Ankara’da üç kuşaktır yorgancılık yapan esnaf çırak bulamıyor
Ankara’da yorgancılık mesleğinin son temsilcilerinden Hüsamettin Yavuz, fabrikasyon ürünler ve çırak eksikliği nedeniyle mesleğin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığını söyledi.
Okunma Süresi: 4 dakika 2 saniye
Ankara’da üç kuşaktır yorgancılık yapan Hüsamettin Yavuz, el emeğiyle hazırlanan yün ve pamuk yorganlara ilginin giderek azaldığını belirtti. Bir dönem çeyiz sandıklarının vazgeçilmezleri arasında yer alan işlemeli yorganlar, fabrikasyon ve elyaf ürünlerin yaygınlaşmasıyla eski rağbetini kaybetti. Yavuz, çırak yetişmemesi nedeniyle mesleğin geleceğinden endişe duyduğunu ifade etti.
ÜÇ KUŞAKTIR YORGANCILIK YAPIYOR
Ankara’da mesleğini sürdüren Hüsamettin Yavuz, yorgancılığın ailesinde üç kuşaktır devam ettiğini söyledi.
Yaklaşık 48-49 yıldır yorgancılık yaptığını anlatan Yavuz, mesleğe ilkokuldan sonra başladığını belirtti. Babasının yanında çalışarak işi öğrendiğini dile getiren Yavuz, çocukluk yıllarında memleketindeki birçok kişinin yorgancılıkla uğraştığını aktardı. Ancak bugün aynı ilginin kalmadığını söyledi.

“BU MESLEK İĞNEYLE KUYU KAZMAK GİBİDİR”
Yorgancılığın sabır, emek ve dikkat isteyen bir meslek olduğunu vurgulayan Hüsamettin Yavuz, özellikle yün ve pamuğun hazırlanma sürecinin zahmetli olduğunu belirtti.
Yavuz, “48-49 yıldır bu mesleğin içindeyim. Üç kuşaktır bu mesleği yapıyoruz. İlkokulu bitirdikten sonra babama ‘Ben yorgancı olacağım’ dedim, mesleğe böyle başladım. Ben çocukken bizim memleketin ekseriyeti yorgancıydı. Bu meslekte depo işi zordur. Çünkü depoda yünün veya pamuğun ayıklanması lazım, bu da zordur. Bu meslek iğneyle kuyu kazmak gibidir.” dedi.

YORGANCILIKTA ÇIRAK SORUNU BÜYÜYOR
Mesleğin en önemli sorunlarından birinin çırak yetişmemesi olduğunu söyleyen Yavuz, gençlerin yorgancılığa ilgi göstermediğini ifade etti.
Yaklaşık 40 yıldır kendisine çıraklık için başvuran kimse olmadığını dile getiren Yavuz, yorgancılığın usta-çırak ilişkisiyle öğrenilen bir zanaat olduğunu hatırlattı. Gençlerin ağır emek isteyen mesleklerden uzak durduğunu belirten Yavuz, bu durumun mesleğin geleceğini doğrudan etkilediğini söyledi.

“40 YILDIR ÇIRAK ALIYOR MUSUNUZ DİYE SORAN OLMADI”
Hüsamettin Yavuz, çırak bulamadığı için yorgancılık mesleğinin kendisinden sonra devam edip etmeyeceğinin belirsiz olduğunu belirtti.
Yavuz, “Ben 40 senedir ‘Çırak alıyor musunuz?’ diye soran hiç görmedim. Göçmenler gelip, ‘Eleman arıyor musun?’ diye soruyorlar ama onlar da meslek için değil, para için soruyorlar. Çırak olarak yetişen çocuklarımız yok. Üç tane oğlum var, üçü de dükkâna gelmez.” ifadelerini kullandı.

ÇEYİZLERİN VAZGEÇİLMEZİYDİ
El emeği göz nuru yorganlar, geçmiş yıllarda özellikle düğün hazırlıklarının ve çeyiz sandıklarının en önemli parçaları arasında yer alıyordu.
İşlemeli, pamuklu ve yün yorganlar hem kullanım değeri hem de geleneksel anlamı nedeniyle aileler tarafından tercih ediliyordu. Ancak değişen yaşam alışkanlıkları, hazır ürünlere yönelim ve fabrikasyon yorganların yaygınlaşmasıyla el yapımı yorganlara olan talep azaldı.

GENÇLER FABRİKASYON YORGANLARI TERCİH EDİYOR
Hüsamettin Yavuz, genç kuşakların yün ve pamuk yorganlarla uğraşmak istemediğini, daha hafif ve hazır ürünleri tercih ettiğini söyledi.
Yün yorganların bakımının zahmetli görüldüğünü ifade eden Yavuz, gençlerin makine işi yorganları daha kolay bulduğunu belirtti. Buna karşılık orta yaş ve üzeri kuşağın yün yorganların daha sağlıklı olduğunu bildiğini ve bu nedenle hâlâ el emeği yorganları tercih ettiğini kaydetti.

