Ankara'da 2. Sezai Karakoç Sempozyumu düzenlendi
Sebilürreşad Vakfı tarafından Ankara'da düzenlenen 2. Sezai Karakoç Sempozyumu, edebiyat ve düşünce dünyasının önemli isimlerini bir araya getirdi.
Sebilürreşad Vakfı öncülüğünde, usta şair ve mütefekkirin anısını yaşatmak amacıyla bugün Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde İkinci Sezai Karakoç Sempozyumu düzenlendi. Etkinliğe akademisyenler, öğrenciler ve siyaset dünyasından önemli isimler katılırken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da programa gönderdiği özel mesajla büyük düşünürün edebi mirasına dikkat çekti.
CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'DAN DİRİLİŞ ŞAİRİ İÇİN ÖZEL MESAJ
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, başkentte gerçekleştirilen bu anlamlı ve geniş katılımlı programa yazılı bir mesaj gönderdi. Erdoğan mesajında, Sezai Karakoç'un sadece Türk edebiyatına değil, aynı zamanda düşünce dünyamıza da derin izler bırakan, ufuk açıcı müstesna bir şahsiyet olduğunu özellikle vurguladı. Usta kalemin, tüm hayatını hakikat arayışına adadığını ve ortaya koyduğu diriliş felsefesiyle milletin manevi köklerine ışık tuttuğunu belirten Erdoğan, onun inanç, medeniyet ve kimlik eksenindeki güçlü duruşunun gelecek nesillere her daim rehberlik ettiğini söyledi. Sebilürreşad Vakfı'nın bu kıymetli mirası yaşatma ve geleceğe taşıma gayretini büyük bir takdirle karşıladığını ifade eden Cumhurbaşkanı, kültürel değerlerin korunmasına ve ihyasına yönelik bu tür ilmi faaliyetlerin milli ortak hafızayı ciddi anlamda güçlendirdiğini dile getirdi. Erdoğan, sempozyumun düzenlenmesinde emeği geçen tüm kurumlara teşekkür ederek akademisyenlere ve misafirlere başarılar diledi.
AK PARTİ GENEL BAŞKAN YARDIMCISI YAYMAN'DAN AÇILIŞ KONUŞMASI
Sempozyumun açılış bölümünde kürsüye çıkan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, salondaki katılımcılara hitaben oldukça duygusal ve etkileyici bir konuşma yaptı. Yayman, Sezai Karakoç'un sadece kaleme aldığı şiirlerle değil, ortaya koyduğu derin fikirlerle de Türkiye'nin ufkunu açan, eşsiz şairlerden biri olduğunu belirtti. Kendi öğrencilik yıllarında usta şairin eserlerini ezbere bildiklerini ve özellikle efsanevi "Mona Roza" şiirinin kalplerinde apayrı bir yeri olduğunu anlatan Yayman, Karakoç'un dizelerinin sadece okunmakla kalmayıp insan ruhunda derinden hissedildiğini ifade etti. Şiiri salt bir estetik sanat aracı olarak görmeyen Karakoç'un, kelimelere ahlak, şuur ve fikir yükleyerek insanı yeniden ayağa kaldıracak güçlü bir diriliş çağrısı yaptığını tüm detaylarıyla vurguladı.

TOPLUMSAL HAFIZAYI KORUYAN BÜYÜK BİR DÜŞÜNÜR VE MÜTEFEKKİR
Hüseyin Yayman konuşmasının devamında, Sezai Karakoç'un yaşadığı döneme sadece şahitlik eden sıradan biri olmadığını, tam aksine o çağa yön veren tarihi bir figür olduğunu anlattı. Usta ismin yalnızca bir edebiyatçı kimliği taşımadığını, milletin kendi öz ruhuyla yeniden buluşmasını arzulayan büyük bir mütefekkir olduğunu dile getirdi. Karakoç'un ortaya koyduğu diriliş düşüncesinin, edebiyatın dar sınırlarını aşarak toplumun, kültürün ve bireyin yeniden inşası için devasa bir çağrı niteliği taşıdığını belirten Yayman, toplumsal hafızanın kaybedilmesinin kaçınılmaz bir yön kaybına yol açacağını savundu. Yayman, Karakoç'un geçmişin sağlam köklerinden beslenerek aydınlık bir geleceğe yürüme idealini her fırsatta dile getirdiğini sözlerine ekledi ve genç nesillerin bu mirasa sahip çıkması gerektiğini hatırlattı.