Ankara'da sıfır kilometre araç kabusu...

Ankara’da satın aldığı elektrikli otomobil teslim edildiği gün arızalanan tüketici, aracın değiştirilmesi için dava açtı.

DHA
Kaynak DHA
YAYINLAMA
GÜNCELLEME
Ankara'da sıfır kilometre araç kabusu...
DHA
Kaynak DHA

Ankara’da yaşayan Serdar Vural’ın satın aldığı sıfır kilometre elektrikli araç, teslim alındığı gün arızalanınca başlayan süreç mahkemeye taşındı. İddiaya göre Vural, 24 Aralık 2024 tarihinde bir otomobil bayisinden yeni bir elektrikli araç satın aldı. Araç, 3 Ocak 2025 tarihinde teslim edilirken, Vural henüz birkaç kilometrelik kullanım sonrasında araç ekranında ciddi bir sistem arızası uyarısıyla karşı karşıya kaldı.

Aracın panelinde beliren “Elektrik Devre Sistemi; Tamir Gerekiyor” uyarısı sonrası yetkili servisle iletişime geçen Vural’a, arızanın geçici olabileceği ve kullanım sonrası sistemin normale dönebileceği yönünde bilgi verildi. Ancak ilerleyen günlerde aynı arızanın tekrar ortaya çıkması üzerine araç yeniden servise götürüldü.

ARIZA ÇÖZÜLEMEDİ, ARAÇ SERVİSTE KALDI

Serdar Vural’ın aracı 18 Mart 2025 tarihinde yeniden yetkili servise bırakıldığı halde sorunun giderilemediği öne sürüldü. İddiaya göre araç uzun süre serviste bekletilirken, kullanıcıya geçici olarak başka bir araç tahsis edildi. Ancak Vural’a verilen ikame aracın elektrikli değil benzinli bir model olması, yeni mağduriyetlerin ortaya çıkmasına neden oldu.

Elektrikli araç kullanımına göre planlama yaptığını belirten tüketici, yüksek yakıt masrafı nedeniyle maddi zarara uğradığını savundu. Yaklaşık bir yıl boyunca satın aldığı aracı kullanamadığını ifade eden Vural, yaşadığı mağduriyetin giderek büyüdüğünü dile getirdi.

“AYIPLI MAL” DAVASI AÇILDI

Yaşanan gelişmeler sonrası noter aracılığıyla ihtarname gönderen Serdar Vural, aracın yenisiyle değiştirilmesini talep etti. Ancak taleplerine olumlu dönüş alamadığını belirten Vural, sonrasında hukuki süreç başlatarak Ankara 1'inci Tüketici Mahkemesi’nde dava açtı. Davacı tarafın avukatı İbrahim Yılmaz tarafından hazırlanan dava dilekçesinde, aracın yaklaşık 319 gündür serviste bulunduğu ve yasal tamir süresinin aşıldığı ifade edildi. Dilekçede, aracın 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında “ayıplı mal” olarak değerlendirilmesi gerektiği savunuldu.

Ayrıca mahkemeden, aracın aynı özellikleri taşıyan yeni ve sorunsuz bir modelle değiştirilmesi talep edildi. Bunun yanı sıra aracın kullanılamadığı süre boyunca oluşan mağduriyet nedeniyle “araç mahrumiyet bedeli” adı altında tazminat istendi.

MAHKEMEDEN İNCELEME KARARI

Dosyayı değerlendiren Ankara 1’inci Tüketici Mahkemesi, davanın basit yargılama usulüyle görülmesine karar verdi. Mahkeme, ilgili otomotiv şirketinden araçla ilgili tüm servis kayıtlarının gönderilmesini isterken, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi’nden de aracın hasar kayıtlarının talep edilmesine hükmetti.

Bunun yanında aracın tescil bilgileriyle ilgili inceleme yapılmasına da karar verildi. Davanın ilk duruşmasının ise 24 Haziran 2026 tarihinde görüleceği öğrenildi.

“HEM ARAÇ VERİLMEDİ HEM İKAME ARAÇ GERİ İSTENDİ”

Davacı avukatı İbrahim Yılmaz, karşı tarafın savunmasında aracın ayıplı olmadığını ileri sürdüğünü ancak aracın yaklaşık 11 ay boyunca serviste kalmasının bunun aksini gösterdiğini ifade etti. Yılmaz, süreç içerisinde müvekkiline verilen ikame aracın da geri istendiğini belirterek mağduriyetin daha da arttığını söyledi.

Yılmaz, geçen hafta araç bayisi tarafından gönderilen ihtarnamede aracın tamir edildiğinin bildirildiğini ve teslim alınmasının istendiğini aktardı. İhtarnamede ayrıca aracın teslim alınmaması halinde günlük 1000 TL otopark ücreti talep edileceğinin belirtildiğini kaydeden Yılmaz, müvekkilinin yaklaşık bir yıldır mağdur durumda olduğunu dile getirdi.

TÜKETİCİLERE UYARI

Avukat Yılmaz, vatandaşların özellikle araç satın alırken marka geçmişini ve kullanıcı deneyimlerini detaylı şekilde araştırmaları gerektiğini söyledi. Özellikle piyasada yeni yer edinmeye çalışan veya servis altyapısı konusunda soru işaretleri bulunan markalar hakkında dikkatli olunması gerektiğini ifade eden Yılmaz, tüketicilerin olası mağduriyetlere karşı bilinçli hareket etmelerinin büyük önem taşıdığını belirtti.

Yaşanan olayın yalnızca bireysel bir mağduriyet olmadığını savunan Yılmaz, benzer sorunlarla karşılaşan tüketicilerin yasal haklarını aramaktan çekinmemesi gerektiğini de sözlerine ekledi.

Yorumlar

Yorum kurallarını okudum ve kabul ediyorum.
Henüz yorum eklenmemiş, ilk yorum ekleyen siz olun.
Sonraki Sayfa