ASO Başkanı Ardıç, ihracattaki yeni hedefi söyledi
ASO Başkanı Seyit Ardıç, Türkiye'nin mal ihracatının 2025 yılı sonunda 273 milyar dolara ulaştığını belirterek, bundan sonraki hedefin yüksek teknolojili ürünlerin payını artırmak olduğunu söyledi.
Ankara Sanayi Odası (ASO) Oda Meclisi ile 2'nci ve 3'üncü Organize Sanayi Bölgeleri Müteşebbis Heyeti'nin ortak toplantısı ASO Genel Merkezi'nde gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan ASO Başkanı Seyit Ardıç, dünya ekonomisindeki gelişmelerin yalnızca büyüme rakamları, enflasyon verileri ve faiz kararları üzerinden değerlendirilemeyeceğini ifade etti. Küresel dönüşümün merkezinde üretim, sanayi ve teknolojinin bulunduğunu belirten Ardıç, Türkiye'nin üretim kapasitesini artırmasına rağmen uluslararası ölçekte hedeflenen seviyeye henüz ulaşamadığını söyledi.

TÜRKİYE'NİN KÜRESEL ÜRETİMDEKİ PAYINA DİKKAT ÇEKTİ
Dünya imalat sanayisindeki değişime ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ardıç, 1990 yılında küresel üretimden yüzde 3 pay alan Çin'in bugün dünya üretiminin yaklaşık üçte birini gerçekleştirdiğini ifade etti. Aynı dönemde ABD, Japonya ve Almanya'nın paylarında gerileme yaşandığını aktaran Ardıç, Türkiye'nin ise 1990 yılında yüzde 0,86 olan payını bugün yüzde 1,3 seviyesine çıkarabildiğini belirtti. Bu artışa rağmen küresel ölçekte beklenen sıçramanın henüz gerçekleşmediğini dile getirdi.
"SANAYİSİZ EKONOMİ KÖKSÜZ AĞAÇ GİBİDİR"
Enerjiye erişim, teknoloji üretme kapasitesi, yapay zeka, veri hakimiyeti ve kritik ham maddelerin yeni dönemin en önemli unsurları arasında yer aldığını kaydeden Ardıç, sanayinin yeniden stratejik bir alan haline geldiğini söyledi. Birçok ülkenin çip teknolojilerinden savunma sanayisine, batarya üretiminden yapay zekaya kadar çeşitli alanlarda kamu kaynaklarını seferber ettiğini belirten Ardıç, güçlü bir sanayi altyapısına sahip olmayan ülkelerin ekonomik, diplomatik ve savunma alanlarında uzun vadede ayakta kalmakta zorlanacağını ifade etti.
SANAYİDE YAVAŞLAMA VE FİNANSMAN SORUNU
Ekonomide uygulanan sıkı para ve maliye politikalarının etkilerine de değinen Ardıç, enflasyonla mücadele sürecinde en büyük yükü sanayi sektörünün üstlendiğini söyledi. 2026 yılının ilk çeyreğinde büyümenin yüzde 2,5 seviyesinde kaldığını hatırlatan Ardıç, sanayi sektörünün aynı dönemde yüzde 0,8 daraldığını ve büyümeyi aşağı yönlü etkilediğini belirtti. Kredi büyüme sınırlarında yapılan değişikliklerin finansmana erişimi daha da zorlaştıracağını ifade eden Ardıç, yüksek faiz ortamının sanayiciler üzerindeki baskıyı artırdığını kaydetti.
İHRACATTA YENİ DÖNEM HEDEFİ
Türkiye'nin ihracat performansına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ardıç, mal ihracatının son 10 yılda yaklaşık iki kat artarak 2025 yılı sonunda 273 milyar dolara ulaştığını söyledi. Bu tablonun önemli bir başarı olduğunu vurgulayan Ardıç, bundan sonraki dönemde birim ihracat değerinin yükseltilmesi, yüksek teknolojili ürünlerin ihracattaki payının artırılması ve küresel pazarlarda daha güçlü markalar oluşturulmasının öncelikli hedefler arasında bulunduğunu ifade etti. Ancak 2026'nın ilk çeyreğinde ihracatta yaşanan yüzde 12,7'lik gerilemenin ve net ihracatın büyümeyi olumsuz etkilemesinin, rekabet gücünü artıracak yeni yapısal adımlara ihtiyaç duyulduğunu gösterdiğini belirtti.
FRANSA İLE TİCARİ İŞ BİRLİĞİ VURGUSU
Firmaların uluslararası pazarlara erişimini kolaylaştırmak amacıyla büyükelçiliklerle temasların sürdüğünü aktaran Ardıç, Fransa'nın Ankara Büyükelçiliği ile imzalanan protokol sayesinde ASO üyelerinin ticari vize başvurularında daha hızlı randevu alabileceğini söyledi. Bu uygulamanın iş görüşmeleri, fuar katılımları ve yatırım temaslarının daha planlı şekilde yürütülmesine katkı sağlayacağını ifade etti.