Ankara göçte güvenli yaşam merkezi olarak öne çıktı
Ankara’ya deprem bölgesi ile Doğu ve Güneydoğu Anadolu’dan yönelen göç, güvenli yaşam ve yeni başlangıç arayışıyla arttı.
Ankara’da Doğu Anadolu Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, 2020-2025 döneminde başkente yönelen nüfus hareketlerini TÜİK verileri üzerinden değerlendirdi. Dernek Başkanı Önder Boğa, özellikle deprem bölgesinden gelen göçün Ankara’yı güvenli, erişilebilir ve ekonomik açıdan yeni bir yaşam merkezi hâline getirdiğini belirtti.
ANKARA GÖÇ HAREKETLERİNDE ÖNE ÇIKTI
Türkiye, 2023 yılında meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından iç göç hareketlerinde önemli bir değişim yaşadı. Depremden etkilenen illerden farklı kentlere yönelen nüfus hareketleri, özellikle güvenli yaşam, sağlık, eğitim ve istihdam olanakları bakımından güçlü merkezleri öne çıkardı.
Ankara Doğu Anadolu Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği tarafından hazırlanan değerlendirmede, başkentin yalnızca kamu kurumlarının merkezi olmadığı, aynı zamanda yeni bir hayat kurmak isteyen vatandaşlar için güvenli ve erişilebilir bir şehir hâline geldiği vurgulandı.
TÜİK VERİLERİYLE ANKARA’YA GÖÇ ANALİZİ YAPILDI
Dernek Başkanı Önder Boğa, TÜİK verilerini merkeze alarak hazırladıkları raporun Ankara’nın değişen demografik yapısını ortaya koyduğunu söyledi. Boğa, başkentin ekonomik imkânları, kamu hizmetleri altyapısı ve deprem riski açısından tercih edilmesinin göç kararlarında etkili olduğunu ifade etti.

Raporda, 2020-2025 yılları arasında Ankara’ya yönelen nüfus hareketlerinin, özellikle deprem bölgesindeki illerden gelen yoğun taleple şekillendiği belirtildi. Bu hareketliliğin yalnızca geçici barınma ihtiyacıyla açıklanamayacağı, daha kalıcı bir yerleşme eğilimini gösterdiği kaydedildi.
DEPREM BÖLGESİNDEN ANKARA’YA YERLEŞİM ARTTI
Önder Boğa’nın paylaştığı bilgilere göre, beş yıllık dönemde Ankara’da yaşayan Hataylıların oranı yüzde 64,4 arttı. Aynı süreçte Adıyamanlıların oranı yüzde 42,4, Kahramanmaraşlıların oranı yüzde 29,6 ve Malatyalıların oranı yüzde 20,2 yükseldi.
Bu veriler, Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen illerden Ankara’ya yönelik nüfus hareketinin belirgin biçimde arttığını gösterdi. Boğa, söz konusu artışın, ailelerin yalnızca barınma değil, güvenli gelecek, istikrarlı yaşam ve hizmetlere erişim beklentisiyle başkente yöneldiğini ortaya koyduğunu belirtti.
ANKARA GÜVENLİ YAŞAM ALANI OLARAK GÖRÜLÜYOR
Raporda Ankara’nın birinci derece deprem kuşağında yer almamasının göç tercihlerinde önemli bir etken olduğu ifade edildi. Bunun yanında güçlü sağlık altyapısı, eğitim olanakları, kamu hizmetlerine erişim ve ulaşım imkânları da başkenti cazip hâle getirdi.
Dernek Başkanı Boğa, vatandaşların Ankara’yı “ikincil güvenli yaşam merkezi” olarak gördüğünü söyledi. Bu tercihin, özellikle deprem deneyimi yaşayan aileler açısından güvenlik, çocukların eğitimi ve istihdam olanaklarıyla yakından ilişkili olduğu değerlendirildi.
