Uzmanından 'Badem Göz' uyarısı geldi

Uzmanlar, sosyal medyada popüler hale gelen badem göz estetiğinin kişiye özel planlanması gerektiğini belirterek, yüz anatomisinin bütüncül değerlendirilmesi konusunda uyarıda bulundu.

Okunma Süresi: 2 dakika 25 saniye
HA
Kaynak İHA
YAYINLAMA
GÜNCELLEME
Uzmanından 'Badem Göz' uyarısı geldi
HA
Kaynak İHA

Sosyal medyanın etkisiyle son yıllarda estetik uygulamalara yönelik ilgi artarken, özellikle badem göz görünümü birçok kişinin tercih ettiği estetik işlemler arasında yer almaya başladı. Ancak uzmanlar, bu tür uygulamaların yalnızca moda haline gelen estetik anlayışlara göre planlanmasının doğru sonuçlar vermeyebileceğine dikkat çekiyor. Acıbadem Ankara Hastanesi Plastik, Rekonstruktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Dr. Uğur Öner, estetik müdahalelerde temel amacın kişinin doğal görünümünü koruyarak daha dinç ve enerjik bir ifade elde etmek olduğunu belirtti. Öner, yüzün yalnızca tek bir bölgesine odaklanılarak yapılan değerlendirmelerin eksik kalabileceğini ifade etti.

Acıbadem Ankara Hastanesi Plastik, Rekonstruktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Dr. Uğur Öner

YORGUN GÖRÜNÜMÜN NEDENİ SADECE GÖZ KAPAKLARI DEĞİL

Yüzde oluşan yorgun ve yaşlı görünümün çoğu zaman yalnızca göz çevresiyle ilişkilendirildiğini belirten Dr. Öner, bu yaklaşımın her zaman doğru olmadığını söyledi. İnsanların aynaya baktığında ilk olarak göz kapaklarındaki ağırlığı veya kaş düşüklüğünü fark ettiğini dile getiren uzman isim, yüzün genel yapısında meydana gelen değişimlerin de değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Öner’e göre özellikle şakak bölgesinde ve orta yüzde yaşla birlikte ortaya çıkan doku kayıpları ile sarkmalar, kişinin yüz ifadesinde belirgin değişikliklere yol açabiliyor. Bu nedenle estetik planlamalarda yalnızca göz çevresine odaklanmak yerine yüzün tamamının analiz edilmesi gerekiyor.

ANKARA’DAN ESTETİK UYGULAMALAR İÇİN BÜTÜNCÜL YAKLAŞIM VURGUSU

Dr. Uğur Öner, son dönemde sosyal medya platformlarında sıkça gündeme gelen badem göz görünümünün estetik beklentileri doğrudan etkilediğini belirtti. Özellikle gözün dış köşesinde oluşturulan hafif yukarı yönlü görünümün birçok kişi tarafından daha çekici ve dinamik olarak algılandığını ifade eden Öner, her birey için aynı estetik hedeflerin belirlenmesinin doğru olmadığını söyledi. Uzman isim, estetik planlamalarda kişinin yüz yapısının, kaş pozisyonunun ve orta yüz anatomisinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, her hastanın farklı anatomik özelliklere sahip olduğunu vurguladı. Bu nedenle standart uygulamalar yerine kişiye özel çözümlerin tercih edilmesi gerektiğini dile getirdi.

ORTA YÜZ BÖLGESİNDEKİ DEĞİŞİMLER GÖZ ARDI EDİLMEMELİ

Yaş alma sürecinin yalnızca göz çevresini değil, yüzün farklı bölgelerini de etkilediğini ifade eden Dr. Öner, özellikle elmacık kemikleri üzerindeki yumuşak dokuların zamanla aşağı doğru yer değiştirdiğini söyledi. Bu değişimlerin yanakların hacim kaybetmesine, yüz hatlarının düzleşmesine ve nazolabial çizgilerin daha belirgin hale gelmesine neden olabileceğini belirten Öner, üst yüz ve orta yüzün birlikte değerlendirilmesinin daha doğal ve dengeli sonuçlar elde edilmesine katkı sağladığını kaydetti.

DOĞAL GÖRÜNÜM ESTETİKTE EN ÖNEMLİ HEDEF

Modern estetik cerrahi anlayışında yüzü tamamen değiştirmek yerine zamanla kaybolan anatomik desteğin yeniden kazandırılmasının hedeflendiğini ifade eden Öner, doğal görünümün korunmasının büyük önem taşıdığını söyledi. Endoskopik temporal lift gibi uygulamalarda amaçlarının kişinin yüz ifadesini farklılaştırmak olmadığını belirten Öner, başarılı bir planlama sonrasında insanların ameliyatı fark etmekten çok kişinin daha dinlenmiş, enerjik ve genç göründüğünü düşündüğünü ifade etti.

SOSYAL MEDYA TRENDLERİ DEĞİL KİŞİYE ÖZEL PLANLAMA ÖNEMLİ

Estetik uygulamalara yönelik taleplerin sosyal medya içeriklerinden etkilenebildiğini belirten Dr. Öner, karar verme sürecinde trendlerin değil kişinin ihtiyaçlarının esas alınması gerektiğini vurguladı. Her bireyin yüz yapısının farklı olduğunu hatırlatan Öner, başarılı ve kalıcı sonuçlar elde edebilmek için estetik taleplerin uzman değerlendirmesiyle ele alınmasının önemine dikkat çekti. Doğal görünümü koruyan, yüzün tüm anatomik özelliklerini dikkate alan bütüncül yaklaşımın hem hasta memnuniyeti hem de uzun vadeli sonuçlar açısından en doğru yöntem olduğunu sözlerine ekledi.

Haber Hakkında Ne Düşünüyorsun?

Sonraki Sayfa