Başkentte uzmanından çölyak hastalığı uyarısı

Ankara Etlik Şehir Hastanesi’nden Uzm. Dr. Deniz Armağan Deniz, çölyak hastalığının farklı organ ve sistemleri etkileyebildiğini belirterek erken tanının önemine dikkat çekti.

Okunma Süresi: 2 dakika 34 saniye
CS
Canan Salman Muhabir
YAYINLAMA
GÜNCELLEME
Başkentte uzmanından çölyak hastalığı uyarısı
CS
Canan Salman Muhabir

Ankara Etlik Şehir Hastanesi Gastroenteroloji Kliniği’nde görev yapan Uzm. Dr. Deniz Armağan Deniz, çölyak hastalığına ilişkin bilgilendirmede bulundu. Hastalığın toplumda yaklaşık yüzde 1 oranında görüldüğünü belirten Deniz, buna karşın tanı sürecinde çeşitli güçlüklerle karşılaşılabildiğini ifade etti.

Çölyak hastalığının, buğday, arpa ve çavdar gibi tahıllarda bulunan gluten proteinine karşı bağışıklık sisteminin aşırı tepki vermesi sonucu ortaya çıkan otoimmün bir hastalık olduğunu anlatan Deniz, bu tepkinin ince bağırsakta hasara yol açabildiğini ve buna bağlı olarak farklı belirtilerin gelişebildiğini söyledi.

Başkentte uzmanından çölyak hastalığı uyarısı

SİNDİRİM SİSTEMİ BELİRTİLERİ BUZDAĞININ SADECE GÖRÜNEN KISMI

Çölyak denildiğinde toplumda en çok kilo kaybı, ishal, karın ağrısı ve şişkinlik gibi şikayetlerin akla geldiğini belirten Deniz, hastalığın özellikle yetişkinlerde çok daha farklı belirtilerle de ortaya çıkabileceğine dikkat çekti.

Çocukluk döneminde sindirim sistemi şikayetlerinin daha belirgin olabildiğini aktaran Deniz, yetişkinlerde ise tablonun farklılaşabildiğini söyledi. Karaciğer enzimlerinde yükselme, kemik erimesi ve demir eksikliğine bağlı kansızlık gibi bulguların çölyak hastalığıyla ilişkili olabileceğini belirten Deniz, ellerde ve ayaklarda uyuşma şeklinde görülebilen nöropati, infertilite, saç dökülmesi, depresyon, unutkanlık ve demans gibi farklı sorunların da hastalıkla bağlantılı olabileceğini ifade etti. Bu nedenle çölyak hastalığının yalnızca mide ve bağırsak sistemi üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Deniz, farklı sistemlerde ortaya çıkan bulguların da tanı sürecinde dikkate alınmasının önem taşıdığını kaydetti.

KİMLERDE ÇÖLYAKTAN ŞÜPHELENİLMELİ?

Uzm. Dr. Deniz Armağan Deniz, bazı kişilerin çölyak hastalığı açısından daha dikkatli değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Özellikle ailede çölyak tanısı bulunmasının önemli bir risk unsuru olduğunu ifade eden Deniz, bağışıklık sisteminin etkili olduğu bazı hastalıklarda da çölyak ihtimalinin akla getirilmesi gerektiğini söyledi.

Haşimato tiroiditi, guatr, bazı eklem ve romatizmal hastalıklar ile karaciğeri etkileyen bazı hastalıkların yanı sıra Tip-1 diyabet, Down sendromu ve Dermatitis Herpetiformis gibi bazı cilt hastalıklarında çölyak hastalığının daha sık görülebildiğini belirten Deniz, bu durumlarda gerekli değerlendirmelerin yapılması gerektiğini ifade etti.

1-3 YAŞ VE 30-50 YAŞ ARALIĞINA DİKKAT

Çölyak hastalığının herhangi bir belirti göstermeyen kişilerde de tespit edilebildiğini belirten Deniz, özellikle iki yaş grubunun tanı açısından dikkat çektiğini söyledi.

Bebeklerin anne sütünden ayrılarak gıdalarla beslenmeye başladığı 1-3 yaş döneminin hastalığın ortaya çıkabildiği dönemlerden biri olduğunu ifade eden Deniz, 30-50 yaş aralığının da tanı açısından önemli bir dönem olduğunu belirtti. Bu yaş grubunda hastalığın gözden kaçırılması halinde farklı sistemlere ait belirtiler üzerinden ilerleyebileceğine dikkat çeken Deniz, erken değerlendirmeye önem verilmesi gerektiğini vurguladı.

TEK TEDAVİ GLUTENSİZ BESLENME

Çölyak hastalığının tanısının gecikmesinin çeşitli sorunlara yol açabileceğini belirten Deniz, hastalığın tedavisinin ise doğru tanı sonrasında temel olarak glutensiz diyete dayandığını söyledi. Tanı konulduktan sonra hastalığın tedavisi için ilaç kullanılmasına gerek olmadığını ifade eden Deniz, dünya genelinde temel tedavi yaklaşımının glutensiz beslenme olduğunu belirtti. Glutensiz diyete uyulmasıyla birlikte hastalığa bağlı belirtilerin gerilemesinin mümkün olduğunu kaydetti.

Bununla birlikte hastalığın tanı almadan ilerlemesi, geç tanı konulması veya tanı sonrasında glutensiz diyete uyulmaması durumunda ciddi sonuçların ortaya çıkabileceğine dikkat çeken Deniz, ileri aşamalarda bağırsak ilişkili T hücreli lenfoma gibi ciddi hastalıkların gelişebileceğini söyledi.

BASİT TESTLERLE TANI SÜRECİ BAŞLAYABİLİYOR

Uzm. Dr. Deniz Armağan Deniz, çölyak hastalığından şüphelenilen kişilerin gastroenteroloji hekimine başvurmasının önemini vurguladı. Hastalığın değerlendirilmesinde kan testleri ve üst gastrointestinal sistem endoskopisinin kullanıldığını belirten Deniz, tanının ardından tedavi ve takip sürecinin başladığını ifade etti.

Glutensiz beslenmenin hastalığa bağlı belirtilerin gerilemesini sağlayabildiğini belirten Deniz, düzenli takip ve tedaviyle hastaların uzun vadede sağlıklı bir yaşam sürdürebileceğini söyledi.

Haber Hakkında Ne Düşünüyorsun?

Yorumlar

Yorum kurallarını okudum ve kabul ediyorum.
Henüz yorum eklenmemiş, ilk yorum ekleyen siz olun.
Sonraki Sayfa