Ankara Kızılcahamam’daki Taşlıca Köyü’nün ilginç hikâyesi

Ankara’nın Kızılcahamam ilçesindeki Taşlıca Köyü, “Anadolu” adının kökenine ilişkin anlatıları, türbeleri ve efsaneleriyle ziyaretçilerin ilgisini çekiyor.

HA
Kaynak İHA
YAYINLAMA
GÜNCELLEME
Ankara Kızılcahamam’daki Taşlıca Köyü’nün ilginç hikâyesi
HA
Kaynak İHA

Ankara’nın Kızılcahamam ilçesine bağlı Taşlıca Köyü, son yıllarda “Anadolu isminin verildiği yer” olduğuna dair halk anlatılarıyla öne çıkıyor. Köyde Kırmızı Ebe, Ayran Taşı, Oruç Gazi Türbesi ve Gelin Kayası çevresinde şekillenen rivayetler, bölgenin kültürel belleğini canlı tutarken yerli ziyaretçilerin ilgisini artırıyor.

TAŞLICA KÖYÜ NEREDE VE NEDEN DİKKAT ÇEKİYOR?

Kızılcahamam sınırlarında yer alan Taşlıca Köyü, yalnızca doğal dokusuyla değil, sözlü kültürde kuşaktan kuşağa aktarılan hikâyeleriyle de biliniyor. Köy, özellikle “Anadolu” kelimesinin kökenine ilişkin yerel anlatılar nedeniyle merak edilen noktalardan biri haline geldi.

Bölgede bulunan türbeler, kaya oluşumları ve efsaneler, Taşlıca’yı klasik bir kırsal yerleşim olmaktan çıkarıp kültürel gezi rotalarına dahil edilen bir durak konumuna taşıdı. Köy halkı, taşların ve kayalık alanların büyük bölümünün bir hikâyeyle anıldığını belirtiyor.

ANADOLU İSMİ TAŞLICA’DA MI DOĞDU?

Taşlıca’da anlatılan en bilinen rivayete göre hikâye, Anadolu Selçuklu Sultanı I. Alaeddin Keykubad dönemine uzanıyor. Anlatıya göre sultanın askerleri bölgeden geçtiği sırada Kırmızı Ebe olarak bilinen bir kadın, askerlere ayran ikram ediyor.

Halk arasında “Ayran Taşı” diye anılan taşın içine dökülen ayranın tükenmediğine inanılıyor. Rivayete göre askerler bu bereket karşısında “ana doluyor” sözünü tekrar ediyor ve zamanla “Anadolu” adının buradan türediği öne sürülüyor. Ancak bu anlatının tarihsel bir kesinlikten çok yöresel bir rivayet olarak aktarıldığını belirtmek gerekiyor.

KIRMIZI EBE VE AYRAN TAŞI EFSANESİ

Köyde yaşayan Feridun Altınkaynak da bölgede en çok bilinen anlatının Kırmızı Ebe ile ilgili olduğunu söylüyor. Altınkaynak’a göre Selçuklu askerleri su ve içecek ihtiyacını karşılamak için beklerken, Kırmızı Ebe yanındaki ayranı büyük bir taşın içine boşaltıyor ve ayran herkese yetiyor.

Feridun Altınkaynak

Yörede bu olay, bereketin ve manevi gücün işareti olarak yorumlanıyor. Rivayete göre durum Alaeddin Keykubad’a iletiliyor, sultan da Kırmızı Ebe’ye dileğini soruyor. Anlatıda Kırmızı Ebe’nin herhangi bir dünyevi talepte bulunmadığı, yalnızca ordunun muzaffer olmasını istediği ifade ediliyor. Yine aynı sözlü aktarıma göre bölgenin uzun süre vergi dışı bırakıldığı da söyleniyor.

ORUÇ GAZİ TÜRBESİ VE TARİHSEL ANLATILAR

Taşlıca’da ziyaret edilen önemli noktalardan biri de Oruç Gazi Türbesi oluyor. Bölge halkı, Oruç Gazi’yi Kızılcahamam çevresinin Türkleşme ve yerleşime açılma süreciyle ilişkilendirilen tarihi bir şahsiyet olarak anlatıyor.