“GENÇLER YÜNLE UĞRAŞAMIYOR”
Yün ve pamuk yorganların temizliği, havalandırılması ve hazırlanma süreci nedeniyle yeni neslin bu ürünlerden uzaklaştığını söyleyen Yavuz, sağlıklı kullanım açısından doğal malzemelerin önemine dikkat çekti.
Yavuz, “Gençler bu işe biraz soğuk bakıyorlar. Yünün, pamuğun temizlenmesini biraz zahmetli görüyorlar. Ama bizim kuşaktan kadınlar yünün sağlıklı olduğunu bildiği için yünle uğraşıyorlar. Gençler yünle uğraşamıyor, onlar için makine işi yorganlar daha kolay geliyor. Bizim yün yorganlarımız, pamuk yorganlarımız sağlıklıdır, elyaf yorganlar gibi değildir.” diye konuştu.

ELYAF YORGANLAR EL EMEĞİ YORGANLARI GERİDE BIRAKTI
Piyasada fabrikasyon elyaf yorganların yaygınlaşması, geleneksel yorgancılık mesleğini olumsuz etkiledi.
Hazır ürünlerin kolay ulaşılabilir olması, hafif yapısı ve düşük fiyat algısı nedeniyle vatandaşların tercihleri değişti. Bu durum, el emeğiyle üretilen yün ve pamuk yorganların siparişlerinde düşüşe neden oldu. Yavuz, eskisi kadar yorgan siparişi alamadıklarını ve talebin her geçen gün azaldığını dile getirdi.

“FABRİKASYON YORGANLAR BİZİ KÖTÜ ETKİLEDİ”
Hüsamettin Yavuz, fabrikasyon üretimin geleneksel yorgancılık üzerindeki etkisini değerlendirerek doğal yorganların sağlıklı olduğuna dikkat çekti.
Yavuz, “Eskisi kadar yorgan siparişi alamıyoruz, günden güne azalıyor. Bu da elyaf yorganların piyasaya çıkmasından ve gençlerin elyaf yorganı tercih etmesinden oldu. Ama elyaf yorganlar bizim yün yorganlar gibi sağlıklı değildir. Fabrikasyon yorganlar bizi kötü etkiledi.” dedi.

YÜN YORGANLAR UZUN YILLAR KULLANILABİLİYOR
Yavuz, el emeği yün ve pamuk yorganların ilk bakışta pahalı gibi görünse de uzun ömürlü olduğu için ekonomik bir tercih olduğunu belirtti.
Yün yorganların en az 15-20 yıl kullanılabildiğini söyleyen Yavuz, kaliteli elyaf yorganların da marka değeri nedeniyle yüksek fiyatlara satıldığını ifade etti. Vatandaşların çoğu zaman ilk satın alma maliyetine baktığını ancak kullanım süresini dikkate almadığını söyledi.

“YORGAN SAĞLIK, SIHHATTİR”
Mesleğin ayakta kalabilmesi için vatandaşların el yapımı yorganlara sahip çıkması gerektiğini belirten Hüsamettin Yavuz, geleneksel zanaatların desteklenmesi çağrısında bulundu.
Yavuz, “Aslında yorganlarımız pahalı değildir. Çünkü bu yorgan en az 15-20 yıl kullanılabilir. Elyaf yorganlara göre bizim yorganlarımız biraz pahalı geliyor ama markalı olan elyaf yorganlar marka sattığı için onlar bizimkilerden daha pahalıdır. Bunu düşünürseniz pahalı değil. Vatandaşlar ucuz olduğu için hazır elyaf yorganları tercih ediyor. Bu mesleğin unutulmaması için vatandaşlarımızın yorgan yaptırmaya gelmesi lazım. Yorgan sağlık, sıhhattir diyecek, gelecek ki biz de ayakta kalacağız. Böyle giderse bu meslek bitecektir.” ifadelerini kullandı.
GELENEKSEL MESLEKLER İÇİN DESTEK ÇAĞRISI
Yorgancılık, usta-çırak ilişkisiyle kuşaktan kuşağa aktarılan geleneksel el sanatları arasında yer alıyor.
Ancak çırak yetişmemesi, üretim maliyetleri, hazır ürünlerin yaygınlaşması ve tüketim alışkanlıklarının değişmesi bu meslekleri zorluyor. Ankara’da mesleğini sürdüren Hüsamettin Yavuz gibi ustalar, hem kültürel mirası yaşatmak hem de doğal malzemelerle hazırlanan yorganları gelecek kuşaklara aktarmak için mücadele ediyor.