Türk dünyasının unutulan acısı: Repressiya

Türk dünyasının ortak hafızasında derin izler bırakan Repressiya dönemi, Ankara’da düzenlenen sergi ve panelle yeniden gündeme taşındı.

HA
Kaynak İHA
YAYINLAMA
GÜNCELLEME
Türk dünyasının unutulan acısı: Repressiya
HA
Kaynak İHA

Türk dünyasının ortak tarihi hafızasında önemli bir yere sahip olan Repressiya dönemi, Ankara’da gerçekleştirilen kapsamlı etkinlikle yeniden hatırlandı. “Türk Dünyası’nda Repressiya Sergisi ve Paneli” başlığıyla düzenlenen program, 15 Temmuz Demokrasi Müzesi’nde çok sayıda davetlinin katılımıyla gerçekleştirildi. Etkinlikte, Sovyetler Birliği döneminde Türk dünyasında yaşanan baskılar, sürgünler, idamlar ve kültürel yok sayma politikalarının etkileri ele alındı. Programın temel amacının, susturulmak istenen aydınların sesini yeniden duyurmak, yarım bırakılan hayat hikâyelerini görünür kılmak ve Türk dünyasının ortak tarih hafızasını canlı tutmak olduğu ifade edildi.

1926 BAKÜ TÜRKOLOJİ KURULTAYI’NIN 100. YILI VURGUSU

Anma programı, 1926 Bakü Türkoloji Kurultayı’nın 100’üncü yılı ile Türk devletlerinin bağımsızlıklarını yeniden kazanmalarının 35’inci yılına ithafen düzenlendi. Türk kültürü, dili ve tarihi açısından büyük önem taşıyan Bakü Türkoloji Kurultayı’nın yıldönümünde gerçekleştirilen etkinliğin sembolik anlam taşıdığı belirtildi. Program kapsamında düzenlenen sergide, Repressiya döneminde hayatını kaybeden veya baskıya maruz kalan Türk aydınlarına ait fotoğraflar, arşiv belgeleri ve tarihi materyaller ziyaretçilere sunuldu. Panel bölümünde ise akademisyenler ve uzmanlar, dönemin siyasi, kültürel ve toplumsal etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

ANKARA’DA GENİŞ KATILIMLI PROGRAM

Etkinlik; Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü, TÜRKSOY, Ahmed Cevad Enstitüsü, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi, Ankara Üniversitesi ve Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) başta olmak üzere birçok kurumun iş birliğiyle organize edildi. Programa Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı, İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan, Kazakistan Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Yerkebulan Sapiyev, Dışişleri Bakanlığı temsilcileri, akademisyenler, siyasi parti temsilcileri ve Türk dünyasının farklı ülkelerinden müzeciler katıldı.

GÖKHAN YAZGI: “BU ACILARI UNUTURSAK GÖREVİMİZİ YAPMAMIŞ OLURUZ”

Programda konuşan Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı, Repressiya sürecini üniversite yıllarında öğrendiğini ve yaşananlardan büyük üzüntü duyduğunu ifade etti. Türk aydınlarının maruz kaldığı zulmün unutulmaması gerektiğini vurgulayan Yazgı, genç kuşakların tarih konusunda bilinçlendirilmesinin önemine dikkat çekti. Kendi kızına Repressiya’yı sorduğunda bu kavramı bilmediğini anlatan Yazgı, toplumun tarihindeki acıları yeni nesillere aktarması gerektiğini belirtti. Türk milletinin tarih boyunca haksızlıklara karşı durduğunu ifade eden Yazgı, geçmişte yaşanan acıların unutulmasının tarihsel sorumluluğun yerine getirilmemesi anlamına geleceğini söyledi. Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak hafıza ve kardeşlik bilincini güçlendiren çalışmalara destek verdiklerini kaydeden Yazgı, özellikle gençlere yönelik tarih ve kültür projelerinin devam edeceğini dile getirdi.

BÜLENT TURAN: “UNUTULAN BİR ZULMÜ HATIRLIYORUZ”

İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan da konuşmasında Repressiya’nın dünya kamuoyunda yeterince bilinmediğine dikkat çekti. Tarih boyunca yaşanan birçok katliam ve zulmün farklı platformlarda gündeme getirildiğini ancak Repressiya’nın uzun yıllar boyunca yeterince konuşulmadığını ifade eden Turan, bu nedenle düzenlenen etkinliğin ayrı bir önem taşıdığını söyledi. Turan, Repressiya sürecinin yalnızca Türk dünyasının değil insanlık tarihinin önemli trajedilerinden biri olduğuna işaret ederek, bu konuda yapılacak her türlü akademik çalışma ve kültürel projeye destek vermeye hazır olduklarını ifade etti.

TÜRK DÜNYASINDA ORTAK TARİH BİLİNCİ VURGUSU

Etkinlik boyunca yapılan konuşmalarda Türk dünyası ülkeleri arasındaki kültürel dayanışmanın güçlendirilmesi gerektiği mesajı öne çıktı. Ortak tarih bilincinin gelecek kuşaklara aktarılmasının önemine dikkat çekilirken, kültür ve hafıza çalışmalarının Türk dünyası arasındaki bağları kuvvetlendirdiği belirtildi. Uzmanlar, Repressiya döneminin yalnızca siyasi baskı süreci olarak değil, aynı zamanda Türk kültürü ve aydın kimliğine yönelik sistematik bir müdahale olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Bu nedenle sergi ve panel gibi etkinliklerin tarihsel hafızanın korunması açısından önemli rol oynadığı kaydedildi.

Yorumlar

Yorum kurallarını okudum ve kabul ediyorum.
Henüz yorum eklenmemiş, ilk yorum ekleyen siz olun.
Sonraki Sayfa