Ankara’da yapay zekâ destekli klasik otomobil yola çıkıyor
Ankara’da klasik otomobil tutkunu Reha Altınok, “Yula” adını verdiği yapay zekâ destekli restomod aracı yollara çıkarmaya hazırlanıyor.
Ankara’da yaşayan klasik otomobil tutkunu Reha Altınok, 1954 model Mercedes’i modern mühendislik ve yapay zekâ teknolojisiyle yeniden tasarladı. “Yula” adı verilen projede aracın tarihî çizgileri korunurken motor, elektronik sistemler, donanım ve yazılım altyapısı günümüz teknolojisine uyarlanarak yola çıkmaya hazır hâle getiriliyor.
ANKARA’DA YAPAY ZEKÂ DESTEKLİ KLASİK OTOMOBİL HAZIRLANIYOR
Ankara’da klasik otomobillere duyduğu ilgiyle tanınan Reha Altınok, geçmişin estetik çizgilerini günümüz teknolojisiyle buluşturan dikkat çekici bir projeye imza attı. Altınok, 1954 model Mercedes otomobili restomod yöntemiyle yeniden tasarlayarak yapay zekâ destekli bir araca dönüştürmeyi hedefliyor.

Projede otomobilin dış görünümünün büyük bölümü orijinal yapısına sadık kalınarak korunuyor. Buna karşılık motor, yürüyen aksam, elektronik sistemler, bilgisayar donanımı ve yazılım altyapısı modern teknolojiyle yenileniyor. Böylece klasik otomobil kültürü, çağdaş mühendislik anlayışıyla aynı platformda bir araya getiriliyor.
Altınok’un “Yula” adını verdiği proje, klasik araç restorasyonu ile kişiye özel otomobil tasarımını birleştiren özgün bir çalışma olarak öne çıkıyor. Projenin tamamlanmasının ardından aracın yollara çıkarılması hedefleniyor.

1954 MODEL MERCEDES RESTOMOD YÖNTEMİYLE YENİLENDİ
Reha Altınok’un üzerinde çalıştığı 1954 model Mercedes, yalnızca restore edilen bir klasik araç olarak değil, modern teknolojilerle yeniden yorumlanan özel bir otomobil olarak hazırlanıyor. Restomod yaklaşımıyla geliştirilen araçta tarihî dokunun korunması ve kullanım deneyiminin çağın beklentilerine uygun hâle getirilmesi amaçlanıyor.
Restomod, klasik bir otomobilin dış kimliğini ve karakterini koruyarak motor, süspansiyon, fren, güvenlik, konfor ve elektronik sistemler açısından güncel teknolojilerle donatılması anlamına geliyor. Altınok’un projesinde de bu anlayış temel alınıyor.

Araç, geçmişin tasarım ruhunu kaybetmeden günümüz mühendisliğinin sunduğu güvenlik, performans ve konfor unsurlarıyla güçlendiriliyor. Bu yönüyle proje, yalnızca bir otomobil yenileme çalışması değil, aynı zamanda kültürel mirasın teknolojik yorumla yaşatılması olarak değerlendiriliyor.
YULA PROJESİ YAPAY ZEKÂ İLE FARKLI BİR BOYUTA TAŞINDI
Altınok, projeye başlarken bu ölçekte bir yapay zekâ altyapısı kurmayı öngörmediklerini, ancak sürecin zamanla çok daha ileri bir noktaya taşındığını söyledi. Klasik otomobil üzerinde çok sayıda bilgisayar, elektronik donanım ve yazılım entegrasyonu yapılmasıyla proje farklı bir boyut kazandı.

Altınok, “Benim hayallerim çok. Bu iş de bir hayaldi. Biz projeye başladığımızda ‘Bu tipte bir araba yapacağız’ diyorduk ama içerisine yapay zekâyı koyacağımızı, bu kadar fazla bilgisayar ve donanım kuracağımızı hayal etmiyorduk. Şu an böyle bir platform yok” sözleriyle projenin geldiği noktayı anlattı.
Yapay zekâ destekli sistemin araca entegre edilmesiyle otomobilin farklı komutlara yanıt verebilmesi planlanıyor. Aracın çalıştırılmasından camların indirilmesine kadar birçok fonksiyonun sistem üzerinden yönetilebileceği belirtiliyor.

ÖĞRENEBİLEN YAPAY ZEKÂ OTOMOBİLE ENTEGRE EDİLİYOR
Altınok, projede kullanılan yapay zekânın yalnızca sesli komut sistemiyle sınırlı olmadığını vurguladı. Lüks araçlarda yer alan standart komut sistemlerinden farklı olarak bu yapının öğrenebilen bir yapay zekâ altyapısına sahip olduğunu ifade etti.
Sistem için entegrasyon, yazılım ve kodlama çalışmalarının sürdüğünü belirten Altınok, yapay zekânın garajdaki ekibin bir parçası gibi çalışacağını söyledi. Bu yapı sayesinde otomobilin çeşitli işlevleri yapay zekâ üzerinden kontrol edilebilecek.
Altınok, sistemin 1-2 hafta içinde işletmeye alınmasının planlandığını belirtti. Yapay zekânın araç geliştirme sürecinde de aktif rol üstlenmesi, projenin yalnızca bir otomobil değil, aynı zamanda teknoloji odaklı bir deney platformu olarak görülmesine neden oluyor.

