Yarım asırlık Kırmızı-Kara sevdası
Ankara'da yaşayan 70 yaşındaki Süreyya Altıntaş, 55 yıldır gönül verdiği Gençlerbirliği'ni iyi günde de kötü günde de yalnız bırakmıyor.
Okunma Süresi: 2 dakika 8 saniye
Ankara'da yaşayan 70 yaşındaki Süreyya Altıntaş, 15 yaşında başladığı Gençlerbirliği sevgisini aradan geçen 55 yıla rağmen aynı heyecanla sürdürüyor. Çocukluk yıllarında tribünlerle tanışan Altıntaş, kırmızı-siyahlı kulübün yaşadığı sevinçlere de zorluklara da tanıklık etti. Takımına olan bağlılığını hayatının önemli bir parçası olarak gören deneyimli taraftar, ömrü yettiği sürece Gençlerbirliği'nin yanında olmaya devam edeceğini söyledi.

55 YILDIR AYNI RENKLERE GÖNÜL VERDİ
Henüz 15 yaşındayken Gençlerbirliği'ni desteklemeye başlayan Süreyya Altıntaş, geçen yarım asrı aşkın sürede takımını hiçbir dönemde yalnız bırakmadığını ifade etti. Çocukluk yıllarında 19 Mayıs Stadı'nda izlediği karşılaşmalarla başlayan kırmızı-siyahlı sevdanın zamanla büyük bir tutkuya dönüştüğünü belirten Altıntaş, kulübün renklerinden etkilenerek tribünlere bağlandığını anlattı. Gençlerbirliği'nin kazandığı başarılarla büyük mutluluk yaşadığını, zor dönemlerde ise aynı üzüntüyü paylaştığını dile getiren Altıntaş, kulübün hayatında çok özel bir yere sahip olduğunu vurguladı.

"BABAMDAN GİZLİ MAÇLARA GİDİYORDUM"
Çocukluk döneminde ailesinden habersiz maçlara gittiğini anlatan Altıntaş, Gençlerbirliği'nin küme düştüğü yılları da unutamadığını söyledi. O günlerin kendileri için oldukça zor geçtiğini belirten deneyimli taraftar, 1981-1982 sezonunda takımın yeniden yükselişe geçtiği dönemde imkânları elverdiğince deplasman maçları da dahil olmak üzere karşılaşmaları takip ettiğini ifade etti. Gençlerbirliği'nin kendisi için yalnızca bir futbol kulübü olmadığını dile getiren Altıntaş, kulübün Cumhuriyet ile özdeşleştiğini düşündüğünü belirterek bu nedenle kırmızı-siyahlı renklere bağlılığının yıllar içinde daha da güçlendiğini söyledi.

"AİLEM BİR TARAFA, GENÇLERBİRLİĞİ BİR TARAFA"
Yaşına rağmen takımının maçlarını takip etmeyi sürdürdüğünü belirten Altıntaş, futbol sevgisinin aile bireyleri tarafından da bilindiğini ifade etti. Deplasman maçları için zaman zaman günlerce evden uzak kaldığını anlatan Altıntaş, kızlarının da Gençlerbirliği taraftarı olduğunu söyledi. Karşılaşmaları büyük bir heyecanla izlediğini belirten Altıntaş, tribünde tezahüratlara eşlik etmeye çalıştığını ancak gırtlak kanseri olması nedeniyle bunun zaman zaman kendisini zorladığını dile getirdi. Geçmişte oynanan Valencia karşılaşmasını unutamadığını ifade eden Altıntaş, o maçta yaşanan yoğun taraftar ilgisinin hafızasında önemli bir yer tuttuğunu belirtti.

FAIR PLAY RUHUNUN KORUNMASINI İSTİYOR
Gençlerbirliği taraftarının centilmenliğiyle tanındığını söyleyen Altıntaş, geçmiş yıllarda taraftarların maçlara daha farklı bir anlayışla geldiğini ifade etti. Futbolda sonucun yanı sıra Fair Play ruhunun korunmasının önemine dikkat çeken Altıntaş, rakip takımların da centilmence alkışlanabilmesinin spor kültürünün önemli bir parçası olduğunu belirtti. Kulübün taraftarlarının Fair Play ödülleriyle öne çıktığını dile getiren Altıntaş, bu anlayışın gelecek yıllarda da sürdürülmesini temenni etti.

"GENÇLERBİRLİĞİ KÜLLERİNDEN YİNE DOĞAR"
Ankara futbolunun daha büyük başarılara ulaşmasını istediğini ifade eden Süreyya Altıntaş, Başkent takımlarının Süper Lig'de daha güçlü şekilde mücadele etmesini arzuladığını söyledi. Gençlerbirliği'nin kendi imkânlarıyla yeniden güçlenebilecek bir kulüp olduğunu belirten Altıntaş, kırmızı-siyahlı ekibin geçmişte zorlu süreçleri aşmayı başardığını ve gelecekte de aynı başarıyı göstereceğine inandığını dile getirdi. Kulübün güçlü bir yönetim anlayışıyla yoluna devam etmesi gerektiğini vurgulayan Altıntaş, kendisinin de imkân bulduğu sürece tribündeki yerini almaya devam edeceğini sözlerine ekledi.





