Vicdanın Kabuğu sergisi açılıyor
Seramik sanatçısı Hatice Yazıcıoğlu Gürler’in “Vicdan ve Vicdanın Kabuğu” sergisi, 19 Haziran’da Ankara Galeri Soyut’ta açılacak.
Ankara’da sanatseverler, seramik sanatçısı Hatice Yazıcıoğlu Gürler’in “Vicdan ve Vicdanın Kabuğu” adlı kişisel sergisiyle buluşacak. Çankaya’daki Galeri Soyut’ta 19 Haziran Cuma günü açılacak sergi, sanatçının 35 yıllık çamur ve seramik yolculuğunu “vicdan” kavramı üzerinden yorumluyor. Sergi, 8 Temmuz’a kadar ziyaret edilebilecek.
ANKARA’DA SERAMİK SERGİSİ SANATSEVERLERLE BULUŞACAK
Seramik sanatçısı Hatice Yazıcıoğlu Gürler, yeni kişisel sergisi “Vicdan ve Vicdanın Kabuğu” ile Ankara’da sanatseverlerin karşısına çıkacak. Sergi, Çankaya ilçesinde yer alan Galeri Soyut’un Yıldızevler Mahallesi’ndeki salonlarında açılacak.
Sanatçının seramikle kurduğu uzun soluklu üretim ilişkisi, bu sergide insanın iç dünyasına ve ahlaki sorgulamalarına odaklanıyor. Gürler, 35 yıllık sanat serüveninde edindiği birikimi bu kez “vicdan” teması üzerinden biçimlendiriyor.
Sergide yer alan eserler, çamurun dönüşüm gücünü, insanın iç sesiyle ve toplumsal duyarlılıkla buluşturuyor. Sanatseverler, seramik yüzeylerde renk, doku, kabuk, kırılma ve içsel yüzleşme gibi kavramların izlerini takip edebilecek.

VİCDAN VE VİCDANIN KABUĞU SERGİSİ NE ZAMAN AÇILACAK?
“Vicdan ve Vicdanın Kabuğu” sergisi, 19 Haziran Cuma günü sanatseverlere kapılarını açacak. Açılış kokteyli aynı gün 18.00 ile 20.00 saatleri arasında gerçekleştirilecek.
Sergi, 8 Temmuz’a kadar Galeri Soyut’ta ziyaret edilebilecek. Ziyaretçiler, sergiyi Pazar günleri hariç her gün 10.00-19.00 saatleri arasında ücretsiz olarak gezebilecek.
Pazar günleri sergiyi görmek isteyen sanatseverler için ise randevulu ziyaret imkânı sunulacak. Böylece Ankara’daki sanat izleyicileri, sergiyi yaklaşık üç hafta boyunca inceleme fırsatı bulacak.
GALERİ SOYUT ÇANKAYA’DA ÜCRETSİZ ZİYARET EDİLECEK
Sergi, Ankara’nın kültür ve sanat duraklarından biri olan Galeri Soyut’ta düzenlenecek. Çankaya Yıldızevler Mahallesi’ndeki galeri, seramik sanatının çağdaş yorumlarını izleyiciyle buluşturacak.
Galeri Soyut’un salonlarında sergilenecek eserler, hem bireysel vicdanı hem de toplumun ortak değerlerini sanatın diliyle tartışmaya açacak. Bu yönüyle sergi, yalnızca estetik bir izleme deneyimi değil, aynı zamanda düşünsel bir karşılaşma alanı oluşturacak.
Sanatseverler sergide, çamurun biçime dönüşürken taşıdığı anlam katmanlarını ve sanatçının “kabuk” metaforu üzerinden kurduğu anlatımı yakından görebilecek.

