Psikolojiye göre kıyafetleri sandalyede biriktirmenin ilginç sebebi!
Bir kez giyilen kıyafetleri sandalyede ya da yerde biriktirme alışkanlığı, psikoloji uzmanlarına göre yürütücü işlevler, erteleme ve zaman algısıyla ilişkili olabiliyor.
Bir kez giyildiği için yıkanmak istenmeyen ama dolaba da geri konulmayan kıyafetlerin sandalye üzerinde ya da odanın bir köşesinde birikmesi, birçok kişinin günlük yaşamında sık karşılaştığı bir durum oldu. Uzman değerlendirmelerine göre bu alışkanlık; erteleme davranışı, organizasyon güçlüğü, zaman algısı sorunları ve bazı kişilerde DEHB ile ilişkili belirtilerle bağlantı gösterebiliyor.
KIYAFETLERİ SANDALYE ÜZERİNDE BİRİKTİRME ALIŞKANLIĞI NEDİR?
Günlük yaşamda sık görülen bu durum, genellikle “tam kirli değil ama tam temiz de değil” diye düşünülen kıyafetlerin geçici bir alanda tutulması şeklinde ortaya çıkıyor. Sandalye, koltuk, yatak kenarı ya da odadaki başka bir yüzey zamanla bu kıyafetlerin toplandığı noktaya dönüşebiliyor.

Bu davranış çoğu zaman pratik bir ara çözüm gibi görünse de, devam ettiğinde dağınıklık hissini artırabiliyor. Özellikle yoğun çalışanlar, öğrenciler ve ev içi düzeni sürdürmekte zorlanan kişilerde bu alışkanlık daha belirgin hale gelebiliyor.
UZMANLARA GÖRE BU DURUMUN PSİKOLOJİK NEDENİ NE OLABİLİR?
DEHB koçu Jeff Rice, sosyal medyada geniş kitlelere ulaşan değerlendirmesinde, bu tür kıyafet yığınlarının “yer dolabı” gibi işlev gördüğünü belirtti. Rice’a göre birçok kişi, tekrar giymeyi düşündüğü kıyafetleri ne yıkama sepetine atıyor ne de dolaba kaldırıyor; bunun yerine ara bir alanda tutuyor.

Ohio, Columbus’taki Focused Mind ADHD Danışmanlık Merkezi’nde terapist olarak görev yapan Billy Roberts ise bu davranışın, beynin yürütücü işlevleriyle bağlantılı olabileceğini ifade etti. Roberts’a göre motivasyon, planlama, çalışma belleği, organizasyon ve öz denetim gibi alanlarda yaşanan güçlükler, özellikle sıkıcı bulunan işleri ertelemeye yol açabiliyor.
DEHB İLE KIYAFET BİRİKTİRME ARASINDA NASIL BİR BAĞ KURULUYOR?
Uzmanlar, bu alışkanlığın tek başına bir tanı kriteri olmadığının altını çiziyor. Ancak DEHB görülen bireylerde; çamaşır toplama, ayırma, katlama ve dolaba yerleştirme gibi çok aşamalı ev işlerinin daha zorlayıcı hissedilebildiği belirtiliyor.

Bunun nedeni, bu süreçlerin hem dikkat sürdürmeyi hem de görev planlamayı gerektirmesi. Sıkıcı ya da tekrar eden işler karşısında bunalan kişiler, görevi tamamen bitirmek yerine kıyafetleri geçici bir yüzeye bırakmayı tercih edebiliyor.
ZAMAN ALGISI SORUNU BU ALIŞKANLIĞI ETKİLİYOR OLABİLİR
Jeff Rice’ın dikkat çektiği bir diğer nokta ise zaman algısı bozukluğu oldu. Uzmanlara göre bazı kişiler, daha önce defalarca yaptıkları bir işin ne kadar süreceğini sağlıklı biçimde tahmin etmekte zorlanabiliyor.

Bu nedenle birkaç dakikada tamamlanabilecek bir düzenleme işi bile gözde büyüyebiliyor. Kıyafetleri askıya asmak veya katlayıp kaldırmak kısa sürse de, kişi bunu olduğundan daha zahmetli bir süreç gibi algılayabiliyor.
KIYAFET YIĞINLARIYLA BAŞ ETMEK İÇİN NELER YAPILABİLİR?
Uzmanlara göre ilk adım, yapılacak işin süresini somutlaştırmak oluyor. Örneğin kronometre kurarak kıyafetleri toplama işinin gerçekten kaç dakika sürdüğünü görmek, zihindeki büyümüş görevi daha yönetilebilir hale getirebiliyor.
Bir başka yöntem ise görevi daha ilgi çekici kılmak. Müzik açmak, işi küçük aşamalara bölmek, oyunlaştırmak veya görev sonunda küçük bir ödül belirlemek; erteleme davranışını azaltmaya yardımcı olabiliyor.

BU ALIŞKANLIK HERKES İÇİN AYNI ANLAMA GELMİYOR
Uzmanlar, sandalyede kıyafet biriktirme davranışının herkeste aynı psikolojik nedene dayanmadığını vurguluyor. Bazen bu durum yalnızca yorgunluk, yoğun tempo, kararsızlık ya da kısa süreli düzensizlikten kaynaklanabiliyor.
Bu nedenle tek bir alışkanlıktan yola çıkarak kesin bir psikolojik sonuca varmak doğru kabul edilmiyor. Ancak davranışın sürekli hale gelmesi, günlük işlevselliği etkilemesi ve başka belirtilerle birlikte görülmesi durumunda bir uzmana danışmak faydalı olabiliyor.