Tarihi halıları 45 yıldır restore ediyor
Ankara Kalesi'nde 45 yıldır halı ve kilim onaran Ali Ayanoğlu, tarihi dokumaları geleneksel yöntemlerle restore ederek kültürel mirası yaşatıyor.
Okunma Süresi: 2 dakika 41 saniye
Ankara Kalesi'nde yaklaşık 45 yıldır el dokuma halı ve kilim tamiri yapan 61 yaşındaki Ali Ayanoğlu, yüzyıllara meydan okuyan tarihi eser niteliğindeki dokumaları geleneksel yöntemlerle aslına uygun şekilde onararak kültürel mirasın korunmasına katkı sağlıyor. Çırak olarak başladığı mesleğini bugün kendi atölyesinde sürdüren Ayanoğlu, özellikle 18'inci ve 19'uncu yüzyıldan kalma antika halıları büyük bir titizlikle restore ederken, Selçuklu döneminden günümüze uzanan halıcılık geleneğinin yaşatılması için çalışmalarını aralıksız sürdürüyor.

ANKARA KALESİ'NDE GELENEKSEL SANATI YAŞATIYOR
1981 yılında henüz 16 yaşındayken mesleğe adım atan Ali Ayanoğlu, geçen yıllar içinde el dokuma halı ve kilim onarımında uzmanlaştı. Ankara Kalesi'ndeki atölyesinde çalışmalarını sürdüren usta isim, tarihi değere sahip halıları geleneksel tekniklerle onararak hem özgün yapılarını koruyor hem de gelecek nesillere aktarılmasına katkı sunuyor. Atölyesinde 18'inci yüzyıla ait Konya'nın Karapınar yöresinden kalma "Baltalı" desenli nadir bir halıyı da muhafaza eden Ayanoğlu, Türk halıcılık kültürünün önemli örneklerini korumanın büyük sorumluluk gerektirdiğini ifade ediyor.

"MESLEĞE ÇIRAK OLARAK BAŞLADIM"
Mesleğe başlama hikâyesini anlatan Ayanoğlu, çocukluk arkadaşlarının bu işi yapmasından etkilenerek halıcılığa yöneldiğini söyledi. İlk yıllarda farklı ustaların yanında çıraklık yaptığını belirten Ayanoğlu, meslek öğrenme sürecinin sabır gerektirdiğini dile getirdi. Çıraklık döneminde ilk olarak eğri çivileri doğrultarak işe başladığını anlatan usta isim, daha sonra ip mumlama ve kilim dokuma aşamalarına geçtiğini belirtti. Yıllar içinde kazandığı deneyimle antika halı restorasyonunda uzmanlaştığını ifade eden Ayanoğlu, mesleğini gelecekte grafik tasarım eğitimi alan kızının devam ettirmek istediğini söyledi. Kızının desen, renk ve tasarım konularındaki bilgisinin mesleğe katkı sağlayacağını belirten Ayanoğlu, internet üzerinden yapılan satışlar ve dijital çalışmalarla aile mesleğinin sürdürüleceğini dile getirdi.

ANTİKA HALILAR İÇİN AYLARCA EMEK VERİYOR
Onarımını yaptığı eserlerin uzun ve titiz bir çalışma gerektirdiğini belirten Ayanoğlu, bazı kilim ve halılar üzerinde aylarca çalıştığını söyledi. Hiç unutamadığı çalışmalarından birinin yaklaşık üç ay emek verdiği bir kilim olduğunu ifade eden Ayanoğlu, ilk restore ettiği antika halının ise bir Alman koleksiyonere ait "Kömürcü Kulağı" halısı olduğunu belirtti. Yaklaşık dört ay boyunca üzerinde çalıştığı bu tarihi halının meslek hayatındaki en özel restorasyonlardan biri olduğunu söyleyen Ayanoğlu, antika eserlerin her birinin farklı teknik bilgi ve sabır gerektirdiğini vurguladı.

TARİHİ HALILAR ESKİ İPLERLE ONARILIYOR
Ali Ayanoğlu, tarihi halıların restorasyonunda kullanılan malzemenin büyük önem taşıdığını belirterek, öncelikle halının yün kalitesinin incelendiğini ve aynı özellikte ip kullanılmasının zorunlu olduğunu söyledi. Özellikle kök boya ile dokunmuş tarihi halıların tamirinde yeni ip yerine eski kilimlerden sökülen iplerin tercih edildiğini ifade eden Ayanoğlu, kök boyalı bir halının yine kök boyalı iplerle onarılması gerektiğini belirtti. Günümüzde kök boya üretiminin oldukça zorlaştığını ve bu alana ilginin de geçmişe göre azaldığını söyleyen Ayanoğlu, bu nedenle eski malzemelerin büyük değer taşıdığını dile getirdi.

GELENEKSEL DESENLER KÜLTÜREL MİRASI YAŞATIYOR
Türk halı ve kilimlerinin yalnızca birer dokuma ürünü olmadığını, aynı zamanda geçmişten günümüze ulaşan kültürel bir anlatım dili olduğunu ifade eden Ayanoğlu, her motifin ayrı bir anlam taşıdığını söyledi. Selçuklu döneminden bu yana halı ve kilimlerin Türk kültüründe önemli bir yere sahip olduğunu belirten usta isim, geçmişte insanların duygu ve düşüncelerini, yaşadıkları olayları ve çeşitli mesajları motifler aracılığıyla dokumalara işlediğini anlattı. Koç boynuzu, eli belinde, akrep, su yolu, kurt ağzı ve balık gözü gibi çok sayıda geleneksel motif bulunduğunu belirten Ayanoğlu, en sevdiği desenlerin ise "eli belinde" ile "koç boynuzu" motifleri olduğunu söyledi. Bu desenlerin özellikle Konya, Malatya ve Sivrihisar yöresindeki kilimlerde sıkça görüldüğünü ifade eden Ayanoğlu, tarihi dokumaların sahip olduğu kültürel zenginliğin korunmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.



