Polatlı Gordion’daki Midas Tümülüsü’nün sırrı çözüldü
Ankara Polatlı’daki Gordion Antik Kenti’nde yer alan 3 bin 200 yıllık tümülüsün Kral Midas’a değil, babası Gordias’a ait olduğu açıklandı.
Okunma Süresi: 4 dakika 8 saniye
Ankara’nın Polatlı ilçesinde bulunan ve 2023 yılında UNESCO Dünya Miras Listesi’ne giren Gordion Antik Kenti’ndeki Midas Tümülüsü, 3 bin 200 yıllık ahşap mezarıyla dikkat çekiyor. Halk arasında “Midas Tümülüsü” olarak bilinen yapının, Kral Midas’a değil, babası Gordias’a ait olduğu belirtildi.
GORDİON ANTİK KENTİ UNESCO LİSTESİNDE YER ALIYOR
Frig medeniyetinin başkenti olarak bilinen Gordion, Ankara’nın en önemli arkeolojik alanları arasında bulunuyor. Polatlı ilçesindeki antik kent, sahip olduğu tümülüsler, arkeolojik kalıntılar ve tarihî buluntular nedeniyle 2023 yılında UNESCO Dünya Miras Listesi’ne dahil edildi.
Gordion’un UNESCO sürecinde en dikkat çeken unsurlarından biri, Midas Tümülüsü olarak tanınan büyük mezar yapısı oldu. İçerisinde günümüze kadar korunarak ulaşan ahşap mezar, dünya arkeolojisi açısından eşsiz örneklerden biri kabul ediliyor.

MİDAS TÜMÜLÜSÜ DÜNYANIN İKİNCİ BÜYÜK TÜMÜLÜSÜ
Gordion Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Kadim Koç, Midas Tümülüsü’nün 53 metre yüksekliğe ve 300 metre çapa sahip devasa bir yapı olduğunu söyledi. Koç, tümülüsün dünyanın ikinci büyük tümülüsü olduğunu ifade etti.
Bölgenin tümülüsler bakımından çok zengin olduğunu belirten Koç, Polatlı çevresinde Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından tescillenmiş 130 tümülüs bulunduğunu aktardı. Gordion’da ise 90’a yakın tümülüs yer alıyor.

POLATLI’DA 130 TESCİLLİ TÜMÜLÜS BULUNUYOR
Gordion’un yalnızca bir antik kent değil, aynı zamanda büyük bir tarihî mezar alanı olduğunu belirten Kadim Koç, bölgede çok sayıda tümülüsün bir arada bulunduğunu söyledi. Bu yoğunluğun dünyada ender görülen örneklerden biri olduğunu dile getirdi.
Koç, “Bu kadar tümülüsün bir arada bulunduğu ender yerlerden biri. Şu anda Polatlı bölgesinde Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından tescillenmiş 130 tümülüs bulunmakta. Gordion’da 90’a yakın tümülüsümüz var. Bunların en büyüğü herkes tarafından bilinen Midas Tümülüsü” dedi.

“İÇERİSİNDE DÜNYANIN TEK ÖRNEK AHŞAP MEZARI BULUNUYOR”
Midas Tümülüsü’nü özel kılan en önemli unsurun içindeki ahşap mezar olduğunu vurgulayan Koç, yapının açılmış bir tümülüs olduğunu belirtti. Mezar odasının, ardıç ağaçlarından oluşturulan ahşap mimarisiyle günümüze kadar ulaştığını söyledi.
Koç, “Bu tümülüsün bir özelliği var. Açılmış bir tümülüs. İçerisinde dünyanın tek örnek ahşap mezarı bulunuyor. UNESCO da buna dayanarak bizleri UNESCO kalıcı listesine dahil etti” ifadelerini kullandı.

TÜMÜLÜS MİDAS’IN DEĞİL BABASI GORDİAS’IN MEZARI
Halk arasında Midas Tümülüsü olarak anılan yapının, aslında Kral Midas’ın babası Gordias için yapıldığı belirtildi. Kadim Koç, 1957 yılında yapılan kazılarda mezara ulaşıldığında dönemin basınında da Gordias’ın mezarının bulunduğunun yazıldığını ifade etti.
Koç’a göre, Kral Midas’ın antik çağdaki ünü zamanla babası Gordias’ın önüne geçti. Bu nedenle tümülüs, bilimsel değerlendirmelerde Gordias’la ilişkilendirilse de halk arasında Midas Tümülüsü adıyla anılmaya devam etti.
“BABASI OĞLUNUN ÖNÜNE GEÇEMEDİ”
Kadim Koç, Midas’ın renkli kişiliği ve efsanelerdeki güçlü yeri nedeniyle tümülüsün adının halk arasında değişmediğini söyledi. Yapının, Midas’ın babası için yaptırdığı bir mezar olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Koç, “1957 yılında bu tümülüs kazısı yapılıp mezara ulaştığında Ulus Gazetesi ‘Midas’ın babası Gordias’ın mezarı bulundu’ demesine rağmen yıllar içerisinde Midas o kadar ünlü ki antik çağın en ünlü kişiliklerinden birisi. Bir türlü babası oğlunun önüne geçemedi” diye konuştu.

