Çankaya'da hafriyat kamyonu kazası davasında şaşırtan tahliye kararı
Ankara'da iki kız kardeşin hafriyat kamyonu altında can verdiği feci kazanın davasında, sanık sürücünün tahliye edilmesi acılı aileyi derinden yaraladı.
Ankara ilinin Çankaya ilçesinde, geçtiğimiz yıl ağustos ayında yolun karşısına geçmeye çalışan iki kız kardeşin hafriyat kamyonu altında kalarak feci şekilde can verdiği kazaya ilişkin yargılama süreci devam ederken şok edici bir gelişme yaşandı. Tutuklu yargılanan sanık sürücünün son duruşmada serbest bırakılması, mağdur ailesinde büyük bir yıkıma neden oldu.
ANKARA ÇANKAYA EMEK MAHALLESİ HAFRİYAT KAMYONU KAZASI
Geçtiğimiz iki bin yirmi beş yılının dört ağustos tarihinde, başkentin en işlek bölgelerinden biri olan Emek Mahallesi sınırları içerisinde yürekleri yakan trajik bir trafik kazası meydana geldi. 75 yaşındaki Semra Çevik ile 67 yaşındaki kız kardeşi Anıl Gülçür, yaya geçidini kullanarak yolun karşısına geçmek istedikleri esnada, Murat Üneş kontrolündeki 06 COV 136 plakalı devasa hafriyat kamyonunun altında kalarak ağır bir travma yaşadı. Olay yerinde yapılan ilk müdahalelere rağmen Anıl Gülçür hayatını kaybederken, ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan ablası Semra Çevik ise yoğun bakım ünitesinde verdiği yaşam mücadelesini tam bir hafta sonra kaybetti ve vefat etti. Yaşanan bu elim hadise, trafik terörünün acı yüzünü bir kez daha gözler önüne serdi.

ANKARA TRAFİK KAZASI DAVASINDA SÜRÜCÜYE TAHLİYE KARARI
Feci olayın ardından başlatılan hukuki süreç kapsamında adalet önüne çıkarılan ve geçmişinde ondan fazla farklı suç kaydı bulunduğu tespit edilen sürücü Murat Üneş, ilk iki duruşmada tutuklu yargılanarak cezaevine gönderildi. Ancak, 4 Mayıs tarihinde gerçekleştirilen üçüncü celsede mahkeme heyeti, sanığın adli kontrol şartıyla tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edilmesine hükmetti. Kararın açıklanmasının hemen ardından duruşma salonunda sanık yakınları tarafından atılan sevinç çığlıkları, iki canını toprağa veren acılı ailenin yüreğinde adeta onulmaz derin yaralar açtı. Karara isyan eden Beste Gülçür Kaplan, annesi ve teyzesinin ölümüne yol açan bu olayın basit bir kaza değil, kasıtlı bir eylem olduğunu iddia ederek adalet arayışlarını sonuna kadar sürdüreceklerini kesin bir dille ifade etti.

HAFRİYAT KAMYONU KAZASI BİLİRKİŞİ RAPORU SONUÇLANDI
Mahkeme dosyasına giren birinci ve ikinci bilirkişi raporları ile Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan detaylı inceleme tutanaklarında, kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu tarafın kamyon şoförü olduğu net bir biçimde belgelendi. Annelerinin yaya geçidinde tüm güvenlik kurallarına uyarak karşıya geçmeye çalıştığını belirten Beste Gülçür Kaplan, sürücünün yayaları fark etmesine rağmen aracını durdurmayıp üzerlerine sürmeye devam ettiğini ve bu durumun kendilerinde ağır psikolojik travmalar yarattığını vurguladı. Dokuz aylık tutukluluk süresinin ardından gelen tahliye kararının, hukuka ve adalete olan inançlarını zedelediğini belirten acılı evlat, 17 Haziran tarihinde görülecek dördüncü duruşmadan hakkaniyetli bir sonuç çıkmasını umut ettiklerini dile getirdi.

TRAFİK KAZASI SONRASI AİLENİN SAĞLIK DURUMU BOZULDU
İki kardeşi aynı anda kaybetmenin getirdiği ağır ruhsal çöküntü, geride kalan aile fertlerinin fiziksel sağlığını da ciddi anlamda tehdit etmeye başladı. Yaşanan derin üzüntüye dayanamayan baba, ağır bir kalp krizi geçirerek uzun süre yoğun bakım ünitesinde tedavi görmek zorunda kaldı. Bu zorlu süreçte hem kendi sağlık sorunlarıyla boğuşan hem de babasının bakımını üstlenen Beste Gülçür Kaplan, hastanede yatan kardeşinin duruşmalara dahi katılamadığını belirtti. Hayatta kalan diğer teyzesinin de peş peşe gelen ölüm haberleriyle sarsıldığını ve çeşitli hastalıklarla mücadele ettiğini aktaran Kaplan, bu yılki Anneler Günü'nü tarifsiz bir acı ve burukluk içinde geçireceklerini, adalet tecelli edene kadar hukuk mücadelesinden asla vazgeçmeyeceklerini sözlerine ekledi.