biz tercih ettik.

İnandık.

Uyguladık.

Ve bu düzeni korumaya kararlılıkla devam ediyoruz.

Yorumlar

Yorum kurallarını okudum ve kabul ediyorum.
Henüz yorum eklenmemiş, ilk yorum ekleyen siz olun.
Sonraki Sayfa