DOĞU VE GÜNEYDOĞU ANADOLU’DAN GÖÇ SÜRÜYOR
Raporda, Ankara’ya yönelen göçün yalnızca deprem sonrası gelişmelerle sınırlı kalmadığı, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinden süregelen nüfus hareketinin de devam ettiği belirtildi. Beş yıl içinde Ankara’da yaşayan Vanlıların nüfusu yüzde 31,9 arttı.
Aynı dönemde Ağrılıların nüfusunda yüzde 27,9, Şanlıurfalıların nüfusunda yüzde 25,1 ve Batmanlıların nüfusunda yüzde 24,8 artış yaşandı. Bu veriler, Ankara’nın farklı bölgelerden gelen vatandaşlar için eğitim, iş, sosyal çevre ve yeni başlangıç beklentileriyle tercih edildiğini ortaya koydu.
GENÇLER İÇİN KARİYER VE EĞİTİM MERKEZİ OLDU
Önder Boğa, Ankara’ya yönelen göçte gençlerin kariyer beklentilerinin ve eğitim olanaklarının önemli yer tuttuğunu belirtti. Üniversiteler, kamu kurumları, özel sektör fırsatları ve mesleki gelişim alanları, başkenti genç nüfus açısından güçlü bir çekim merkezi hâline getirdi.
Ankara’nın 12 organize sanayi bölgesi ve geniş istihdam potansiyeliyle, göç eden vatandaşlar için “geçiş ve tutunma merkezi” konumunda olduğu ifade edildi. Hemşeri dayanışma ağlarının da bu süreçte önemli rol oynadığı vurgulandı.
KONUT VE ALTYAPI İÇİN YENİ STRATEJİ ÇAĞRISI YAPILDI
Ankara’nın hızlı demografik değişiminin kent planlamasında yeni ihtiyaçlar doğurduğunu belirten Boğa, kiralık konut talebinden ulaşım ve altyapı yatırımlarına kadar birçok başlıkta stratejik planlama yapılması gerektiğini söyledi.
Dernek, konut politikalarının, ulaşım projelerinin ve depreme dayanıklı kentleşme çalışmalarının güncellenmesi gerektiğini ifade etti. Artan nüfus hareketliliğinin doğru yönetilmesi için yerel yönetimler, kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşları arasında koordinasyonun güçlendirilmesi gerektiği belirtildi.
SOSYAL UYUM VE İSTİHDAM POLİTİKALARI ÖNE ÇIKTI
Boğa, göçün yalnızca nüfus hareketi olmadığını; umut, yeniden başlangıç ve toplumsal dayanışma meselesi olduğunu vurguladı. Ankara’ya yerleşen vatandaşların kent yaşamına hızlı ve sağlıklı biçimde uyum sağlaması için mesleki eğitim, istihdam planlaması ve sosyal destek çalışmalarına ağırlık verilmesi gerektiğini dile getirdi.
Sosyal uyum politikalarının, göç eden ailelerin şehirle bağ kurmasını kolaylaştıracağı ifade edildi. Dernek, özellikle gençlerin iş gücüne katılımını destekleyen programların ve kadınlara yönelik sosyal destek mekanizmalarının önemine dikkat çekti.
“GELECEĞİ BİRLİKTE İNŞA EDİYORUZ” MESAJI VERİLDİ
Ankara Doğu Anadolu Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Önder Boğa, başkente yerleşen tüm hemşerilerine kapılarının açık olduğunu söyledi. Boğa, doğdukları topraklardan ayrılarak Ankara’da yeni bir yaşam kuran vatandaşların sosyal uyum süreçlerine destek vermeyi sürdüreceklerini belirtti.
Dernek olarak dayanışmayı büyütmeyi ve Ankara’yı herkes için daha yaşanabilir kılmayı temel hedef gördüklerini ifade eden Boğa, “Yeniden hayat kurma” sürecinde sivil toplumun önemli sorumluluk üstlendiğini kaydetti. Açıklama, geleceği birlikte inşa etme ve toplumsal dayanışmayı güçlendirme mesajıyla tamamlandı.