HATİCE YAZICIOĞLU GÜRLER’DEN VİCDAN TEMALI SERGİ
Seramik sanatçısı Hatice Yazıcıoğlu Gürler, yeni sergisinde insanın en temel içsel dayanaklarından biri olan vicdan kavramını merkeze aldı. Gürler, seramik malzemenin doğasıyla insanın duygu dünyası arasında güçlü bir bağ kuruyor.
Sanatçı, vicdanı tek bir tanımla sınırlamayan, içinde karşıtlıkları aynı anda taşıyan bir alan olarak ele alıyor. İyi ile kötü, hüzün ile coşku, esaret ile gurur gibi duygular eserlerde soyut bir bütünlük içinde izleyiciye sunuluyor.
Gürler’in seramiklerinde renkler, kabuğun çatladığı ve iç dünyanın görünür hâle geldiği anı temsil ediyor. Bu anlatım, izleyiciyi kendi vicdanıyla yüzleşmeye ve içsel bir yolculuğa davet ediyor.
“SANAT TOPLUMUN VİCDANINI AYAKTA TUTAR”
Sergi öncesinde açıklamalarda bulunan Hatice Yazıcıoğlu Gürler, sanatın toplumsal işlevine dikkat çekti. Gürler, sanatın yalnızca estetik bir arayış olmadığını, toplumları iyileştiren ve bir arada tutan güçlü bir bağ olduğunu söyledi.
Sanatçının değerlendirmesine göre sanat, toplumun görünmeyen acılarını, sevinçlerini ve ortak değerlerini görünür kılıyor. Gürler, bu nedenle sanatçının da yaşadığı toplumun ruhunu eserlerine taşıyan bir sorumluluk üstlendiğini belirtti.
Gürler, “Sanat, bir toplumun ruhudur ve o ruhu besleyen, ayakta tutan en güçlü dayanaktır. Sanatçı, toplumun görünmeyen acılarını, sevinçlerini ve en önemlisi ortak değerlerini eserlerine üfler” ifadelerini kullandı.

“SANAT İNSANI KENDİ İÇİNE BAKMAYA DAVET EDER”
Hatice Yazıcıoğlu Gürler, günümüzde en çok ihtiyaç duyulan kavramlardan birinin empati olduğunu vurguladı. Sanatın bu noktada topluma ayna tuttuğunu söyleyen Gürler, izleyiciyi kendi içine bakmaya çağıran bir dil kurduğunu ifade etti.
Gürler, “Bugün dünyada ve toplumumuzda en çok ihtiyaç duyduğumuz şey, birbirimizi anlamak ve empati kurabilmektir. Sanat, tam da bu noktada devreye girerek topluma ayna tutar, insanı kendi içine bakmaya davet eder ve kolektif bir iyileşme sağlar” dedi.
Sanatçının bu yaklaşımı, serginin temel temasını da güçlendiriyor. “Vicdan ve Vicdanın Kabuğu”, bireysel yüzleşme ile toplumsal duyarlılığı aynı zeminde buluşturuyor.
VİCDAN KAVRAMI SERAMİKLE SOMUTLAŞIYOR
Gürler, sergide soyut bir kavram olan vicdanı çamur ve seramiğin biçimsel olanaklarıyla görünür hâle getirmeye çalıştığını belirtti. Sanatçı, vicdanı insanın en yalın ve en sahici varoluş alanı olarak yorumluyor.
Sanatçı, vicdanı aklın geri çekildiği, duyguların daha belirgin hâle geldiği bir kırılma noktası olarak tanımlıyor. Bu kırılma, sergideki formlarda kabuk, renk, yüzey ve iç-dış ilişkisi üzerinden izleyiciye aktarılıyor.
Gürler, “Bu sergimde insanın en yalın, en sahici varoluşuna yani vicdanına odaklandım. Vicdan dediğimiz kavram; aklın geri çekilip, duyguların görünür hâle geldiği o sihirli kırılma noktasıdır” sözleriyle serginin çıkış noktasını anlattı.
SANATSEVERLERE “VİCDANIN KABUĞUNU ARALAMA” DAVETİ
Sergideki eserlerde kullanılan renkler, sanatçının ifadesiyle kabuğun kırıldığı ilk anı ve insanın iç dünyasındaki çağrışımları temsil ediyor. Bu nedenle sergi, izleyiciye yalnızca görsel bir deneyim değil, duygusal bir sorgulama alanı da sunuyor.
Gürler, vicdan kavramının içinde iyiyi, kötüyü, hüznü, coşkuyu, esareti ve gururu aynı anda barındırdığını belirtti. Sanatçı, bu çok katmanlı yapıyı seramiğin dokusu ve formuyla anlatmayı hedefledi.
Hatice Yazıcıoğlu Gürler, tüm sanatseverleri sergiye davet ederek, “Tüm sanatseverleri, vicdanın bu renkli kabuğunu birlikte aralamaya davet ediyorum” dedi.