Ankara'da sahte e-imza davasında örgüt liderinden Türktrust iddiası
Ankara'da sahte e-imza ile diploma ve ehliyet düzenleyen şebekenin davasında örgüt elebaşı, Türktrust firmasını ihmalkarlıkla suçlayarak savunma yaptı.
Ankara sınırları içerisindeki Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'nde bugün, üst düzey kamu yöneticilerinin elektronik imzalarını kopyalamak suretiyle sahte diploma ve sürücü belgesi üreten şebekenin yargılanmasına devam edildi. Toplamda iki yüz seksen altı sanığın adalet karşısına çıktığı bu devasa davada, suç örgütünün lideri olduğu belirtilen Ziya Kadiroğlu'nun çarpıcı savunması duruşmaya damga vurdu.
SİNCAN CEZA İNFAZ KURUMLARI KAMPÜSÜNDE BİRLEŞTİRİLEN DOSYALAR GÖRÜŞÜLDÜ
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından titizlikle yürütülen geniş çaplı siber suçlar ve bilişim soruşturması neticesinde hazırlanan üç ayrı iddianame, hukuki sürecin hızlanması adına tek bir dosyada birleştirildi. Ankara 23'üncü Asliye Ceza Mahkemesi heyeti tarafından Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü içerisindeki özel duruşma salonunda görülen celsede, yirmi dokuz tutuklu sanık, tutuksuz yargılanan şahıslar ile taraf avukatları eksiksiz şekilde hazır bulundu. Şüpheliler hakkında resmi belgede sahtecilik, bilişim sistemlerine hukuka aykırı yollarla girme ve suç işlemek amacıyla organize örgüt kurma suçlamalarıyla açılan davada, adli makamlar adaletin tecellisi için yoğun mesai harcadı. Adli süreç boyunca sanıkların ifadeleri tek tek tutanaklara geçirildi ve yasal işlemler tamamlandı.
TUTUKLU SANIKLAR MAHKEMEDE HAKLARINDAKİ SUÇLAMALARI KESİNLİKLE REDDETTİ
Duruşma esnasında söz hakkı alan tutuklu sanıklardan Ali Çiçekli, yaklaşık yirmi aydır demir parmaklıklar ardında bulunduğunu ve söz konusu şebeke üyelerinden hiçbirini şahsen tanımadığını kesin bir dille ifade etti. Olayların yaşandığı tarihlerde zaten başka bir suçtan dolayı hapiste olduğunu savunan Çiçekli, kaçma şüphesi bulunmadığını belirterek beraat ve tahliye talebinde bulundu. Bir diğer sanık Ayhan Ateş ise üzerine atılı sahtecilik suçlamalarını kesinlikle kabul etmeyerek, sahte diploma veya ehliyet üretme gibi bir yeteneği olsa bu yasa dışı imkanı öncelikle kendi başarısız çocukları için kullanacağını dile getirdi. Gökay Celal Gülen de e-imza kopyalama işlemleriyle uzaktan yakından hiçbir bağlantısı olmadığını, suçun işlendiği iddia edilen şehirde dahi bulunmadığını ve bu yasa dışı organizasyondan en ufak bir maddi menfaat sağlamadığını aktardı. Tüm sanıklar masumiyetlerini kanıtlamak adına yoğun çaba sarf etti.
E-İMZA DAĞITIM SÜRECİNDEKİ GÜVENLİK AÇIKLARI GÜNDEME TAŞINDI
Mahkeme heyeti tarafından dinlenen ilkokul mezunu tutuklu sanık Mıhyeddin Yakışır, elektronik imzanın ne anlama geldiğini ve ne işe yaradığını dahi bilmediğini savundu. Örgüt elebaşı olduğu öne sürülen Ziya Kadiroğlu ile tamamen tesadüf eseri tanıştığını belirten Yakışır, sıradan bir marketten çikolata satın alır gibi son derece kolay biçimde e-imza çıkardığını mahkemede itiraf etti. Şebekenin bir numaralı kurucusu ve yöneticisi olmakla suçlanan Ziya Kadiroğlu ise savunmasında siber dolandırıcılık iddialarını bambaşka bir boyuta taşıdı. Çocukluk arkadaşı Ali Çiçekli ile bir cenaze merasiminde karşılaştıklarını anlatan Kadiroğlu, işlemlerinde elektronik imza yerine sadece basit kullanıcı adı ve şifre kombinasyonları kullandığını öne sürdü. Sertifika sağlayıcısı Türktrust firmasının önüne gelene e-imza dağıttığını ve bu devasa dosyada kurumun çok büyük bir güvenlik ihmali bulunduğunu iddia etti. Alınan tüm bu beyanların ve savunmaların ardından mahkeme heyeti, dosyadaki eksikliklerin giderilmesi amacıyla duruşmayı bir sonraki güne erteledi.