KLASİK OTOMOBİL TUTKUSU DİECAST MODELLE BAŞLADI
Reha Altınok, otomobil tutkusunun çok eskiye dayanmadığını, bu ilginin yaklaşık 4 buçuk yıl önce aldığı küçük bir diecast model araba hediyesiyle başladığını anlattı. Bu hediyenin ardından model araç koleksiyonu yapmaya başladığını belirten Altınok, daha sonra 1964 model bir Chevrolet satın aldığını söyledi.
Klasik otomobillere ilgisinin zamanla büyüdüğünü ifade eden Altınok, otomobilden anlamadığı bir dönemde birinci, ikinci ve üçüncü araçlarını aldığını dile getirdi. Bu süreçte oto sanayi çevresinde güçlü bir ekip oluştuğunu belirtti.
Altınok, kaporta, boya, elektrik ve mekanik alanlarında birlikte çalıştığı ustalarla projelerini geliştirdiğini söyledi. Klasik otomobil dünyasına sonradan girmesine rağmen bu alanda kalıcı bir iz bırakmak istediğini ifade etti.

TÜRKİYE’DE CUSTOM VE RESTOMOD KÜLTÜRÜNE DİKKAT ÇEKTİ
Altınok, yaptığı çalışmaları yalnızca bir hobi olarak görmediğini, kişisel bir imza ve eser bırakma isteğiyle hareket ettiğini belirtti. Türkiye’de custom yani kişiye özel otomobil yapımı kültürünün çok yaygın olmadığını söyleyen Altınok, bu yaklaşımın özellikle Amerika ve Avrupa’da daha güçlü karşılık bulduğunu ifade etti.
Custom çalışmalarda aracın kişisel tercihlere göre değiştirildiğini, restomod uygulamalarda ise klasik aracın günümüz teknolojisine uyarlanarak yeniden tasarlandığını anlatan Altınok, Türkiye’de bu alanın değerinin henüz yeterince anlaşılmadığını dile getirdi.
Altınok’a göre klasik otomobiller yalnızca koleksiyon değeri taşıyan araçlar değil, aynı zamanda kültürel mirasın önemli parçaları arasında yer alıyor. Bu nedenle her projede sabır, emek, ustalık ve mühendislik anlayışı öne çıkıyor.

TÜRKİYE’DEN OTOMOBİL MARKASI ÇIKARMA HAYALİ VAR
Reha Altınok, projenin geldiği noktanın kendi hayallerinin çok ötesine geçtiğini belirtti. Başlangıçta yalnızca özel bir klasik otomobil yapmak istediklerini, bugün ise yapay zekâ destekli farklı bir platform ortaya koyduklarını söyledi.
Altınok, “Şu anda ben hayallerimden 10-20 kat fazlasını yaşıyorum. Bu kadarını beklemiyorduk. İnsanlar hayalleri için yaşar ve inşallah Türkiye’den de bir otomobil markası çıkartmak gibi bir hayalim var” ifadeleriyle hedeflerini anlattı.
Yula projesinin yalnızca bireysel bir çalışma olarak kalmaması, aynı zamanda Türkiye’de klasik otomobil, restomod, yapay zekâ ve özel araç tasarımı alanlarında yeni bir farkındalık oluşturması hedefleniyor.

PROJE DÜNYADAN DA TAKİP EDİLİYOR
Altınok, Yula projesinin yalnızca Türkiye’de değil, dünya genelinde de ilgi gördüğünü söyledi. Projeyi takip eden otomobil custom firmalarının bulunduğunu belirten Altınok, dünyanın büyük otomobil kanallarından video talepleri aldığını ifade etti.
Sosyal medya üzerinden yüz binlerce kişinin projeyi takip ettiğini dile getiren Altınok, destek verenlerin yanı sıra küçümseyen ve eleştiren kişilerle de karşılaştığını anlattı. Proje sürecinde en zorlandığı noktanın teknik zorluklardan çok bu olumsuz yorumlara katlanmak olduğunu belirtti.
Altınok, hayallerinden vazgeçmemek gerektiğini vurgulayarak Yula’nın emek, sabır ve inançla ilerleyen bir proje olduğunu söyledi. Projenin tamamlanmasıyla Türkiye’de yapay zekâ destekli klasik otomobil alanında dikkat çekici bir örnek ortaya çıkmış olacak.