Oruç Gazi hakkında ayrıntılı ve kesin tarihî kayıtların sınırlı olduğu belirtilse de, yörede onun bir akıncı beyi ya da yerel kahraman kimliğiyle hatırlandığı aktarılıyor. Rivayetlerde, fetih ve iskân sürecinde aktif rol oynadığı ve kırsal alanların yerleşim düzenine katkı sunduğu vurgulanıyor.

GELİN KAYASI EFSANESİ NEDİR?

Taşlıca’daki dikkat çekici bir başka anlatı ise Gelin Kayası etrafında şekilleniyor. Köylüler arasında anlatılan rivayete göre Nigar Gelin, dönemin en güzel genç kadınlarından biri olarak biliniyordu.

Feridun Altınkaynak’ın aktardığına göre, zorla götürülmek istendiği sırada yaşanan olaylar ve davul çalınması, Oruç Gazi’nin tepkisine neden oluyor. Rivayetin devamında Nigar Gelin’in taşa dönüştüğü anlatılıyor. Bu efsane nedeniyle köyde davul çalmanın uğursuzluk getireceğine inananların bulunduğu da ifade ediliyor.

Feridun Altınkaynak

HOCA AHMET YESEVİ VE ALPEREN GAZİLER ANLATISI

Taşlıca’da anlatılan sözlü tarih unsurlarından biri de Hoca Ahmet Yesevi ile ilişkilendirilen Alperen Gazi geleneği oluyor. Köy sakinleri, Oruç Gazi’nin bu manevi çizgide yetişmiş önemli isimlerden biri olduğuna inanıyor.

Altınkaynak, Anadolu’nun farklı bölgelerinde Hoca Ahmet Yesevi’nin yetiştirdiğine inanılan çok sayıda alperen gazinin bulunduğunu, Taşlıca çevresindeki anlatıların da bu kültürel çerçevede değerlendirildiğini dile getiriyor. Bu bilgiler daha çok halk hafızasında yaşatılan sözlü anlatılara dayanıyor.

TAŞLICA KÖYÜNÜ HER YIL KİMLER ZİYARET EDİYOR?

Köy halkına göre Taşlıca, özellikle yerli turistlerin ilgisini çeken bir rota haline geldi. Kırmızı Ebe’nin hikâyesi, Ayran Taşı ve türbeler hakkında bilgi edinmek isteyen ziyaretçiler yıl boyunca bölgeye geliyor.

Doğal görünümü, inanç turizmi unsurları ve kültürel hikâyeleri bir arada sunan köy, Kızılcahamam çevresinde alternatif gezi noktaları arasında gösteriliyor. Taşlıca’nın cazibesini artıran temel unsur ise tarih ile efsanenin iç içe geçtiği kendine özgü anlatı dünyası olarak öne çıkıyor.

TAŞLICA’NIN HİKÂYESİ TARİH VE EFSANEYİ BİRLEŞTİRİYOR

Taşlıca Köyü’nde anlatılanlar, akademik tarih verilerinden çok yerel hafızada yaşayan rivayetlere dayanıyor. Buna rağmen bu hikâyeler, bölgenin kültürel kimliğini şekillendiren önemli unsurlar arasında kabul ediliyor.

Ankara’nın Kızılcahamam ilçesindeki köy, “Anadolu” adının kökenine dair anlatısıyla, ziyaretçilerine yalnızca bir gezi değil aynı zamanda sözlü tarih deneyimi de sunuyor. Türbeler, efsaneler ve doğal doku, Taşlıca’yı başkent çevresinde dikkat çeken kültürel duraklardan biri haline getiriyor.


Yorumlar

Yorum kurallarını okudum ve kabul ediyorum.
Henüz yorum eklenmemiş, ilk yorum ekleyen siz olun.
Sonraki Sayfa