Kahramankazan kavurmasının özellikleri neler?

Ankara’nın Kahramankazan ilçesinde 1956’dan bu yana aynı yöntemle hazırlanan meşhur kavurma için Kurban Bayramı öncesi yoğun hazırlık süreci başladı.

HA
Kaynak İHA
YAYINLAMA
GÜNCELLEME
Kahramankazan kavurmasının özellikleri neler?
HA
Kaynak İHA

Ankara’nın Kahramankazan ilçesinde yaklaşık 70 yıldır aynı yöntemle hazırlanan meşhur Kahramankazan kavurması, Kurban Bayramı öncesinde yeniden yoğun ilgi görmeye başladı. İlçede 1956 yılından bu yana geleneksel yöntemlerle hazırlanan kavurma, bayram sofralarının vazgeçilmez lezzetleri arasında yer alıyor. Özellikle bakır dövme tencerelerde ve meşe odunlu özel sobalarda pişirilmesiyle farklılaşan kavurma, kendine özgü aromasıyla dikkat çekiyor. Kahramankazan’da kuşaktan kuşağa aktarılan bu geleneksel lezzetin hazırlanışı günümüzde de büyük titizlikle sürdürülüyor. İlçede uzun yıllardır kavurmacılık yapan ailelerden biri olan Ali Özarslan, hem üretim sürecini hem de kavurmanın bilinmeyen püf noktalarını anlattı.

“KAVURMAMIZIN SIRRI DANANIN KOL ETİ”

Kahramankazan kavurmasının en önemli özelliğinin kullanılan et olduğunu belirten Ali Özarslan, gerçek lezzetin dananın kol etinden elde edildiğini söyledi. Etin ince şekilde işlendiğini ifade eden Özarslan, “Dananın kolu oldukça yumuşak bir ettir. Derisini ve sinirlerini özenle ayıklarız. Ardından ince ince doğrayarak lokum kıvamına uygun hale getiririz” dedi. Özarslan, hazırlanan etlerin yıllardır kullanılan bakır tencerelerde pişirildiğini belirterek, “1956’dan bu yana kullandığımız bakır dövme tencerelerimiz var. Eti yağ ile harmanladıktan sonra içine ince kıyılmış soğan ekliyoruz. Soğan yaklaşık iki saat içinde tamamen eriyor ve kavurmaya eşsiz bir aroma bırakıyor” ifadelerini kullandı.

MEŞE ODUNLU SOBA LEZZETİN ANAHTARI

Kavurmanın hazırlanışında kullanılan özel sobanın da lezzette büyük rol oynadığını anlatan Özarslan, sobanın Bursa yapımı olduğunu ve artık benzerinin üretilmediğini söyledi. Meşe odunu kullanılan sobada pişen kavurmanın düşük ısıda ağır ağır hazırlandığını belirten Özarslan, “Tüpte pişirsek bir saat içinde olur ama sobada yaklaşık iki saatte tam kıvamına ulaşıyor. Bu yöntem eti lokum gibi yapıyor” diye konuştu. Kavurmanın doğrama şekline de değinen Özarslan, ilçede bu kesim tarzının “kelebek et” olarak bilindiğini ifade etti. Etin yaprak şeklinde kesilmesinin kavurmanın daha yumuşak olmasını sağladığını belirten Özarslan, özellikle kol etinin tercih edilmesinin büyük fark oluşturduğunu dile getirdi.

KAVURMANIN EN BÜYÜK PÜF NOKTASI TUZ

Kurban Bayramı’nda evlerinde kavurma hazırlayacak vatandaşlara da tavsiyelerde bulunan Özarslan, en sık yapılan hatalardan birinin tuzu erken eklemek olduğunu söyledi. Dana etine pişirme başında tuz atılmasının eti sertleştirdiğini belirten Özarslan, “Tuz mutlaka en son eklenmeli. İlk başta tuz atılırsa kavurma sert olur ve özelliğini kaybeder” dedi. Kısık ateş kullanımının önemine dikkat çeken Özarslan, yüksek ateşin kavurmanın yağlanmasına neden olduğunu belirterek gerçek lezzetin sabırla pişirilen etten çıktığını vurguladı. Yaklaşık iki saat boyunca ağır ateşte pişen kavurmanın lokum kıvamına ulaştığını ifade etti.

VATANDAŞLARDAN YOĞUN İLGİ

Kahramankazan kavurması yalnızca ilçe sakinlerinden değil, çevre bölgelerden gelen vatandaşlardan da yoğun ilgi görüyor. İşletmenin müdavimlerinden İsa Ekmen, kavurmanın farklı kesim tekniği ve pişirme yöntemi sayesinde diğer kavurmalardan ayrıldığını söyledi. Etin daha yumuşak olduğunu ve aromasının belirgin şekilde hissedildiğini ifade eden Ekmen, özellikle izin günlerinde bu lezzeti tatmak için işletmeye geldiklerini belirtti. Kurban Bayramı yaklaşırken Kahramankazan’daki kavurmacılarda hareketlilik artarken, geleneksel yöntemlerle hazırlanan bu lezzetin bayram sofralarında yine önemli yer tutması bekleniyor.

Yorumlar

Yorum kurallarını okudum ve kabul ediyorum.
Henüz yorum eklenmemiş, ilk yorum ekleyen siz olun.
Sonraki Sayfa