FRİGLERİN AHŞAP OYMACILIĞI VE METAL İŞÇİLİĞİ ORTAYA ÇIKTI
Midas Tümülüsü’nde yapılan kazılarda elde edilen buluntular, Frig medeniyetinin zanaat becerileri hakkında önemli bilgiler sağladı. Ahşap işçiliği, halı dokumacılığı ve bronz eserler, Friglerin sanat ve üretim alanındaki gelişmişliğini gösterdi.
Koç, bulguların ardından Friglerin dünyanın en iyi ahşap oymacılığı örneklerinden bazılarını ürettiğinin anlaşıldığını belirtti. Mezar odasında bulunan eserler, dönemin kültürel ve teknolojik seviyesine ışık tuttu.
99 FİBULA FRİGLERİN METAL USTALIĞINI GÖSTERDİ
Tümülüsün içinden çıkarılan en dikkat çekici buluntular arasında fibulalar yer aldı. Çatal iğne olarak bilinen fibulaların, Friglerin metal işçiliğindeki ustalığını ortaya koyduğu ifade edildi.
Kadim Koç, “İçeriden çıkan bronz maddelere baktığımızda fibulalar, yani çatal iğnenin ana vatanı burası. İlk çatal iğneler burada üretilmiş. 99 tane çatal iğne çıktı” dedi. Bu buluntular, Gordion’un antik dönemde üretim ve sanat merkezi olduğunu gösterdi.

3 BİN 200 YILLIK ARDIÇ AĞAÇLARI ÇÜRÜMEDEN KORUNDU
Tümülüsün içindeki ahşap mezar, ardıç ağaçlarından oluşan yapısıyla dikkat çekiyor. Yaklaşık 3 bin 200 yıllık olduğu belirtilen ahşapların günümüze kadar çürümeden ulaşması, arkeolojik açıdan büyük önem taşıyor.
Koç, mezarın 6 metre 15 santimetreye 5 metre 15 santimetre ölçülerinde olduğunu söyleyerek ardıç ağaçlarının hâlen korunabildiğini belirtti. Bu durum, mezar odasının mimari yapısı ve gömü koşullarının önemini ortaya koyuyor.
KAZI SÜRECİNDE MEZARA TÜNELLE ULAŞILDI
Midas Tümülüsü’ndeki kazılar 1957 yılında gerçekleştirildi. Kazı sırasında mezara ulaşmak için farklı teknikler kullanıldı. Koç’un aktardığına göre, dönemin şartlarında yapılan sulu sondaj çalışması sırasında mezarda bazı hasarlar oluştu.
Daha sonra mezar odasına ulaşmak için 82 metrelik bir tünel açıldı. Bu tünelin kazılmasında Zonguldak’tan getirilen madenciler görev aldı. Tünel, bugün tümülüsün ziyaret edilebilen bölümlerinden biri olarak dikkat çekiyor.

KAZILARDA ÇIKAN ESERLER MÜZELERDE SERGİLENİYOR
Gordion’daki kazılarda ortaya çıkarılan değerli objeler ve arkeolojik eserlerin bir bölümü Ankara’daki Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde sergileniyor. Bazı eserler ise Gordion Müzesi’nde ziyaretçilerle buluşuyor.
Kadim Koç, Gordion’un Ankara’nın dünya mirası değerlerinden biri olduğunu vurgulayarak bölgenin mutlaka yerinde görülmesi gerektiğini söyledi. Antik kent, hem bilimsel araştırmalar hem de kültür turizmi açısından önemini koruyor.
GORDİON ANKARA’NIN DÜNYA MİRASI DEĞERİ OLDU
Gordion Antik Kenti, Frig dönemine ilişkin çok sayıda veri sunan eşsiz bir arkeolojik alan olarak öne çıkıyor. Yaklaşık 90 tümülüs, anıtsal mezarlar, Friglere ait buluntular ve ahşap mezar yapısı, bölgenin tarihsel değerini güçlendiriyor.
2023 yılında UNESCO Dünya Miras Listesi’ne alınan Gordion, Ankara’nın uluslararası ölçekte tanınan kültür miraslarından biri hâline geldi. Polatlı’daki antik kent, yerli ve yabancı ziyaretçiler için önemli bir tarih rotası olmayı sürdürüyor.