Karşınızdaki kişi sürekli kusur buluyorsa dikkat! Bu davranışın altında ne var?
Her davranışta kusur arayan ve çevresini sık sık yargılayan kişiler bunu farklı nedenlerle yapabiliyor. Eleştirinin arkasında bazı dikkat çekici davranış kalıpları bulunuyor. İşte detaylar...
Okunma Süresi: 1 dakika 14 saniye
Çevresindeki insanların kararlarını, davranışlarını veya yaşam biçimini sürekli eleştiren kişilerle iletişim kurmak zaman zaman yorucu olabilir. Ancak bu tutumun tek bir nedeni yok. Kişinin beklentileri, iletişim alışkanlıkları, kıyaslama eğilimi ve olaylara bakış biçimi, sürekli kusur bulma davranışında rol oynayabiliyor.
ELEŞTİRİNİN ARKASINDA FARKLI NEDENLER BULUNABİLİYOR
Yüksek standartlara sahip kişiler, yapılan bir işte başarıdan çok eksik kalan noktaya odaklanabiliyor. Mükemmeliyetçi eğilimler bu davranışı etkileyebilse de tek başına sürekli eleştiriyi açıklamıyor.
Bazı kişiler ise başkalarının eksiklerine yoğunlaşarak kendi yetersizlik duygularından uzaklaşmaya çalışabiliyor. Çevresindeki insanlarla kendisini sık sık karşılaştıran kişilerde başarıları küçümseme veya kusurları öne çıkarma eğilimi de görülebiliyor.
KONTROL İHTİYACI VE OLUMSUZLUKLARA ODAKLANMA
Eleştirel tutum bazen çevresindeki insanların davranışlarını kendi beklentilerine göre şekillendirme isteğiyle bağlantılı olabiliyor. “Ben olsam böyle yapmazdım” yaklaşımının sürekli tekrarlanması bu eğilimin bir yansıması olabilir.
Bazı insanlar olayların olumlu taraflarından önce eksik veya problemli bölümleri fark edebiliyor. Ayrıca çocuklukta öğrenilen iletişim kalıpları da yetişkinlikteki davranışlara yansıyabiliyor; sürekli eleştirilen bir ortamda büyümek bunlardan biri olabilir.

ELEŞTİRİ YAPICI DEĞİLSE İLİŞKİLER ZORLANABİLİYOR
Her eleştiri olumsuz değildir. Belirli bir davranışa odaklanan ve çözüm öneren geri bildirim, kişinin gelişmesine katkı sağlayabilir. Sorun, eleştirinin sürekli hale gelmesi ve kişinin tamamını hedef almasıyla başlıyor.
Başkalarını sık sık yargılayan bazı kişiler kendilerine yöneltilen eleştiriler karşısında da savunmaya geçebiliyor. Ancak bu özelliklerin hiçbiri tek başına bir kişinin karakteri veya psikolojik durumu hakkında kesin hüküm vermek için yeterli değildir.